|
YALANDAN KİM ÖLMÜŞ?
Gerçekten yalandan kim ölmüş? Hayatında en önem
verdiği şeyin dürüstlük olduğunu söyleyenler hiç
yalan söylememişleri mi? Yani benim için de
dürüstlük çok çok çok önemlidir ama gerektiği yerde
yalan söylerim (Aslında bu bir nevi meslek
hastalığı, ben sekreterlik yapıyorum da…). Kaç kişi
yaşı, boyu, kilosu gibi konularda cart diye doğru
cevap verir ki? Mesela 23 yaşında 1,77 boyunda 51
kilo bir bayansanız yalan söylemenize gerek yok
tabii. Aynı şekilde 35 yaşında 1,90 boyunda 85 kilo
bir adamsanız yine yalana gerek yok (mümkünse bu
ölçülerde olanlar beni arasınlar). Ama benim
tanıdığım boyu 1,50 ile 1,60 arasında olan bir çok
bayan arkadaşım gözünü kırpmadan boyunun 1,60
olduğunu söylüyor. Bir de boyu 1,75’le 1,80 arası
olan ve boyunun kesinlikle 1,80 olduğunu söyleyen
erkek arkadaşlarım var.
Bundan
4-5 sene önce bir arkadaşımla Antalya’da tatil
yapıyorduk. Bir akşam kaleiçinde bir café’de türk
kahvelerimizi yudumlayıp, sigaralarımızı tüttürürken
(kahve dumansız giderse imansız gidermiş!) yan
masadan iki bay konuşmamıza önce Almanca sonra
Fransızca sonra da İngilizce olarak müdahale edip,
bize yanaştılar. 1-2 saat içinde yetişmeleri gereken
bir uçak olduğunu öğrenip, sululuk yapmamalarından
cesaretle “hadi konuşalım şunlarla bari” dedik.
Müdahalecilerden biri Alman-Amerikan kırması son
derece ilginç biriydi. Diğeri Türk bir avukat.
Alman-Amerikan kırması adamcağız laf arasında
boyunun sabah kalktığında 2,05 olduğunu ancak gün
içinde yer çekimininde etkisiyle 2,03’e düştüğünü
söyledi. Bunun üzerine avukat olan “Sabah
kalktığımda benim de boyum 1,85 ama akşama doğru
1,65’e iniyorum, yer çekimi işte” deyip bizi çok
güldürmüştü.Boyum 173 cm. Keşke 3-4 cm daha uzun
olsaydı ama yine de buna da şükür diyor ve soranlara
bu konuda dürüst olarak doğru cevap veriyorum.
Neyse,
yalan sorunu kilo konusunda da var. Kilosunu
gururla, gerine gerine söyleyen çok fazla kişi yok
etrafta. Benim tandıklarım arasında bu konuda
şikayeti olmayan yok. Ya fazlaları var (ki çoğunluğu
oluşturuyor) ya da eksikleri var (epi topu 2 kişi,
haliyle gıcık oluyoruz kilo almak isteyenlere).
“Muayyen günümdeyim, çok şişkinlik var bu göbek bu
yüzden”, “aslında 55 kiloyum ama göstermiyorum
kemiklerim kalın”, “rüzgar ters yönden esiyor
vücudum su topladı” filan gibi bir sürü bahane ile
3-5 kiloyu kurtaranların yalanlarını yiyoruz tabi.
Bu konuya vücut ölçülerini de kattık mı 90-60-90
Afrodit üzerine yalancı yok tabii. Bir süre sonra
kendi söylediği yalanlara inanan insanlar var. O da
öyle. Ben bu konuda yalan söyleyecek konumda
değilim. Zira “ben aslında 60 kiloyum ama kemiklerim
kalın” filan dersem karşımdaki kemiklerimin çapının
7 cm’den başladığını düşünebilir. Ancak bu konuda da
dürüstümsü davrandığımı söyleyebilirim. Yani en
azından yalan söylemiyorum çünkü bu soruya cevap
vermiyorum. Bu durumda dürüst olmadığımı kimse
söyleyemez.
Yaş
konusu biraz karışık. Hiç takılmayacağımı sandığım
bir konuydu bu aslında. “Gönül rahatlığıyla yaşımı
söylerim kardeşim” tavrı içindeydim. Fakat
geçenlerde sokakta yapılan bir ankette yaşımı
sorduklarında “30” diyiverdim. Halbuki 1 yaş daha
fazlayım (kalbim ve elim titreyerek, bu yazıyı
yazdığımda daha 2003 olduğunu dolayısıyle artık
31’in de geçmişte kaldığını yazmak durumundayım).
