mesaj kaygısı arsenik gibidir, öldürür..


                                                                                            

Huysuz Orta Yaşlı
sıyrık balata
deli kızın türküsü
pe®sona g®ata
Adam Legal
Muamma Hanim
de-ga-je
Hakkı Devrim
Huysuz Velet
Sabah Rüzgarı
GvZ
Arzu'nun Seyir Defteri

Anasayfa

site haritası | fasıl | slayt | depo
ŞİİR KÖŞESİ
"BU SATIRLARIN YAZARI" arşivi

Copyright © 2005 özgürce.net
Tüm yazıların yayın hakkı yazarlarına aittir.
IE 5.0 +, Mozilla Firefox 1.0 +, 1024X768 çözünürlük..
Yoksa karışmayız..

 

 

 



26/12/2007

 

KASAP CLARK

-- Günaydın.

-- Günaydın abi. Kaç dakika var servisin gelmesine?

-- Bilmem, beş falandır herhalde

-- Ben bir sigara yakayım. Nası geçti bayram abi?

-- Başarılı bir tembellik sergiledim. Senin nasıl geçti?

-- Ya, ilk günü biraz üşüttüm galiba, epey de yoruldum. İkinci gün ben de sürekli yattım, anca kendime geldim.

-- Kurban yorgunluğu mu?

-- Sorma abi. Canım çıktı ya.

-- Elektronik kurbana takılsaydın. Her türlü ibadet artık tıklamayla halloluyor.  

-- Abi ne tıklaması? Aynen büyükbaş kesmece.

-- Zordur onun işi. Leğen leğen taşı etleri.

-- Ben taşımaya karışmam abi, keserim, yüzerim parçalarım.

-- Nası ya? Sen büyükbaş hayvan mı kestin yani?

-- Evet abi dört tane

-- Sen nası bir insansın ya? Ortalıkta bankacıyım diye dolaşırken telefon kulübesine girip kasap mı oluyorsun?

-- Abi ben Veterinerlik Fakültesi mezunuyum.

-- Ve bankacısın?

-- Kader diyelim. Abi o iş her zaman kedi köpek doktorluğu şeklinde olmuyor. Sen hiç inek muayenesi için kolunu taa dirseğine kadar ineğin anüsüne sokmak zorunda kaldın mı?

-- Oha!... Yani bu muayeneyi aşar, sapıklık sınırlarına girer. Tabi, bahsettiğin San Fransisco’lu bir boğa ise o zaman fisting olarak değerlendirilebilir. Ona muhtemelen Oturan Boğa ismi uygun olur.

-- Hehe, abi demek meşhur Oturan Boğa yumuşakmış ha. Belki bu Fransisko hazretleri de  öyleydi, ne dersin?

-- Kimbilir? :) Hatta şişmansa ona San Franşişko bile denmiş olabilir.

-- Yalnız ne olursa olsun homo bir kızılderiliyi düşünmek bile istemiyorum.

-- Bilakis. Kılsız göğüsleri, uzun saçları, o saçlarına tüy takmaları ve her fırsatta boyanmaları itibariyle tamamen homo bir uygarlık oldukları söylenebilir. Neden yazılı bir kültürleri yok? Çünkü homoluklarının bilinmesini istemiyorlar. Sadece San Fransisco değil, Brokeback dağında da kovboylardan önce onlar vardı biliyorsun.

-- Abi filmlerde öyle değiller ama? Gerekli gereksiz bir yerlerini kesip sürekli kan akıtırlar,  bizim üç renkli sokak kedilerine benzeyen atlara binerler, nasolsa yanındaki beyaz adam bu işlerden anlamıyor diye iz sürerken böyle bir tane otun yana yatmasından falan neredeyse suçlu profili çıkarırlar, oysa biraz ilerde at boku vardır oradan anlamıştır, ama çaktırmaz. Çok bilge yaşlıları vardır, gökyüzünde uçan kartala bakar ve vecize patlatırlar.

-- “Kartal gol gol gol” diyordur Allah bilir. Valla benim bildiğim ilk fırsatta alkolik oldukları ve beyaz adamın tüfeğiyle başa çıkamayınca mazluma yattıkları. Tam tersi olsa, yani tüfek kızılderilinin, ok ve yay beyaz adamın elinde olsa, sen katliamın boyutlarını esas o zaman bir düşün... Yahu nerden girdik bu lafa. Sen ineği muayene ediyordun değil mi?

-- Onu diyorum abi. İş bir yerden sonra çekilmiyor. Nereye kadar yani?

