Huysuz Orta Yaşlı
  sıyrık BALATA
  aDAMLEGAL
DeLi KıZıN TüRkÜsÜ
pe®sona g®ata
MUAMMA hanım
 
SİTE HARİTASI

DİĞER YAN ÜRÜNLER

 SLAYTLAR
 DEPO
FASIL 
ANKET


ANASAYFA

 


 




   
09.02.2004

 


 

YALANDAN KİM ÖLMÜŞ?


Gerçekten yalandan kim ölmüş? Hayatında en önem verdiği şeyin dürüstlük olduğunu söyleyenler hiç yalan söylememişleri mi? Yani benim için de dürüstlük çok çok çok önemlidir ama gerektiği yerde yalan söylerim (Aslında bu bir nevi meslek hastalığı, ben sekreterlik yapıyorum da…). Kaç kişi yaşı, boyu, kilosu gibi konularda cart diye doğru cevap verir ki? Mesela 23 yaşında 1,77 boyunda 51 kilo bir bayansanız yalan söylemenize gerek yok tabii. Aynı şekilde 35 yaşında 1,90 boyunda 85 kilo bir adamsanız yine yalana gerek yok (mümkünse bu ölçülerde olanlar beni arasınlar). Ama benim tanıdığım boyu 1,50 ile 1,60 arasında olan bir çok bayan arkadaşım gözünü kırpmadan boyunun 1,60 olduğunu söylüyor. Bir de boyu 1,75’le 1,80 arası olan ve boyunun kesinlikle 1,80 olduğunu söyleyen erkek arkadaşlarım var.

Bundan 4-5 sene önce bir arkadaşımla Antalya’da tatil yapıyorduk. Bir akşam kaleiçinde bir café’de türk kahvelerimizi yudumlayıp, sigaralarımızı tüttürürken (kahve dumansız giderse imansız gidermiş!) yan masadan iki bay konuşmamıza önce Almanca sonra Fransızca sonra da İngilizce olarak müdahale edip, bize yanaştılar. 1-2 saat içinde yetişmeleri gereken bir uçak olduğunu öğrenip, sululuk yapmamalarından cesaretle “hadi konuşalım şunlarla bari” dedik. Müdahalecilerden biri Alman-Amerikan kırması son derece ilginç biriydi. Diğeri Türk bir avukat. Alman-Amerikan kırması adamcağız laf arasında boyunun sabah kalktığında 2,05 olduğunu ancak gün içinde yer çekimininde etkisiyle 2,03’e düştüğünü söyledi. Bunun üzerine avukat olan “Sabah kalktığımda benim de boyum 1,85 ama akşama doğru 1,65’e iniyorum, yer çekimi işte” deyip bizi çok güldürmüştü.Boyum 173 cm. Keşke 3-4 cm daha uzun olsaydı ama yine de buna da şükür diyor ve soranlara bu konuda dürüst olarak doğru cevap veriyorum.

Neyse, yalan sorunu kilo konusunda da var. Kilosunu gururla, gerine gerine söyleyen çok fazla kişi yok etrafta. Benim tandıklarım arasında bu konuda şikayeti olmayan yok. Ya fazlaları var (ki çoğunluğu oluşturuyor) ya da eksikleri var (epi topu 2 kişi, haliyle gıcık oluyoruz kilo almak isteyenlere). “Muayyen günümdeyim, çok şişkinlik var bu göbek bu yüzden”, “aslında 55 kiloyum ama göstermiyorum kemiklerim kalın”, “rüzgar ters yönden esiyor vücudum su topladı” filan gibi bir sürü bahane ile 3-5 kiloyu kurtaranların yalanlarını yiyoruz tabi. Bu konuya vücut ölçülerini de kattık mı 90-60-90 Afrodit üzerine yalancı yok tabii. Bir süre sonra kendi söylediği yalanlara inanan insanlar var. O da öyle. Ben bu konuda yalan söyleyecek konumda değilim. Zira “ben aslında 60 kiloyum ama kemiklerim kalın” filan dersem karşımdaki kemiklerimin çapının 7 cm’den başladığını düşünebilir. Ancak bu konuda da dürüstümsü davrandığımı söyleyebilirim. Yani en azından yalan söylemiyorum çünkü bu soruya cevap vermiyorum. Bu durumda dürüst olmadığımı kimse söyleyemez.

Yaş konusu biraz karışık. Hiç takılmayacağımı sandığım bir konuydu bu aslında. “Gönül rahatlığıyla yaşımı söylerim kardeşim” tavrı içindeydim. Fakat geçenlerde sokakta yapılan bir ankette yaşımı sorduklarında “30” diyiverdim. Halbuki 1 yaş daha fazlayım (kalbim ve elim titreyerek, bu yazıyı yazdığımda daha 2003 olduğunu dolayısıyle artık 31’in de geçmişte kaldığını yazmak durumundayım). Yani aslında 31 deme niyetindeydim, ağzımı “otuzbir” demek için açtım ama “otuzzz” dedikten sonra gerisini getiremedim. Gerçekten ama gerçekten şuursuzca, üzerinde düşünmeden söyledim. Belki belli bir yaşa geldikten sonra bir takım hormonlar yaş sorulduğunda daha küçük bir yaş söyletmek için harekete geçiyorlardır, olamaz mı?

