mesaj kaygısı arsenik gibidir, öldürür..


                                                                                            

Huysuz Orta Yaşlı
sıyrık balata
deli kızın türküsü
pe®sona g®ata
Adam Legal
Muamma Hanim
de-ga-je
Hakkı Devrim
Huysuz Velet
Sabah Rüzgarı
GvZ
Arzu'nun Seyir Defteri

Anasayfa

site haritası | fasıl | slayt | depo
ŞİİR KÖŞESİ
"BU SATIRLARIN YAZARI" arşivi

Copyright © 2005 özgürce.net
Tüm yazıların yayın hakkı yazarlarına aittir.
IE 5.0 +, Mozilla Firefox 1.0 +, 1024X768 çözünürlük..
Yoksa karışmayız..

 

 

 



27/02/2008

 


DOLPHIN

 

-- Haftaya üniversite tayfasıyla buluşacağız

-- Peh :(

-- Ne oldu?

-- Ne konuşacam ben onlarla, hepsi çok sıkıcı?

-- Niye öyle diyorsun, hepsi iyi çocuklar.

-- Zaten ne zaman birisinin sıkıcı olduğundan bahsetsen hemen onun sıkıcı olmadığını belirtmek için iyi birisi olduğu söylenir. Sanki sıkıcı olmak için kötü olmak gerekiyor.

-- Aman, sana da arkadaş beğendiremedik!

-- Beğenmiyorum demedim, sıkılıyorum dedim.

-- Sıkıldığın bir insanı nasıl beğenebilirsin ki?

-- Yahu ne alakası var? Diyelim hatunun hoş bir poposu vardır, bütün akşam anlattığı saçmalıkları dinleyebili... Aahh, ne vuruyorsun be!

-- Buna Teşbih Not Applicable şaplağı diyorlar.

-- Aile içi şiddetin arkadaşlarını eğlenceli yapmaya yetmiyor ama.

-- Ne yapacaklar yani. Üç tane portakal mı çevirsinler havada?

-- Portakal gibi yuvarlak konuşuyorlar, zevklerin, renklerin ayrılığına inanıyorlar ve her şeye saygıları var. 

-- Daha ne istiyorsun?

-- İşte öyle insanla sohbet olmaz. Bana taraf tutan, bir şeylere gıcık olan, Tanrı’yla sorunu bitmemiş, hatta büyük konuşan insan lazım.

-- Demek büyük konuşan istiyorsun. Ne diyecek? Merhaba ben Nijerya’dan Mutombo, otuz santim.

-- Zaten Afrika kupasında barajları dokuz metre otuz santime kurduruyorlarmış. Ben olaya sohbet açısından bakıyorum. Öbür türlü insan ne konuşacağını şaşırıyor. Belki de bu sefer grubun ne kadar sıkıcı olduğundan bahsedersem hareketli bir konuşma olur.

-- Sakın ha! Sen yine bir köşede sigaranı iç. Ayrıca Nurettin’e de biraz ilgi göster, senle konuşurken hep kibirli kibirli başka tarafa bakıyorsun.

-- Kibir mi?! Ulan herifin her bir gözü ayrı tarafa bakıyor. Hangisine bakacağım stresine girmemek için, ben de ya saçına ya havaya bakıyorum!

-- Ben burnuna bakıyorum. Sen de öyle yap. Herkese soğuk davranmasan zaten nereye baktığının önemi kalmazdı.

-- Sıkıldığım yerde nasıl sıcak davranabilirim? Ara-sıcak davrandığıma şükretseniz ve beni köşede idare etseniz olmuyor mu?

-- Sıkılmak, ya da sıkılmamak bir tercihtir. Eğlenmeye niyetin varsa eğlenirsin. Sen  tartaklanarak dansetmeye kalkanlardansın. 

-- Teşbihe itiraz ediyorum sayın yargıç! Bu sıkıntı o sıkıntı değil. Benimki Fellini filmi sıkıntısı gibi bir şey. Ama biliyorsun, korkundan sıkıldığını söyleyemezsin, yoksa köktensinemaseverler seni linç eder. Film sonrası birisi hemen bilmemne sahnesinin görkeminden, falancanın sembolünden bahseder ve hıncalbayıldı bir tavır sergiler.

-- Teşbihim dibim kara, seninki çok uydu sanki... Ben eğlence aramakla uğraşamam, eğlence gelsin beni bulsun diyorsan, “doğru” insanı beklediğini söyleyen kabızlar gibi yalnız kalırsın.

-- Aa lütfen. Yüzleştirmene gerek yok. Doğru insan elbette palavra, ama hayal kurmak bir ihtiyaçtır. Hayal kuran herkes zaten biliyordur hayal kurduğunu. Mesela bir Beyaz Atlı Prens her ne kadar tarihe karışsa da, hiç fena değildi.  

