31/03/2007
N
Geçenlerde Ege dolaylarında bir arkadaştan “Hey, HOY sen buna
güzel huysuzlanırsın” diye bir mesaj atmış...Baktım “Ölmeden
Önce Okumanız Gereken 1001 kitap”.
“Haydaaa, sipariş
üzerine huysuzlanma mı yapacağız artık?” diye huysuzlanmaya başlamadan
düşündüm...Tam bir zaman dilimi, vermek gerekirse taaaa önceden
“huysuzluklarınızı bana yazın, seversem buraya konuk ederim, daha da
seversem kendim de yaparım” demiştim...
Eski ve eskimeyen
benimle ters düşmemek adına kabul ettim...
Listeleme olayı
güzel ve fakat “gerekli” lafı nereden çıkıyor? Ölmeden önce gerekli
olmasının sebebi nedir? Öte dünyada bu kitaplardan mı soru gelecek?
Listeciler bir yerlerden “sorumlu olduğunuz bölümler” konulu bir tüyo mu
almış onu mu paylaşıyor?
Bu 1001 kitabı
okumadan ölenlerin cenaze namazı mı kılınmayacak? Külleri denize mi
savrulmayacak? Nedir?
Hani “Okursanız
seviniriz...”, “Okumazsanız darılırız”, “Yaa niye bunları okumuyorsunuz
ki Allaşkına?” gibi başlıklar olsa hiiiiç bir huysuzlanmam olmaz....diye
düşünürken kitap karşıma çıktı, göz attım...Ve hayretle gördüm ki
Delikanlılığımın yerini Gençliğime bıraktığı dönemde ve roman türünün en
iyilerinden biri olan Shibumi listede yok. “Yuh yani” dedim...
N
Geçenlerde aklı başında amcalarımdan biri daha “Ben televizyona
aptal kutusu” diyorum deyince artık yazmak şart oldu...Yaa, ne
saçma bir genellemedir bu.
Hani duyan da TV
tek bir kanal ve sabahtan akşama kadar Uygur Kardeşlerin Cumartesi-Pazar
eğlenceleri, Seda Sayan ve ..hay Allah başka program adı aklıma
gelmiyor, yayınlanıyor zanneder...
Seçme imkanın var,
başka yerlerde bulamayacağın haberler, diziler, belgeseller, spor
karşılaşmaları var.
E bunlar varken
oturup zevk aldığın birşeyleri seyretmek niye aptallık oluyor?
Doğrudur senin
seçimlerin aptalca ise TV seni daha da aptal yapar. Ama aynı şey
kitaplar için de geçerli değil mi?
Kitap, içindeki ne
yazarsa yazsın en iyi dost mudur? Uygur kardeşler kitap yazsa o kitabı
“bilgilendirme kaynağı” olarak mı sınıflayacağız?
Böyle
yapmayacaksak kafadan bir genelleme ile kitaba da Aptal Sayfaları
diyecek miyiz?
Artık ne bulursak
onunla yetinmek dönemi geçti...Seçin, seyredin 106 ekranda “dünyayı
görün”...Ne seyredeceğinizin seçimi sizde olduktan sonra, ne seyrederek
aptal olursunuz, ne de seyretmeyerek akıllı...
Ha, derseniz ki “e
benim seçtiklerim hep aptalca programlar oluyor?”...e ben daha ne
diyeyim?
Şimdilik bu kadar,
son okuyan ışıkları kapatıp kapıyı çeksin, bir de dışarıdan yüklensin
kapıya, bazen tam kapanmıyor. (Tamam canım..TV’yi açık bırakın,
kumandayı da ulaşılabilir bir yere koyun)
Toplumsal ahlakın sopası hepimizin üzerinde olsun.
|