"Muamma Hanım boş
durmuyor iyi de ediyor" gibi bir şeyler görünce heveslendim
doğrusu. Yüce majesteleri de teşvik ediyor filan, insanın bir
yazası geliyor, bir yazası geliyor sormayın.
İzin dönemi başladı başlayalı etrafta gıcık olduğum insan sayısı
arttı. Özellikle de kendi izin tarihime epey bir vakit varken,
tatilden dönenlerin bronz tenlerini sergilemelerine, tatil
fotoğraflarını elden ele dolaştırmalarına, “2 gün önce bu
saatlerde havuz başında soğuk biramı yudumluyordum” gibi
cümleler sarfetmelerine, tatile çıkamamış olanları hiçe sayıp
“ayy bi eğlendim, bi dinlendim, hiç gelesim yoktu” gibi cümleler
sarfetmelerine, özellikle “tadı damağımda kaldı, hiç tatile
gitmedim sanki” demelerine özellikle sinir oluyorum. Tamam yap
tatilini ama herkese anlatma. Biraz içinde kalsın, paylaştıkça
hazzını azaltma, içinde yaşat mutluluğunu.
Bugün ben bir şey sormadığım halde tatilini anlatma gafletinde
bulunan bir arkadaşıma olabilecek en nemrut halimle (ki bu hali
canlandırmak hiç zorlanmadığım bir konudur, iyi olduğumu
söylerler), ters ters cevaplar verdim. “Beni niye tersliyorsun,
tatilden yeni geldim, bana iyi davran” dedi. “Niye sana iyi
davranmam gerekiyor?” dedim. Tatil sonrası sendromu varmış, iş
ortamına alışamamışmış. “bana ne?” dedim. Ben mi soktum seni
tatil moduna, ben mi gönderdim seni tatile, giderken düşünmedin
mi geri döneceğini? Hayat kötü. Halam derdi ki (hala daha der
GÜLÜ SEVEN DİKENİNE KATLANIR” (1)
(Lütfen dipnotu okuyunuz-Bunu ilk dediğinde 13 yaşımda doğum
günümde ne kadar çok hediye geldiğine dair sevincimi bu özlü
sözü söyleyip, zamanı geldiğinde benim de bissürü hediye almam
gerektiğini hatırlatarak kursağımda bırakmıştır. Bir de halamın
biz küçükken toz toprak içinde oynarken, üstümüz başımız her
kirlendiğinde “köpek yalasa doyar” demesi kafama yerleşmiştir
ama bunun konuyla bir ilgisi yok.)
Özellikle tatile gidip dönmüş 2-3 kişi bir araya gelince,
hangisinin kaldığı tatil köyü en iyi kaymaklı sufleyi yapıyordu,
hangisinin her şey dahilinin dahiliyesi daha boldu, hangisinin
odası göl, deniz, orman, havuz görüyordu filan konuşuluyor.
Adeta benim otelim ve de tatilim seninkini dövere varan bir atık
yarışı yapılıyor. Bir de fazla derine diil sadece bilmem kaç
metreye dalıp, nice dalanların göremediği balıkları görenler
var. İşte onda hiç gözüm yok. Burada gıcık olma hakkımı
tecrübeli ve daha derine dalıp da söz konusu yaratıkları
görememiş olanlara veriyorum. Jaws’tan sonra denize şüpheyle
yaklaşır ve kedilerden korktuğum gibi korkarım. Jaws’lı deniz
bir, kedi iki, yüce majeste üç.
Neyse, ben tatilden dönenleri hayatın gerçekleriyle yüzleştirip,
onları hayal aleminden kurtarırken, tatile gitmeye
hazırlananlara da aynı ölçüde olmasa da bir miktar kadar
gıcıklık hissediyorum. Ben de
birilerini gıcık etmek istiyorum. Ben tatil yapana kadar, kimse
tatile gitmesin. Gidenler bana söylemesin, gelenler gözüme
gözükmesin. Belli kelimeler kullanılmasın (deniz, havuz, bilet,
otel, rezervasyon, mayo, kum vs). Biri elimi tutup beni
sakinleştirsin.
Yazıyı okuma ihtimali bulunan tatilden
dönmüş bazı arkadaşlarım için NOT: Sözüm meclisten dışarı,
valla gıcıklığım size diil, insan olarak hepinizi seviyorum,
vurmak yok tamam mı?
(1) Aslında söz bu şekilde değil
ancak site yönetimi, okuyanların terbiyesini bozacağını
düşündüğü ve benim gibi bir hanımın ağzına, pardon klavyesine
yakışmayacağını düşündüğü için deyimi ucundan kıyısından benzer
ama asla aynı kefeye konmayacak bir başkasıyla değiştirdim.
Yoksa halam diye demiyorum dağarcığı çok geniştir.