Yani aslında 31 deme niyetindeydim, ağzımı “otuzbir”
demek için açtım ama “otuzzz” dedikten sonra
gerisini getiremedim. Gerçekten ama gerçekten
şuursuzca, üzerinde düşünmeden söyledim. Belki belli
bir yaşa geldikten sonra bir takım hormonlar yaş
sorulduğunda daha küçük bir yaş söyletmek için
harekete geçiyorlardır, olamaz mı?
Eskiden
11-12 yaşlarındayken 20 yaş çok büyük bir dönüm
noktası olarak gözükürdü gözüme. Yani 20 yaşına
basınca her şey değişecekmiş gibi hayal ederdim.
Nasıl anlatsam? Hani annenizin o anne yüzü sanki 20
yaşından sonra olacakmış gibi. Ya da 20 yaşına
gelince olgun, ağırbaşlı, oturaklı bir insan
olunacakmış gibi. Bilmiyorum anlatabildim mi? Neyse
benden büyük iki ablamı dikkatli bir şekilde takip
edip, önce onların sonra benim 20’yi devirmemizi
gözledim, baktım haaaalaa eski A…, eski G…. ve eski
Muamma, hiç bir değişiklik yok. Yine birbirimizi
aynı konularda sinir ediyor, farklı şeylerle
ilgileniyor, aynı gıcık hareketleri yapıyoruz.
Değişen tek şey küçükken yaptığımız gibi çok
sinirlendiğimizde kavgayı fiziksel boyuta taşıyıp,
saç saça baş başa kavga etmiyoruz. Gerçi bunun da
ayrı bir keyfi vardı. Böyle şeylerle insan farklı
yeteneklerini keşfediyor, mesela ortanca ablamın
tekmeleri ve yumrukları, benim de ısırmalarım ve
çimdiklemelerim hiç fena değildi o dönemlerde. Bir
de çok iyi saç çekerdim, böyle asıldım mı yolardım
valla. İleriki yaşlarımızda ne işimize yaradı bunlar
orası tartışılır. Yani sonrasında ablam kara kuşak
sahibi olmadı ama ben ısırma konusunda iyi olmanın
beni getirebileceği en üst seviyeye geldim ve
ısırmanın üzerine yutmayı da ekleyip bir obez oldum.
Hay
allah nereden nereye geldik şimdi. Benim amacım boy,
pos, yaşla ilgili yalanlar hakkında bir yazı
yazmaktı. Ancak parmaklarım da çenem gibi bir kere
açıldımı kontrolünü kaybediyor. Tekrar yaş konusuna
dönersek, yaşımı bir yaş ufak söylememin,
“hissettiğim yaştayım” lafının yaşlıların kendini
kandırması olarak gördüğüm dönemi geride bırakmış
olmamın bir kanıtı olduğunu belirtebilirim.
Netice
itibariyle yalancının mumu yatsıya kadar bile
yanmıyor bence. Aslında 1,65 olup, boyum 1,70 diyen
biri gerçekten boyu 1,70 olanın yanına geldiğinde
gerçeği ne kadar gizleyebilir ki? Kalabalık asansöre
son binen olduğunuzda ve asansörün uyarı sinyali
çaldığında(ki bir diet bisküvi reklamında görüyoruz
bu kareyi ve sonnn derece sinir oluyorum, markayı
kınıyor, bu ürünü almayacağım diyorum fakat lanet
olsun çok lezzetli bir bisküvi olduğu için içim kan
ağlayarak lüpletiyorum) kemiklerim kalın masalını ne
kadar uzatabilirsiniz? Ve bir yerlerde ufacık bir
şeytan çekici velede gülümsediğinizde yanındakinin
“teyzeye el salla” demesi “ablayım ben ablaaaa”
çığlığınızı ne kadar kabul edilebilir kılar? (Valla
ben şahsen çocuğa beni teyze diye tanımlayan kişiyi
tokatlamak, al çocuğunu başına çal demek, teyze diye
sana derler, asıl teyze sensin diye çemkirmek ve
koşarak olayın gerçekleştiği mekan uzaklaşmak
istiyorum. Çocukları sevmemi engelliyorlar canım!).
Sevgili
okurlar, lütfen insanları dış görünümleriyle
değerlendirmeyin. 5cm, 5 kilo, 5 yaş için insanların
kalbini kırmayın. Çocuklarınıza gerçek teyzeleri ve
amcaları dışında kimseye teyze ve amca dememeyi
öğretin. Acımasız olmayın, yarın rüzgar ters yönden
eser 6 kilo almış kadar olursunuz. Madem “önemli
olan boyutu değil” bırakın 5 cm fazla söylesin, sizi
de komplekse sokacak birileri mutlaka vardır. Bir de
bir sekreter “…Bey/Hanım toplantıda o yüzden
görüştüremiyorum” dediğinde çok sıkıştırmayın. Biz
de insanız canım, bir yere kadar çevirebiliyoruz.
Patron görüşmek istese görüştürürdük değil mi?
Hayret
bi şey!
|