-- Eskiden daha çok bilinmez vardı, belki şimdi o yüzden yokoldular, belki de sıkıldık artık. Mesela artık ıssız adaya düşsen yanına hangi üç şeyi alırdın muhabbeti de kalmadı.

-- Issız ada kalmadı da ondan. Hepsini ya bir işadamı ya bir film yıldızı satın aldı.

-- Artık tüketim toplumuyuz şekerim.  Hep adanın diğer tarafında bir market olacağı inancı yerleşti. O üç şeyi gidip oradan alacağız. Cep, sim, kontür.

-- Ona bakarsan yüz sene evvel de lamba cini, üç dilek muhabbeti varmış.

-- Lamba cini muhabbeti açgözlülük testidir. Tıpkı açık büfe misali saldırır ahali, ihtiyacının yüz katını ister. Bir de istedikleri şeylerin başına “Bitmeyen” lafını ekleyerek iyice coşarlar.  Ben cin olsam çarparım bu açgözlüleri.

-- Alaattin’in Sinirli Lambası yani, dilek karşılığı tokat atıyor, fırça çekiyor :) Valla Beyaz Atlı Prens, Lamba Cini ve Demirel’e yeteri kadar süre verildi. Bunlardan bir halt olmayacağı anlaşılınca emekli edildiler. Robinson ve Friday de ıssız ada kalmayınca rafa kalkanlardan oldular.

-- Ne Friday’i? Cuma diyeceksin.

-- Bu da ne aptal bir tercümedir ha. Romanın yazarı İngiliz, karakterin adı Friday.  Gidip Cuma diye tercüme ediyorsun. Ulan ismin tercümesi mi olur? Moby Dick, hadi tercüme et. Elton John’a, Altan Can diyen zihniyet :)

-- Sana da bizim çocuklar yakında Kıl Bill demeye başlar. Sıkıntının sebebi esasında sende insan sevgisi olmayışı.  

-- Sen beni Yunus olan Emre’yle karıştırdın. Cuma mantığıyla düşünürsek Dolphin’le karıştırdın. Ben yaradılanı severüm yaradandan ötürü diyerek, yüzümde manasız bir tebessümle ortada dolaşamam. Ben daha çok Hayyam yaklaşımını tercih ederim.

-- Hayır, sen yamyam yaklaşımını tercih edersin. İlla sen de eğleneceksin diye bir şey yok. Lafı kıvırmadan anlatmak gerekirse, sen onlarla kendin arkadaş olmak istiyorsun. Olmayınca köşede oturuyorsun. Oysa yapman gereken benim hatırım için zoraki de olsa sohbet etmek.

-- :) Dürüstlüğünü tebrik ederim. Böyle de, canımı ye. O zaman şöyle diyorum : “Beni bende demen, ben bende değilem, bir konsomatris vardır benden içerü”.



  

Emre 2008


 


 

13/02/2008 Hobi
28/01/2008 Kemer
17/01/2008 Yazı Olamamış Yazı Notları
08/01/2008 Rahimde Durduğu Gibi Durmaz
26/12/2007 Kasap Clark
14/12/2007 Yaşlı Yazarlarla Nereye Kadar?
06/12/2007 Yavuz Hırsız
23/11/2007 Cv-2
05/11/2007 Gereği Düşünüldü
23/10/2007 Yersen
09/10/2007 Deli Bülent
26/09/2007 Bahşiş
09/09/2007 Sonuncu Mahmut
23/08/2007 Menemen
09/08/2007 Evril De Gel
29/07/2007 Beyaz Koyun
12/07/2007 Surat Tökmek
24/06/2007 Garantili Oscar’ın Sırrı
25/05/2007 Fikri Güzel
09/05/2007 Cv-1 Cihan Elektronik
29/04/2007 Anlayana Lafonten
13/04/2007 Aynı Babası
29/03/2007 Özgürce
12/03/2007 Satılmış
12/02/2007 Benim Rüyam
16/01/2007 Şu Saçıma Bir Düzen Ver
27/12/2006 Yok Sana Akşam Serçe
07/12/2006 Yer Misin, Yemez Misin?
15/11/2006 Hocam
03/11/2006 Uyutulduk Belki Biz Bu Alemde
02/10/2006 Davulcu
19/09/2006 Rıfat Amca
12/09/2006 Karınca İle Cırcır Böceği
21/08/2006 Kurbağa İle Öküz
15/08/2006 Tilki İle Karga
04/08/2006 Elime Silah Almam
26/06/2006 Unforgetable
02/06/2006 Fodulcan
25/05/2006 Rolex De Souza
03/05/2006 Akıbet Böyle Mi Olacaktı ?
24/04/2006 Halıyı Kaydırmak
06/04/2006 Beş Dakika
22/02/2006 Kendini İntihar Eden Yazı
07/02/2006 Argonot Ve Yassı Kurt
26/01/2006 Doğan Görünümlü Şahin’ini Satan Bilge
09/01/2006 Vatan Sağolsun