08/06/2005
N Arkadaşlarımın seyrediyor olmama inanamadığı, dalga
geçtiğimi zannettiği ancak bu kadar horlama ve alaylara rağmen
seyretmekten vazgeçmediğim bir dizi var : Kurtlar Vadisi. Geçen
haftaki bölümünde Rus örgütünün önemli isimlerinden Tilki Andre
tarafından, Polat Alemdar'ın adamlarını Rus hayat kadınları
kullanarak tuzağa düşürdükten sonra edilen bir laf var : "Biz
Ruslarla siz Türkler arasında tek bir fark var, biz kadına değer
vermeyiz, siz kadın için ölürsünüz."
Böyle netameli,tehlikeli, en ufak bir yanlış anlamada bambaşka
yaftalarla sıfatlandırılabileceğim bir konuda gerçek ve
değişmeyeceğini umut ettiğim görüşlerimi öğrenmek isteyenler bir
zahmet "8 Mart Dünya
Kadınlar Günü Özel Sayısı" adlı yazıma baksın ancak bu
konuda da düşüncelerimi saklamanın dürüstlüğe sığmayacağı
inancındayım.
Şimdi elimizdeki verilere bakalım : Ne diyor Tilki Andre ? "Biz
(Ruslar) kadına değer vermeyiz", (ki bu olgu birinci ve umarım
sonuncu olan Moskova gezimde bizzat tarafımca gözlenmiştir)
İkinci verimiz ne? Rus kadınlarının dünyaca meşhur
güzelliği...İkisini bir arada düşünürsek ne çıkıyor ortaya? Rus
kadınları, erkekleri tarafından kendilerine değer verilmediği
halde (ve oranda) çok güzel ve çekiciler. Bu neye yol açıyor,
bir kadına ne kadar değer vermezsen o kadar
güzelleşir..mi...acaba? Neden olmasın? Kadın beğenilmek,
diğerleri arasından seçilmek için daha güzel, daha alımlı, daha
çekici olmak zorunda. Bu istek ve zorunluluk o kadar doğal hale
geliyor ki genlere işliyor, bir sonraki nesle miras kalacak
“kazanan genler”e geçiyor. Böylece ırk olarak güzelleşiyorlar.
Seçilmeyen çirkinler, gen havuzundan çekilirken bitimsiz ince
bacaklı, nehir gözlü, yeşil Granny Smith elmanın kabuğu gibi
pürüzsüz vücutlu, bakmaya doyulmayacak yüzlere sahip insanlar
gen havuzunu dolduruyor.
Vermek istediğim bir mesaj yok, sadece kerameti kendinden menkul
bir gözlemi, kerameti dünyaca kabul görmüş bir başka gözlemle
üstüste koyunca çıkan bir sonucu ortaya koymaya çalıştım, hepsi
bu.
N Geçenlerde sevgili oğlumla hamburger yemeğe
gittiğimizde uyarı tabelaları dikkatimi çekti. Arabayı
bıraktığımız yerde "Otopark Alanımızda Aracınıza Gelecek
Hasardan Sorumlu Değiliz" (kim sorumlu? Araç sahibi olarak siz
tabi, arabayı kendi başına bırakıp hamburger yemek için
uzaklaşmasaydınız arabanın başına böyle birşey gelmezdi), içeri
girdik "Oyun Alanında Çocukların Sorumluluğu Velilere Aittir",
biraz ileride "Kişisel Eşyalarınızın Sorumluluğu Size Aittir."
Yau alt tarafı bir hamburger yemeye geldik, şu üstlendiğimiz
sorumlulukların çeşitliliğine ve ağırlığına bakar mısınız? Hay
evden çıkmaz olaydık.
Şimdilik bu kadar, son okuyan ışıkları kapatıp kapıyı çeksin,
bir de dışarıdan yüklensin kapıya, bazen tam kapanmıyor. (geçen
sefer de böyle dedim ama dediğimle kaldım, kapı sabaha kadar
açık kalmış, yapmayın)
Toplumsal Ahlakın Sopası Üzerinize Olsun.
|