12/02/2007
N Geçenlerde radyoda maç dinliyorum. Yorumcu amcam
oynanan oyundan memnun değil, ligde kalması için puan kazanması gerekip
de kılını kıpırdatmayan takıma yükleniyor.
“Şimdi bu takım ligde, 25-26 puan aralığında oynayan bir takım…” diye
söze başladı.
Yahu nedir? “25-26 puan aralığı” ne? Ligde puanlar ondalık, yüzdelik
oranlarda dağıtılmıyor ki, 25-26 puan arasında kaç puan alabilir ki bu
takım?
Bu durum aynı “1972’li yıllarda …” diye söze başlayan insanlarda
duyduğum bir ferahlığı estiriyor gönlümde…Kaç tane 1972’li yıl gördün ki
ömr-ü hayatında ki böyle bir cümle kurma girişiminde bulunuyorsun?
Hayır bir şey değil bunlar da sizin benim gibi karbon temelli ve
oksijen soluyorlar. Ve fakat o oksijen içeri girdikten sonra ne oluyor
ondan pek emin değilim.
N Bugünlerde “Gelgelelim…” ile başlayan cümlelere
taktım..Siz de bir düşünün size de saçma gelecek…Cümle problem değil
“gelgelelim” lafı çok saçma bir şey…
İlk kim kullandı? Niye etrafındakiler bu arkadaşı dövmek yerine lafın
yaygınlaşmasına izin verdi ki?
N Geçenlerde eline geçen “Küresel Isınmaya karşı siz de
bir şeyler yapabilirsiniz” konulu uyarı belgesini bana gönderdiği için
bir arkadaşıma huysuzlandım size de huysuzlanayım:
Belge büyük bir ihtimalle size de gelmiştir.
Yok “Odanın sıcaklığını düşürün”, “Yok içeceğinizden daha fazla su
kaynatmayın”. Yok “ Uçağa daha az binin”. Yok “ Yıkanmayın duş alın”,
Yok “yakınlarda üretilen şeyleri tüketin ki size uzaklardan uçakla
yiyecek içecek getirmek zorunda kalmasınlar” falan filan…
Yaa yapmayın arkadaşlar. Bu “küresel ısınma” doğal, döngüsel ve
bugünkü teknoloji ile engellenemez bir gelişme. Önce küresel ısınma
olur, sonra buz çağı olur, sonra gene ısınma dönemi gelir ve böyle uzar
gider dünya tarihi. Biz bildiğimiz kuşaklarda olmadı da bizim kuşakta
olacak diye bunun faturasını niye çekelim? İnsanoğlunun bu doğal olaya
katkıları yok denecek kadar azdır. Bir arkadaşın çok güzel bir tespiti
ile “insanoğlu bugünkü gelişmesini de son küresel ısınma hareketine
borçlu” zaten.
Ne yani milyonlarca yıl önceki küresel ısınma dalgasında o zamankiler
çok uçak seyahati yaptı ve banyoda derileri buruşana kadar kaldılar da
mı böyle oldu?
Levent Yüksel’in dediği gibi “Geç bunları anam-babam. Geç bir
kalemde”
Böyle şeylerle huzur kaçırmak isteniyorsa ben de bir katkı yapayım o
zaman:
Yazın, kızgın kumlardan foşş diye serin sulara atlamayın. Sizin
kızgın vücudunuz yüzünden deniz sıcaklığı 0,00000000003 santigrat derece
artıyor.
“Aman ne olacak” demeyin. 1.1 milyar Hintli ve 1.3 milyar Çinli 39
derece ateşle foşşş diye atlasa, koptu sana Kuzey kutbundan bir aysberg
daha.
Şimdilik bu kadar, son okuyan ışıkları kapatıp kapıyı çeksin, bir de
dışarıdan yüklensin kapıya, bazen tam kapanmıyor. (Yalnız çok sert
kapatmayın. Alize rüzgarları ve Gulf Stream akıntılarını şaşırtmak
istemeyiz)
Toplumsal ahlakın
sopası hepimizin üzerinde olsun.
|