
15/08/2005
Damlasa Sevgin İçime Yavaş Yavaş
Seninle aramızda olan şey için ne
demeliyim ? Aşk mı? Tutku mu? Sevgi mi? Hangisi söylesene...Hem
bana bunları hissettirip hem de kaçmak var mı? Var mı aramızda
hiçbirşey yokmuş gibi davranmak.
Her karşılaşmamızda “Tanrım,
yardım et. Birşey yap” demekten çok yoruldum ama hala diliyorum
bir ümitle. Senden bir hareket, bir adım beklemek o kadar zor
ki. O kadar çaresizim, o kadar mutsuzum ki... Elimden birşey
gelmiyor beklemek ve umut etmekten başka. Sensin sorumlusu
bendeki bu hüznün, bu burukluğun, gözlerimdeki umutsuzluğun. “Ne
yapmalıyım” hep bu sorunun cevabını düşünüyorum, o karanlık ve
yalnızlığımı düşüncelerimle paylaştığım uzun, sonu gelmeyen
gecelerde...
Nasılım şimdi biliyor musun?
Kırgın, çaresiz, tarlanın tam ortasındayım susuzluktan kurumuş
bir halde. Sevgini su yerine koysam. Damlasa sevgin içime yavaş
yavaş, damla damla...
Aşık mıyım sana? Nasıl bir duygu
bu tarif edemiyorum. Beni sana çekiyor. Yanında kayboluyorum,
insanlar kayboluyor, zaman kayboluyor. Gözlerin gözlerimle
buluştuğu an, ben bir tek seni görüyorum. Zaman ve mekan
gidiyor. Sadece sen ve ben kalıyoruz. Garip bir girdap bu. Karşı
koyamıyorum. Alıp sürüklüyor beni. Her gün daha da derinlere
batıyorum. Boğuluyorum, nefes alamıyorum. Peki sen? Sen de böyle
hissediyor musun? Kayboluyor musun sen de? Unutuyor musun
herşeyi, herkesi...
Eğer bu aramızdaki, bizi
birbirimize çeken AŞK’sa...
Söylesene
AŞIK MISIN sen de bana? Neyi bekliyoruz, neden
anlatamıyoruz birbirimize hissettiklerimizi. Yoksa benim
hayallerim mi bunlar. Hafızamın oyunu mu? Bu oyuna yardım ediyor
musun? Başroldeki esas çocuk musun sen?
İlk kez içiyorum bu gece. Alkolü
sevmem biliyorsun. Sigara olsa da bir nefes çeksem bile dedim
ilk kez, onu da sevmem bilirsin. Ne yapıyorsun bana?
Bu gece hiçbirşey düşünmeden
sarhoş olmak istedim. Evimdeyim... Fonda en sevdiğim melodiler,
elimde bu geceki can yoldaşım. Kalbim yorgun. Başım mı dönüyor?
Aahh evet evet, hem de nasıl...
Şimdiden sarhoşum bile. Daha
ikinci kadeh var, belki üçüncüsü de. İçiyorum bu gece, bir de
seni düşünüyorum. Kapı çalsa, açsam. Karşımda sen. Desen ki;
“Sana ihtiyacım var, sana geldim”. Sarılsam sana. Ya da
telefonum çalsa. Telefondaki ses sana ait olsa. Desen ki; ”Evde
misin? Sana geliyorum”. “Gel” desem. Mutluluk, telaş ve
sersemlikle evi toplasam. Biliyorum sevmezsin dağınıklığı.
Kadehimden son yudumumu da
alıyorum. Yakıyor içimi. Alkol mü yakan, yoksa sensizlik mi?
İkinci kadehim elimde. Balkona
çıkıyorum. İstanbul’ da tatlı bir esinti var bu gece. Üşütmüyor.
Sadece ürperdim. Yıldızlara bakıyorum. Aklıma bir şarkı geliyor.
Mırıldanıyorum. Nerdesin şimdi? Yalnız mısın şu an sen de?
Düşünüyor musun beni. “Ahh” diyor musun?
Tüm sorumluluğu bana yıktın. Ne
yapacağım ben şimdi. İçinden çıkamıyorum. İlk defa bu kadar
güçsüzüm, bu kadar çaresizim. Beni ne engelliyor biliyor musun?
Hayatındaki sevgili. Kötü biri değilim ben.
O’nu üzmek
istemediğimden hiçbirşey yapmayışım. Sen yap istiyorum. Bitir ve
gel istiyorum. “O” hayatındayken değil.
Yorgunum. Biraz alkolden biraz
kalbimden...
Uyuyabilir miyim acaba?
İkinci kadehi de bitirdim.
Uyumalıyım...
5/8/2005, İstanbul
|