HUYSUZ ORTA YAŞLI

 

SIYRIK BALATA

 
ADAM LEGAL
 
DELİ KIZIN TÜRKÜSÜ
 
PER®SONA G®ATA
 
 MUAMMA HANIM
 
 






 


BU
SATIRLARIN
YAZARI

Engin
Enüstün





Kasım 2001 / Haziran 2002
       ntvmsnbc.com

 










 










 



21/07/2003
 

                                                                                                

Light bir yazı…

Geçenlerde yeni kurdukları firmanın tanıtımı için promosyon olarak dağıtacak “bir şeyler” arayan bir grup arkadaşımla fikir alışverişinde bulunduk. Üzerinde firmanın logosu, telefon no’su filan bulunan buzdolabına yapıştırılacak mıknatıslarda karar kıldılar. Ancak herkes niye durup dururken bu mıknatısı buzdolabına yapıştırsın, logoya ek bir şeyler de bulmak gerekir dedi. Hayatının dörtte üçbuçuğunu (anne sütü içtiğim dönemi saymıyorum) rejim yaparak geçirmiş biri olarak “kalori listesi” dedim. Üzerinde 8-10 yiyeceğin kalori miktarı yazan hiç bir buzdolabı mıknatısı buzdolapsız kalmaz. Öyle bir mıknatıs için “aman n’apcam ben bunu, at gitsin” diyecek bir kadın tanımıyorum. Kadın diye sınırlamayalım artık çevremdeki erkeklerin büyük bir kısmı takıntı derecesinde olmasa da aldığı kilolarıyla mücadele ediyor. Yaşasın eziyet çekecek ortak bir konumuz daha var artık!!!

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte her dergi ve gazete ve televizyon ve radyo ve arkadaş çevresi üçer beşer rejim listesi ortaya çıkarmaya başladı (Bu sene rejim listelerinin popülerliğini terlik firmaları zorladı gerçi ama daha çok fırın ekmek yemeleri gerek-kepekli olsun lütfen). Üstelik her biri birbirinden farklı. Ayurvedası var, akapunkturu var, karbonhidrat ağırlıklı olanı var, sadece meyve yedireni var, İsveç’li olanı var, Sibel Can’ın, Hülya Avşar’ın listeleri var, Japon usulü var, kan grubuna göre var…

Hepsi birbirinden farklı. Ortak tek noktaları “muuucize” şekilde kilo verdirmeleri. Seç, beğen, al. Benim gibi ayran gönüllüysen ortaya karışık bir şeyler de çıkartabilirsiniz.

Mesela bir dönem “şeftali rejim”i yapmıştım. Sabah 1 adet şeftali, öğle 1 tabak şeftali püresi, akşam 1 kase şeftali kompostosu şeklinde bir rejim olup, 3 günün sonunda baktığım her şeyi şeftali olarak görmeye başlayınca listeye elveda dedim. Bir kere de bulgur rejimi yapmıştım. Orada da 1 hafta boyunca sabah akşam haşlanmış bulgur  yemiştim. İlk baktığınızda kısır, mercimek köftesi filan akla geldiği için cazip görünsede yalın bulgur bir süre sonra mideniz gibi sinirlerinizi de şişiriyor. Bir kere Hollywood, bir kere de Japon rejimi denemiştim ve fakat öğlenleri üzerine 1 ince dilim domuz pastırması konmuş haşlanmış kuşkonmaz bulmak zor geldi. Benzer sebeplerden (buharda pişmiş yılan balığı bulmak gibi) Japon rejimini de yarım bıraktım.

Çeşitli çaylar içtim, yemeklerimin üzerine çeşitli baharatlar serptim, lokmalarımı 30 kez çiğnedim (çok yorucu bir şey), iştah kesen küpe, bilezik, yüzüklerden taktım, diyet bisküvileri yanımdan hiç eksik etmedim (bir arkadaşım diyet bisküvinin üzerine fıstık ezmesi sürünce çok lezzetli olduğunu söyledi, amaçlarımız farklı tabii o değişik lezzetler peşinde, bense fıstık ezmesini hiç sevmem). Bir kibrit kutusu ölçeği 1kg=1000gr gibi yerleşti kafama. Yemekten 1 saat önce su içmeyi bırakıp, yemekten en erken yarım saat sonra su içmeye başladım (mide asidi, beyine giden doydum mesajı vs nedeniyle. Tabii bu arada beyine giden doydum mesajının çok önemli olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Gözün doymadıktan sonra miden doymuş, beynine yeter doydum demiş ne fayda? Beni ye beni ye diyen tatlıyı tepsine almadığın için pişmanlık dolu saatler geçirtecekse bu mide, mesaj olayına hiç girmesin lütfen).  1 simit 4 dilim ekmeye (bazı listelerde 3 dilim), 90gr kırmızı et 120 gr tavuk etine, bunlar da 2 yumurtaya, 1 top dondurma 2 porsiyon meyvaya eşittir sayın okuyan. Bi şey biliyoruz da yazıyoruz. Her şeyi sorabilirsiniz, çekinmeyin.

Bu konuyla ilgili en güzel lafı Kadir Çöpdemir(Ekmek Teknesi’nin Kirli’si) dedi bir programda. “Muucize diyet deyip duruyorlar, 1 kibrit kutusu büyüklüğünde peynir, 5 tane zeytin, 1 dilim ekmek. Acızık bir şey yiyorsun, o zaman tabii kilo verirsin. Mucize bunun neresinde. Dayasınlar önüne baklavayı, böreği onları yedirip kilo verdirsinler işte o zaman o diyet muuucize diyet olur” .

Haklı mıdır? Haklıdır. Her kim böyle bir diyet bulur da bana getirirse ağırlığımca altın veririm (ki bu da siz ve tüm sülalenizin ölene kadar rahat yaşamayı garanti altına alması demektir).

Son olarak diyet yapan, yapmayı düşünen herkese (en başta bana) “diyet mi yapıyosun, ne diyeti?”, “kaç kilo verdin?” gibi sorular sonlara karşı sabır, listenizde yer alıpta sonuna kadar hakettiğiniz bir adet bisküviyi yerken “hani diyet yapıyodun ne bisküvisi şimdi bu”diyenlere karşı dayanma gücü, rejim yaptığınız bilinmesine rağmen sürekli ikramda bulunanlara elinizin tersiyle vurmamak için irade, sizin zayıflamanıza sizden fazla kafayı takıp, rejimle ilgili her şeyi bildiğini sanan ve hayatınızı karartan eş, dost, aile, arkadaşlara karşı sağlam sinirler diler, diyet perilerinin, yiyecek şeytanlarını kafanızdan kovmasını ümit ederim.

 

Son söz:


 


              

              


Eski Muamma Hanım Yazıları

 

27/06/2003
02/07/2003
07/07/2003
09/07/2003
 


Anasayfa

 

özgürce.net©  2 0 0 3

                                          Internet Explorer 5.0 ve üstü tarayıcı, 1024X768 çözünürlük kullanmayanların
                                                               görüntü kalite sorunları bizi hiç ilgilendirmez.

                                                            ©