30/03/2003

 

 

Tamam ben sıyırmış bir kimse olabilirim ama bazen etrafa bakınca benim sıyırma derecemin çok gerilerde olduğunu görüyorum..

-          Muhittin Abi ne yapıyor baba ya, ne zamandır göremiyoruz..

-          İş kurmuş galiba hacı..

-          Ne işi ?

-          Şov-rum açmış..

Sevgili ülkemde dükkan isimlerinin, günlük konuşmaların neredeyse yarısı yabancı kelimelerle (bak “yabancı kökenli kelime” demiyorum) donanmışken, bir patırtı koptu..

Sertap Erener nasıl olur da sözleri İngilizce olan bir şarkı ile Eurovision şarkı yarışmasına katılırmış.. Yahu zaten bu Eurovision davası ayrı bir yazı konusu.. Ama bu patırtıyı koparanların sıyırma derecesi ile ben nasıl yarışacağım arkadaş?!? Kendi dilimizi doğru ve güzel kullanmak gerekliliği ile İngilizce’nin (ister beğen ister beğenme) uluslararası kabul gören dil olduğu gerçekleri arasındaki fark bu kadar küçük mü? Bu nedenle mi anlamak bu kadar zor? Yıllardır bu abuk (ama bizim için hala ulusal onur konusu olan) yarışmada yığınla İngilizce şarkı ile katılan ülkenin dilleri, sevgili Türkçe’mizin uğradığı tecavüzün ne kadarına uğramıştır acaba?

Ve de yine bu patırtıcıların içinde, çocuğu İngilizce dersinden zayıf getirince özel öğretmen tutan, ya da bizzat kendileri bu dili öğrenmek için didinen hiç mi yoktur? Keşke Türkçe bütün dünyanın konuştuğu, konuşmak için yırtındığı dil olsa idi.. Keşke her ülkede gitar yerine bağlamanın sesi duyulabilse idi.. Ama değil!..
 

* * * *

Konu dilden açılmışken ulusal TV kanallarının ve gazetelerin de sıyırdığını söylemek gerekiyor. Moda oldu şu “dahi” anlamındaki “de”, “da” eklerinin dışındaki -de, -da hecelerinin de ayrı yazılması.. Sallamıyorum, geçenlerde kanalın birinde “… çocuklar bu okul da eğitim görmeye çalışıyorlar…” altyazısını gözlerimle gördüm, sinir sistemimle hırslandım..   

* * * *

Bu site okurları arasında Mustafa Sandal hayranı var mı bilemiyorum ama varsa rica etsem biraz bizi diğerleri ile yalnız bırakabilirler mi acaba? Özel bir şey konuşacağız da..

Müzik kanalı Kral TV’nin 2002 yılının en iyilerini seçtiği yarışmanın “Pop Müzik Erkek” dalında ödülü kapmış Musti.. “Pazara kadar değil, mezara kadar..” diye geçen yaz boyunca sağolsun kulaklarımı tırmık tırmık eden Musti.. Ben böyle yarışma sonuçlarını filan didik etmeyi pek sevmem ama, diğer adaylardan biri Mahzar Alanson, diğeri de İlhan Şeşen.. Sıyırtmayın adamı yahu!.. Kimse dinlemedi mi “Benim hala umudum var”ı, “Yandım”ı, “Aşk layık olanda kalmalı”yı, “Tombalak Tomurcuk”u, “Bir ucuz gitar”ı ?.. Neymiş, halk seçiyormuş.. Hadi len!!

* * * *

Son olarak bir de Ali Haydar Şen Bey ile ilgili, Yılmaz Erdoğan’dan küçük bir alıntı / uyarlama ile kısa bir mesaj;

” Ben senin yeniden Fenerbahçe Başkanı olabilme ihtimalini hiç sevmedim!...”

* * * *

Sevgiler…

 

            

Don Vito'nun ya da Sıyrık Balata'nın diğer yazıları; 24/01/2003 @ 05/02/2003 @ 20/02/2003

 

Anasayfa

 

Internet Explorer 5.0 ve üstü tarayıcı, 1024X768 çözünürlük önerilir.
©