07/09/2004
Teknolojiyle yoğrulmuş, çağdaş, modern bir kadın olarak
“hayatıma ben yön veririm, ister severim, ister unuturum,
sıkıldığımda arkama bakmadan giderim, çocuğumu babasız
büyütürüm, güçlüyüm, kuvvetliyim, aktifim, enerjiyim vs vs
vs’yim” der bir taraftan bu beyin (benimkisi ve benzer bir çoğu).
Ama aynı beyin diğer taraftan “tamam zorluklara göğüs gereceğiz
de birazcık ipucu fena olmazdı hani” de diyebiliyor. Niye
demesin, hazırlıklı olmakta fayda var değil mi? Şu halde “Fala
inanma falsız kalma” cümlesi ne de bir güzel cümledir. Yani hem
öyle hem böyle, bu lafı edip iki tarafa da öpücük
gönderebiliyorsunuz.
Günlük falıma bakmadan evden dışarı adım atmayanlardan değilim
ama kulağım “bir falcı var” diye başlayan cümleleri hiç
kaçırmaz. Bir aralar düzenli gittiğim (düzenli dediysem 3-5 ayda
bir) bir falcı bile vardı. Son derece eğlenceli bir kadındı. Bir
müddet sonra fal baktırmak için değil gülüp, neşelenmek için
gitmeye başlamıştım. Ama hayatımda önemli bir rolü de olmuştur
kendisinin. Mesela Marmara depreminin olduğu sene olaydan 2-3
hafta önce gitmiştim kendisine. O sırada çok beğendiğim biri
vardı. Bana onunla tanışacağımı, aramızda güzel bir arkadaşlık
olacağını söylemişti. Depremin olduğu gece bir arkadaşım da
bende kalıyordu. Deprem başladığında kapının eşiğinde korku
içinde birbirimize sarılmış dururken arkadaşım sürekli
“öleceğiz, öleceğiz” deyip duruyordu. Ben de son derece
kendimden emin bir şekilde “hayır ölmeyeceğiz” diye cevap
veriyordum. Niye bu kadar eminim çünkü falcı hoşlandığım kişiyle
tanışacağımı söylemiş, ben de henüz tanışmamışım, demek ki daha
yaşayacak ömrüm var... Gülmeyin, o dehşet verici sürede ayakta
kalmamı sağlayan bir düşünceydi bu. Sonra gerçekten de tanıştım
o kişiyle, güzel de bir arkadaşlığımız oldu, gerçi işin boyutu
benim istediğim gibi değildi ama olsun.
Son zamanlarda gittiğim bir falcı ise beni dehşete düşürdü. Öyle
şeyler söyledi ki tüylerim diken diken oldu. Yanlış anlaşılmasın
beni dehşete düşüren gelecekle ilgili şeyler değildi, Allah için
pek güzel bir gelecek portresi çizdi, sürekli amin amin,
inşallah dedim. Beni korkutan benimle, ailemle, geçmişimle
ilgili söyledikleriydi. Yani mesela erkek kardeşimin evin en
küçüğü olduğunu, iki adının olduğunu ve isimlerinden birinin
babamın babasının ismi olduğunu bilmesi gibi. Ya da “X ya da Y
firması, hangisiyle bir ilişkin var?” diye sorması. Sorduğu
firmalardan biri çalıştığım yer! “ A... kim, Z.... kim?” diye
isimler vermesi. Şimdi hepsini burada yazamayacağım bir dolu
şey. Bunları bilmesi mümkün değil. Hadi diyelim ki astrolojiden
çok çok iyi anlıyor ve daha “merhaba” derken “merhaba” deyiş
tarzımdan anladı Kova burcu olduğumu peki anneminkini nasıl
bildi? Her kova’nın bir yengeç annesi mi var? Bakın arada
konuşmadık, ilk söylediği cümleler bunlardı ve “merhaba” demek
dışında ağzımı açmamıştım. Sonra hadi evin küçük çocuğu erkek,
bunun kesin iki adı vardır diye attı ve tutturdu niye sadece
dedenin adı demedi de babanın babasının adı dedi? Ya da ne
bileyim diyelimki bir istatistik tuttu fal baktıranların %
bilmem kaçının Z... diye tanıdığı var, bunun da kesin vardır
dedi ama aramızdaki problemi ve sonucunu nasıl bildi? Şimdi bir
taraftan “aman n’oluyor?” diyorum ama öbür taraftan bunu nasıl
yapıyor diye de merak ediyorum. Yani öyle “biii dudağı yerrdeee,
biiii dudağı gökteeee” bir kadıncağız değil. Böyle ufak tefek,
güzel güzel giyinmiş, kaşı gözü yerinde, ifadesi düzgün senin
benim gibi biri işte. Fakat senin benim gibi biriyse sen ve ben
niye böyle bir yeteneğe sahip değiliz (yoksa sen sahipsin de
benim mi haberim yok, bak öyleyse ölümü gör söyle, neyse parası
veririz).
Yaa şimdi konu dağılacak biraz ama burada bir itirafta bulunmak
istiyorum. Şimdi nedense arkadaşlar arasında şöyle bir imajım
var (nasıl ve neden olduğunu vallahi bilmiyorum): Muamma iyi fal
bakar!! Şimdi açıklıyorum arkadaşlar benim öyle bir yeteneğim
yok. Bir ara düzenli falcıya gidiyorum dedim ya işte o
kadıncağızın bana söylediklerinin bir kısmını ona, bir kısmını
buna söyleyerek fal bakıyordum. Maksat eğlence olsun, vakit
geçsin, kimsenin kalbi kırılmasın... Ha arada tutmuş olanlar
olabilir onu bilemiycem, nasıl olduğunu bilsem zaten işi direkt
ticarete dökücem.
Neyse falcıya dönersek yine, nasıl yaptıysa yaptı geçmişle
ilgili bir çok şeyi bildi. Tabii geçmişle ilgili verdiği
bilgilerin doğru olması gelecekle ilgili söylediklerinin de
çıkma ihtimalini –bana göre- yükseltti. Şu halde bu sene sonuna
doğru, kalbim dolu, yazıları dergilerde yayınlanmış, diş
problemlerini halletmiş, en önemlisi tatile gitmiş biri
olacağım. Şimdi hep beraber tekrarlayalım: İnşallah, inşallah ve
amin, amin, amin...
|