Huysuz Orta Yaşlı
SıyrıK BalatA
DELİ kızın TÜRKÜsü
pe®sona g®ata
ADAM legal
MuammA HaNıM
yukarıdaki kişilerin fotoları


annesahife

 

07/09/2004

 

Teknolojiyle yoğrulmuş, çağdaş, modern bir kadın olarak “hayatıma ben yön veririm, ister severim, ister unuturum, sıkıldığımda arkama bakmadan giderim, çocuğumu babasız büyütürüm, güçlüyüm, kuvvetliyim, aktifim, enerjiyim vs vs vs’yim” der bir taraftan bu beyin (benimkisi ve benzer bir çoğu). Ama aynı beyin diğer taraftan “tamam zorluklara göğüs gereceğiz de birazcık ipucu fena olmazdı hani” de diyebiliyor. Niye demesin, hazırlıklı olmakta fayda var değil mi? Şu halde “Fala inanma falsız kalma” cümlesi ne de bir güzel cümledir. Yani hem öyle hem böyle, bu lafı edip iki tarafa da öpücük gönderebiliyorsunuz.

Günlük falıma bakmadan evden dışarı adım atmayanlardan değilim ama kulağım “bir falcı var” diye başlayan cümleleri hiç kaçırmaz. Bir aralar düzenli gittiğim (düzenli dediysem 3-5 ayda bir) bir falcı bile vardı. Son derece eğlenceli bir kadındı. Bir müddet sonra fal baktırmak için değil gülüp, neşelenmek için gitmeye başlamıştım. Ama hayatımda önemli bir rolü de olmuştur kendisinin. Mesela Marmara depreminin olduğu sene olaydan 2-3 hafta önce gitmiştim kendisine. O sırada çok beğendiğim biri vardı. Bana onunla tanışacağımı, aramızda güzel bir arkadaşlık olacağını söylemişti. Depremin olduğu gece bir arkadaşım da bende kalıyordu. Deprem başladığında kapının eşiğinde korku içinde birbirimize sarılmış dururken arkadaşım sürekli “öleceğiz, öleceğiz” deyip duruyordu. Ben de son derece kendimden emin bir şekilde “hayır ölmeyeceğiz” diye cevap veriyordum. Niye bu kadar eminim çünkü falcı hoşlandığım kişiyle tanışacağımı söylemiş, ben de henüz tanışmamışım, demek ki daha yaşayacak ömrüm var... Gülmeyin, o dehşet verici sürede ayakta kalmamı sağlayan bir düşünceydi bu. Sonra gerçekten de tanıştım o kişiyle, güzel de bir arkadaşlığımız oldu, gerçi işin boyutu benim istediğim gibi değildi ama olsun.

Son zamanlarda gittiğim bir falcı ise beni dehşete düşürdü. Öyle şeyler söyledi ki tüylerim diken diken oldu. Yanlış anlaşılmasın beni dehşete düşüren gelecekle ilgili şeyler değildi, Allah için pek güzel bir gelecek portresi çizdi, sürekli amin amin, inşallah dedim. Beni korkutan benimle, ailemle, geçmişimle ilgili söyledikleriydi. Yani mesela erkek kardeşimin evin en küçüğü olduğunu, iki adının olduğunu ve isimlerinden birinin babamın babasının ismi olduğunu bilmesi gibi. Ya da “X ya da Y firması, hangisiyle bir ilişkin var?” diye sorması. Sorduğu firmalardan biri çalıştığım yer! “ A... kim, Z.... kim?” diye isimler vermesi. Şimdi hepsini burada yazamayacağım bir dolu şey. Bunları bilmesi mümkün değil. Hadi diyelim ki astrolojiden çok çok iyi anlıyor ve daha “merhaba” derken “merhaba” deyiş tarzımdan anladı Kova burcu olduğumu peki anneminkini nasıl bildi? Her kova’nın bir yengeç annesi mi var? Bakın arada konuşmadık, ilk söylediği cümleler bunlardı ve “merhaba” demek dışında ağzımı açmamıştım. Sonra hadi evin küçük çocuğu erkek,  bunun kesin iki adı vardır diye attı ve tutturdu niye sadece dedenin adı demedi de babanın babasının adı dedi? Ya da ne bileyim diyelimki bir istatistik tuttu fal baktıranların % bilmem kaçının Z... diye tanıdığı var, bunun da kesin vardır dedi ama aramızdaki problemi ve sonucunu nasıl bildi? Şimdi bir taraftan “aman n’oluyor?” diyorum ama öbür taraftan bunu nasıl yapıyor diye de merak ediyorum. Yani öyle “biii dudağı yerrdeee, biiii dudağı gökteeee” bir kadıncağız değil. Böyle ufak tefek, güzel güzel giyinmiş, kaşı gözü yerinde, ifadesi düzgün senin benim gibi biri işte. Fakat senin benim gibi biriyse sen ve ben niye böyle bir yeteneğe sahip değiliz (yoksa sen sahipsin de benim mi haberim yok, bak öyleyse ölümü gör söyle, neyse parası veririz).

Yaa şimdi konu dağılacak biraz ama burada bir itirafta bulunmak istiyorum. Şimdi nedense arkadaşlar arasında şöyle bir imajım var (nasıl ve neden olduğunu vallahi bilmiyorum): Muamma iyi fal bakar!! Şimdi açıklıyorum arkadaşlar benim öyle bir yeteneğim yok. Bir ara düzenli falcıya gidiyorum dedim ya işte o kadıncağızın bana söylediklerinin bir kısmını ona, bir kısmını buna söyleyerek fal bakıyordum. Maksat eğlence olsun, vakit geçsin, kimsenin kalbi kırılmasın... Ha arada tutmuş olanlar olabilir onu bilemiycem, nasıl olduğunu bilsem zaten işi direkt ticarete dökücem.

Neyse falcıya dönersek yine, nasıl yaptıysa yaptı geçmişle ilgili bir çok şeyi bildi. Tabii geçmişle ilgili verdiği bilgilerin doğru olması gelecekle ilgili söylediklerinin de çıkma ihtimalini –bana göre- yükseltti. Şu halde bu sene sonuna doğru, kalbim dolu, yazıları dergilerde yayınlanmış, diş problemlerini halletmiş, en önemlisi tatile gitmiş biri olacağım. Şimdi hep beraber tekrarlayalım: İnşallah, inşallah ve amin, amin, amin...
 

 


Eski Muamma Hanım Yazıları

 

27/06/2003
02/07/2003
07/07/2003
09/07/2003
21/07/2003
08/08/2003

03/09/2003
03/11/2003
04/12/2003
25/12/2003
09/02/2004
09/03/2004
09/04/2004
05/05/2004
28/06/2004
03/08/2004

Anasayfa