HUYSUZ ORTA YAŞLI

 

SIYRIK BALATA

 
ADAM LEGAL
 
DELİ KIZIN TÜRKÜSÜ
 
PER®SONA G®ATA
 
 MUAMMA HANIM
 
 






 


BU
SATIRLARIN
YAZARI

Engin
Enüstün





Kasım 2001 / Haziran 2002
       ntvmsnbc.com

 










 










 



02/07/2003

 

                                                                                                

Madem bir işe başladık devamını getirmek lazım. Üstelik tamamen hava atmak  amacıyla “ay hay allah teklif geldi ben de kıramadım, yazmaya başladım” gibisinden 50-60 kişiye haber verince işin boyutu biraz daha farklılaşıyor. Malum, namım yürürken ses çıkarsın istiyorum. (Gerçi bastım mı ses getirmem için çok çaba sarfetmeme gerek yok, özenle koruduğum ve azalmamasına özel çaba gösterdiğim kilom, doğal olarak bu sesi çıkartacaktır).

Peki ama nasıl yazılar yazmalıyım? Esprili mi olsun, yoksa ciddi mi? Esprili olsun ama benim saniyeler üzerine kurulu değişkenliği olan ruh halim aynı standardı tutturamaz ki. Yine aynı sebepten fazla ciddi de takılamam. Şu hayattan dersler mi çıkarıp anlatsın (köyde yaşayan fakir ihtiyarın, gözünü para bürümüş, bencil ve zengin gence haddini bildirmesi vs)? Internet bu ve benzeri envai çeşit hikayeden geçilmiyor. Ayrıca herkes yaşasın ve öğrensin, bana ne? Ben şimdi çıkıp "onu öyle, bunu da böyle yapmalı" dediğim zaman, hanginiz dediğimi yapacaksınız? Ha tabii bir de böyle bir şeyler yazıp sonuna "bu okuduğunuz yazıyı 10 dakika içinde 45 kişiye göndermezseniz iki gözünüz önünüze aksın" gibi bir şeyler ekleyebilirim. Ki bu okur sayısını arttırır. Yaşasın!! Dudak bükmeyin “İnanmam aslında ama n’aaaapiiim dayanamadım” ya da “Kızacaksınız, şimdiden özür dilerim ama n’ooolmaz, n’ooolmaz riske girmiim” veya “Denedim hakkaten oluyo” deyip bu zincirleri gönderen o kadar çok garip var ki. (Hayır, ben de yaptım, "yapmadım" demiyorum. Ama tecrübe ettim daha şimdiye kadar iki gün içinde hiç 15 kilo vermedim. Hani bilmem ne kadar insana gönderince dileğim 2 gün içinde gerçekleşecekti? Tamamen kandırmaca…) 

Neyse heyecanlı bir hayatım olsa, ne biliiim bir hafta Prag’a, bir hafta Hindistan’a, bir hafta dalmaya, bir hafta uçmaya filan gidiyor olsam(site yöneticisi sponsor olmaz mı, hani köşe yazarlarını filan gönderiyo ya gazeteler, hı?), olmadı bir evlensem, boşansam sayfa sayfa anlatacak şeyim olurdu. Her güne bir masal yazardım. Fakat benim ev ve iş arasında sakin, kendi halinde geçen hayatımın şu sıralar en heyecanlı bölümü "aman kimseden eksik kalmiim, ordan burdan değil kendisinden öğreneyim" deyip, te İngiltere’lerden siparişle getirttiğim Harry Potter’ın 5. ve son kitabını okumak oluşturuyor. Takdir edersiniz ki bunun da ilgilenen dışında kimseye bir faydası yok.

Bu durumda ne çıkarsa bahtınıza deyip ortaya bir karışık yapmaya karar verdim. Hayat süprizlerle dolu değil mi zaten?

Söyleyenlerin yalancısım.

 


              

              

              


Eski Muamma Hanım Yazıları

 

27/06/2003

 


Anasayfa

 

özgürce.net©  2 0 0 3

                                          Internet Explorer 5.0 ve üstü tarayıcı, 1024X768 çözünürlük kullanmayanların
                                                               görüntü kalite sorunları bizi hiç ilgilendirmez.

                                                            ©