mesaj kaygısı arsenik gibidir, öldürür..


                                                                                            

Huysuz Orta Yaşlı
sıyrık balata
deli kızın türküsü
pe®sona g®ata
Adam Legal
Muamma Hanim
de-ga-je
Hakkı Devrim
Huysuz Velet
Sabah Rüzgarı
GvZ
Arzu'nun Seyir Defteri

Anasayfa

site haritası | fasıl | slayt | depo
ŞİİR KÖŞESİ
"BU SATIRLARIN YAZARI" arşivi

Copyright © 2005 özgürce.net
Tüm yazıların yayın hakkı yazarlarına aittir.
IE 5.0 +, Mozilla Firefox 1.0 +, 1024X768 çözünürlük..
Yoksa karışmayız..

 

 


31/03/2007

 

 

N Geçenlerde Ege dolaylarında bir arkadaştan “Hey, HOY sen buna güzel huysuzlanırsın” diye bir mesaj atmış...Baktım “Ölmeden Önce Okumanız Gereken 1001 kitap”.

“Haydaaa, sipariş üzerine huysuzlanma mı yapacağız artık?” diye huysuzlanmaya başlamadan düşündüm...Tam bir zaman dilimi, vermek gerekirse taaaa önceden “huysuzluklarınızı bana yazın, seversem buraya konuk ederim, daha da seversem kendim de yaparım” demiştim...

Eski ve eskimeyen benimle ters düşmemek adına kabul ettim...

Listeleme olayı güzel ve fakat “gerekli” lafı nereden çıkıyor? Ölmeden önce gerekli olmasının sebebi nedir? Öte dünyada bu kitaplardan mı soru gelecek? Listeciler bir yerlerden “sorumlu olduğunuz bölümler” konulu bir tüyo mu almış onu mu paylaşıyor?

Bu 1001 kitabı okumadan ölenlerin cenaze namazı mı kılınmayacak? Külleri denize mi savrulmayacak? Nedir?

Hani “Okursanız seviniriz...”, “Okumazsanız darılırız”, “Yaa niye bunları okumuyorsunuz ki Allaşkına?” gibi başlıklar olsa hiiiiç bir huysuzlanmam olmaz....diye düşünürken kitap karşıma çıktı, göz attım...Ve hayretle gördüm ki Delikanlılığımın yerini Gençliğime bıraktığı dönemde ve roman türünün en iyilerinden biri olan Shibumi listede yok. “Yuh yani” dedim...

N Geçenlerde aklı başında amcalarımdan biri daha “Ben televizyona aptal kutusu” diyorum deyince artık yazmak şart oldu...Yaa, ne saçma bir genellemedir bu.

Hani duyan da TV tek bir kanal ve sabahtan akşama kadar Uygur Kardeşlerin Cumartesi-Pazar eğlenceleri, Seda Sayan ve ..hay Allah başka program adı aklıma gelmiyor, yayınlanıyor zanneder...

Seçme imkanın var, başka yerlerde bulamayacağın haberler, diziler, belgeseller, spor karşılaşmaları var.

E bunlar varken oturup zevk aldığın birşeyleri seyretmek niye aptallık oluyor?

Doğrudur senin seçimlerin aptalca ise TV seni daha da aptal yapar. Ama aynı şey kitaplar için de geçerli değil mi?

Kitap, içindeki ne yazarsa yazsın en iyi dost mudur? Uygur kardeşler kitap yazsa o kitabı “bilgilendirme kaynağı” olarak mı sınıflayacağız?

Böyle yapmayacaksak kafadan bir genelleme ile kitaba da Aptal Sayfaları diyecek miyiz?

Artık ne bulursak onunla yetinmek dönemi geçti...Seçin, seyredin 106 ekranda “dünyayı görün”...Ne seyredeceğinizin seçimi sizde olduktan sonra, ne seyrederek aptal olursunuz, ne de seyretmeyerek akıllı...

Ha, derseniz ki “e benim seçtiklerim hep aptalca programlar oluyor?”...e ben daha ne diyeyim?

Şimdilik bu kadar, son okuyan ışıkları kapatıp kapıyı çeksin, bir de dışarıdan yüklensin kapıya, bazen tam kapanmıyor. (Tamam canım..TV’yi açık bırakın, kumandayı da ulaşılabilir bir yere koyun)


Toplumsal ahlakın sopası hepimizin üzerinde olsun.



 

 

HOY Özel Sayılar


(08/03/2003)


(21/05/2003)
          
 

(08/08/2003)


(26/07/2005)


(08/08/2005)


(15/08/2005)

Eski HOY yazıları

23/01/2003 l 28/01/2003 l 08/02/2003 l 17/02/2003 l 21/02/2003 l 04/03/2003 l 21/04/2003  l 06/06/2003 l 18/07/2003 l 03/11/2003 l 03/08/2004 l 21/12/2004
25/05/05
l 08/06/2005 l 22/06/2005 l 27/06/2005 l  06/07/2005  l  11/07/2005
17/07/2005 
 03/10/2005  01/11/2005 l 27/01/2006 l 08/03/2006 l 13/05/2006
25/05/2006
28/05/2006 14/06/2006 l 15/06/200603/07/2006  l 12/07/2006
24/11/06 l 06/01/2007 l 12/02/2007