Madem bir işe başladık
devamını getirmek lazım. Üstelik tamamen hava atmak amacıyla
“ay hay allah teklif geldi ben de kıramadım, yazmaya başladım”
gibisinden 50-60 kişiye haber verince işin boyutu biraz daha
farklılaşıyor. Malum, namım yürürken ses çıkarsın istiyorum. (Gerçi
bastım mı ses getirmem için çok çaba sarfetmeme gerek yok,
özenle koruduğum ve azalmamasına özel çaba gösterdiğim kilom,
doğal olarak bu sesi çıkartacaktır).
Peki ama nasıl yazılar
yazmalıyım? Esprili mi olsun, yoksa ciddi mi? Esprili olsun ama
benim saniyeler üzerine kurulu değişkenliği olan ruh halim aynı
standardı tutturamaz ki. Yine aynı sebepten fazla ciddi de
takılamam. Şu hayattan dersler mi çıkarıp anlatsın (köyde
yaşayan fakir ihtiyarın, gözünü para bürümüş, bencil ve zengin
gence haddini bildirmesi vs)? Internet bu ve benzeri envai çeşit
hikayeden geçilmiyor. Ayrıca herkes yaşasın ve öğrensin, bana ne?
Ben şimdi çıkıp "onu öyle, bunu da böyle yapmalı" dediğim zaman,
hanginiz dediğimi yapacaksınız? Ha tabii bir de böyle bir şeyler
yazıp sonuna "bu okuduğunuz yazıyı 10 dakika içinde 45 kişiye
göndermezseniz iki gözünüz önünüze aksın" gibi bir şeyler
ekleyebilirim. Ki bu okur sayısını arttırır. Yaşasın!! Dudak
bükmeyin “İnanmam aslında ama n’aaaapiiim dayanamadım” ya da
“Kızacaksınız, şimdiden özür dilerim ama n’ooolmaz, n’ooolmaz
riske girmiim” veya “Denedim hakkaten oluyo” deyip bu zincirleri
gönderen o kadar çok garip var ki. (Hayır, ben de yaptım, "yapmadım"
demiyorum. Ama tecrübe ettim daha şimdiye kadar iki gün içinde
hiç 15 kilo vermedim. Hani bilmem ne kadar insana gönderince
dileğim 2 gün içinde gerçekleşecekti? Tamamen kandırmaca…)
Neyse heyecanlı bir
hayatım olsa, ne biliiim bir hafta Prag’a, bir hafta Hindistan’a,
bir hafta dalmaya, bir hafta uçmaya filan gidiyor olsam(site
yöneticisi sponsor olmaz mı, hani köşe yazarlarını filan
gönderiyo ya gazeteler, hı?), olmadı bir evlensem, boşansam
sayfa sayfa anlatacak şeyim olurdu. Her güne bir masal yazardım.
Fakat benim ev ve iş arasında sakin, kendi halinde geçen
hayatımın şu sıralar en heyecanlı bölümü "aman kimseden eksik
kalmiim, ordan burdan değil kendisinden öğreneyim" deyip, te
İngiltere’lerden siparişle getirttiğim Harry Potter’ın 5. ve son
kitabını okumak oluşturuyor. Takdir edersiniz ki bunun da
ilgilenen dışında kimseye bir faydası yok.
Bu durumda ne çıkarsa
bahtınıza deyip ortaya bir karışık yapmaya karar verdim. Hayat
süprizlerle dolu değil mi zaten?
Söyleyenlerin yalancısım.