Huysuz Orta Yaşlı
SıyrıK BalatA
DELİ kızın TÜRKÜsü
pe®sona g®ata
ADAM legal
MuammA HaNıM
de-ga-je
Hakkı Devrim
Huysuz Velet
yukarıdaki kişilerin fotoları



annesahife


05/02/2005


 

Şeyine Sahip Olamayan Neyine Sahip Olabilir ki?

 

Milliyet gazetesi/3.şubat.2005

Urla'daki Barbaros Çocuk Köyü'nde yaşanan olayları soruşturan Savcı Murat Gök, taciz veya tecavüze uğradığından şüphelenilen 10 kızın Adli Tıp'a gönderildiğini ve 3'ünün cinsel ilişkiye girdiğinin saptandığını açıkladı. Gök, "Bazı gazeteler benim ağzımdan açıklama yazıyor, olayı çok büyük boyutlarda gösteriyor" dedi.

Milliyet gazetesi/3.şubat.2005

DENİZLİ'nin Tavas ve Kale İlçeleri ile Kızılcabölük Beldesi'nde 15 yaşındaki A.T. ile ilişkiye girdikleri iddia edilen 57 kişi gözaltına alındı. Soruşturmanın ilk aşamasında 3 kişi serbest kalırken 14 kişi tutuklandı. Sorgusu süren 40 kişinin ise yarın Adliye'ye gönderileceği belirtildi.

Ülkemizin hal’i pürmelâlini, erkeklerimizin sefilliklerini ibretle anlatan iki örnek olay aktardım bugünkü gazeteden. Hatırlar mısınız, eskiden ne güzel, ne güçlü akrabalık ve komşuluk ilişkilerimiz vardı; komşunun karısı, kızı bizim de namusumuzdu. Hatta mahallenin namusu bile bizden sorulurdu. Artık o günler geride kaldı; ‘Anam, bacım, kızım; gerisine yazılırım’ felsefesi, erkeklerin bayrağı oldu artık. Kalantoru da, meteliksizi de, havada uçanın ve karada kaçanın peşinde.

Bu haberlerin dışında bir başka haber daha vardı iki gündür; hani bir üniversitedeki yardımcı doçent, eski öğrencisini soyup çıplak fotoğraflarını çekmişti. O doçent mesela, bundan bir süre önce de risale’i-nur’culuktan soruşturma geçirmiş. Yine bir başka güzide eğitimcimiz, öğrencisiyken ilişkiye girdiği kız ile yaptığı rezillikleri kameraya kaydedip, üstüne üstlük bu kamerayı görev yaptığı dershanede unutunca, güya içindeki kaset çıkarılmış da, porno cd yapılıp çoğaltılmıştı birkaç gün önceki haberler göre.

Tüm bu olan bitenden benim anladığım ve algıladığım, bir uçkurdur çözülmüş ve hayatların en mühim meselesi haline gelmiş. AB Türkiye’yi oyalıyormuş, ABD kurcalıyormuş; İMF zorluyormuş, dünyada global ısınma varmış, iklimler ve dengeler şaşmış, uzayda garip şeyler oluyormuş, dalgalar güneydoğu asyayı yutayazmış… Kimselerin umurunda değil. Artık öğretim görevlileri, kaymakamlar filan da bu uçkurun  rüzgarıyla savrulurken ve de  bu ülkenin geleceğini belirlemesi gereken sosyal demokrat politikacılar rakipleri olan diğer sosyal demokratların kafasını gözünü yarmaya çalışırken. . . Yani kısaca imam yellenirken; cemaatten intizam ve ciddiyet beklemek de herhalde abesle iştigal olsa gerektir.

Vakti zamanında, Hacı Bektaş Veli’nin söylediği savlanan bir  söz vardır; “Eline, beline, diline sahip ol…” Ne elimiz, ne belimiz ne de dilimiz ayar tutmuyor artık. Kapıldık kapitalizmin ve liberalizmin rüzgarına, savrulup gidiyoruz. Mahallenin namusuna göz dikiyoruz artık; bize emanet edilen gencecik sabilere sulanıyoruz; yetmedi onları satıp nafakamızı doğrultuyoruz (!). Televizyonlarda kızlarını pazarlayan mama anaların çağındayız artık; medeniyetle buluştuk (!).

Silkelenip haykırma vaktini de geçirdik artık. Çocuklarımız ve torunlarımız bizi affetsin.

 

H.Devrim (neslimi seveyim!)

 


 


Hakkı Devrim'in diğer yazıları

08/12/2004