Eskiden 11-12 yaşlarındayken 20 yaş çok büyük bir dönüm noktası olarak gözükürdü gözüme. Yani 20 yaşına basınca her şey değişecekmiş gibi hayal ederdim. Nasıl anlatsam? Hani annenizin o anne yüzü sanki 20 yaşından sonra olacakmış gibi. Ya da 20 yaşına gelince olgun, ağırbaşlı, oturaklı bir insan olunacakmış gibi. Bilmiyorum anlatabildim mi? Neyse benden büyük iki ablamı dikkatli bir şekilde takip edip, önce onların sonra benim 20’yi devirmemizi gözledim, baktım haaaalaa eski A…, eski G…. ve eski Muamma, hiç bir değişiklik yok. Yine birbirimizi aynı konularda sinir ediyor, farklı şeylerle ilgileniyor, aynı gıcık hareketleri yapıyoruz. Değişen tek şey küçükken yaptığımız gibi çok sinirlendiğimizde kavgayı fiziksel boyuta taşıyıp, saç saça baş başa kavga etmiyoruz. Gerçi bunun da ayrı bir keyfi vardı. Böyle şeylerle insan farklı yeteneklerini keşfediyor, mesela ortanca ablamın tekmeleri ve yumrukları, benim de ısırmalarım ve çimdiklemelerim hiç fena değildi o dönemlerde. Bir de çok iyi saç çekerdim, böyle asıldım mı yolardım valla. İleriki yaşlarımızda ne işimize yaradı bunlar orası tartışılır. Yani sonrasında ablam kara kuşak sahibi olmadı ama ben ısırma konusunda iyi olmanın beni getirebileceği en üst seviyeye geldim ve ısırmanın üzerine yutmayı da ekleyip bir obez oldum.

Hay allah nereden nereye geldik şimdi. Benim amacım boy, pos, yaşla ilgili yalanlar hakkında bir yazı yazmaktı. Ancak parmaklarım da çenem gibi bir kere açıldımı kontrolünü kaybediyor. Tekrar yaş konusuna dönersek, yaşımı bir yaş ufak söylememin, “hissettiğim yaştayım” lafının yaşlıların kendini kandırması olarak gördüğüm dönemi geride bırakmış olmamın bir kanıtı olduğunu belirtebilirim.

Netice itibariyle yalancının mumu yatsıya kadar bile yanmıyor bence. Aslında 1,65 olup, boyum 1,70 diyen biri gerçekten boyu 1,70 olanın yanına geldiğinde gerçeği ne kadar gizleyebilir ki? Kalabalık asansöre son binen olduğunuzda ve asansörün uyarı sinyali çaldığında(ki bir diet bisküvi reklamında görüyoruz bu kareyi ve sonnn derece sinir oluyorum, markayı kınıyor, bu ürünü almayacağım diyorum fakat lanet olsun çok lezzetli bir bisküvi olduğu için içim kan ağlayarak lüpletiyorum) kemiklerim kalın masalını ne kadar uzatabilirsiniz? Ve bir yerlerde ufacık bir şeytan çekici velede gülümsediğinizde yanındakinin “teyzeye el salla” demesi “ablayım ben ablaaaa” çığlığınızı ne kadar kabul edilebilir kılar? (Valla ben şahsen çocuğa beni teyze diye tanımlayan kişiyi tokatlamak, al çocuğunu başına çal demek, teyze diye sana derler, asıl teyze sensin diye çemkirmek ve koşarak olayın gerçekleştiği mekan uzaklaşmak istiyorum. Çocukları sevmemi engelliyorlar canım!).

Sevgili okurlar, lütfen insanları dış görünümleriyle değerlendirmeyin. 5cm, 5 kilo, 5 yaş için insanların kalbini kırmayın. Çocuklarınıza gerçek teyzeleri ve amcaları dışında kimseye teyze ve amca dememeyi öğretin. Acımasız olmayın, yarın rüzgar ters yönden eser 6 kilo almış kadar olursunuz. Madem “önemli olan boyutu değil” bırakın 5 cm fazla söylesin, sizi de komplekse sokacak birileri mutlaka vardır. Bir de bir sekreter “…Bey/Hanım toplantıda o yüzden görüştüremiyorum” dediğinde çok sıkıştırmayın. Biz de insanız canım, bir yere kadar çevirebiliyoruz. Patron görüşmek istese görüştürürdük değil mi?

Hayret bi şey!

 

 
 


Eski Muamma Hanım Yazıları

 

27/06/2003
02/07/2003
07/07/2003
09/07/2003
21/07/2003
08/08/2003

03/09/2003
03/11/2003
04/12/2003
25/12/2003

Anasayfa