-- Mutlu olmanın formülü basittir. Hemen, daha kötü bir durumda olmadığın için kendini şanslı hissedeceksin. Mesela gergedan da muayene edebilirdim, hipopotam da muayene edebilirdim deyip derhal mutlu olacaksın... Ama tabi, sen de haklısın. Her gün her gün, nereye kadar? Değil mi? Gerçi cevap belli, dirseğe kadar...

-- Abi, morali bozuluyor insanın. Bir süre sonra meslek çamur ve bokla özdeşleşiyor. Pet’ine para harcamaya yer arayan hatunların kedisine, köpeğine gerekli gereksiz iğne yapmaya  benzemiyor.

-- Biliyor musun, bir tanıdığın babası da kurbanmatik mucidi.

-- Ne matik?

-- Esas ismi öyle değil, ben kurbanmatik diyorum. Koyuyorlar konteyner benzeri bir oda. Bir taraftan düve giriyor, beş dakika sonra öbür taraftan derisi yüzülmüş ve altı parça olarak çıkıyor.

-- Abi fıkra gibi oldu bu. O dediğin güve olmasın. Adam içeriyi kesimhane yapmış o zaman. Ya da içerde ellerinde baltayla bekleyen altı tane psikopat var.

-- Yahu sitesi bile var, ve ve ve, kurbaniye nokta com. Gir bak inanmıyorsan.

-- Abi olur mu? Böyle kurbanı okşayıp teşrik tekbiri getirmeden vekalet vermeden olur mu?

-- Teşrik tekbiri ne ki?

-- Abi var ya hani, bayram kandillerde falan ikidebir ...huvallaaaa huekber... falan diye giden bir Itri melodisi.

-- Bildim

-- Hah işte onu söyleyeceksin, ondan sonra besmeleyi çekip bıçağı vuracaksın.

-- Dün sabah gözüme daha bir sempatik görünüyordun. Umarım geceleri de karın deşmiyorsun?

-- Abi boğaz kesmek şu anda sana dehşet verici gelebilir. Ama her mesleğe alışır insan. Cephede bir sıhhiyeci olsaydık her gün testereyle kan fışkırtarak kol bacak keserdik ve bir kaç gün sonra buna alışırdık... Niye öyle bakıyorsun?

-- O fakülteyi özellikle seçtin, değil mi?

-- Nası yani?

-- Yani her cerrahın içinde hayat kurtaran kahramanla tezat, bir de sadist vardır. Bunu birisinin iyiliği için yapıyor olsalar bile, yine de bir diğer insanı gayet rahat kesebiliyorlar.

-- Haydaa şimdi de sadist olduk, aşkolsun abi.

-- Ama insanlığın yararı için dedim. Hem, bu arada, hadi veteriner hekim oldun. Büyükbaş kesmeye nasıl başladın?

-- O babam yüzünden abi. Babam boynuzlanınca hayatım değişti.

-- Anlıyorum... Kusura bakma, özel konulara girdin benim yüzümden.

-- Babam Portekiz’de matadordu abi.

-- Bu bankacılık yapan kasaptan da ilginç :) Ee?

-- Portekiz’in ilk ve tek Türk matadoruydu. El Muchacho derlerdi.

-- Ne demek o?

-- Delikanlı demek. Sonra bir güreşte boğa biraz şanslıydı. Hatta babamı kalleşçe arkadan boynuzladı da diyebiliriz. Ondan sonra Delikanlının anlı kısmı gitti tabi. Bu Türk düşmanı İspanyollar El Salero diye isim taktılar. Biz de tası tarağı topladık memlekete döndük. O gün bu gündür boğaları, inekleri ve düveleri hiç sevmem.

-- Keşke benim babam da Türkiye’deki tek Portekizli yağlı güreşçi olsaydı. Ne yazık ki bizim ailede hiç bir ilginçlik yok.

-- Abi servis geliyor, müsadenle elinde yarısı içilmiş sigarayla toplu taşıma aracı bekleyen her  Türk gibi, sigarayı derin bir nefesle fondip yapıyor ve sonrasında yanar vaziyette yola atıyorum.

-- Dur! Çekmeden son bir soru. Baban burada ne iş yapıyor?

-- Red Bull Boğazkesen bayii

 

  
Emre 2007


 


 

14/12/2007 Yaşlı Yazarlarla Nereye Kadar?
06/12/2007 Yavuz Hırsız
23/11/2007 Cv-2
05/11/2007 Gereği Düşünüldü
23/10/2007 Yersen
09/10/2007 Deli Bülent
26/09/2007 Bahşiş
09/09/2007 Sonuncu Mahmut
23/08/2007 Menemen
09/08/2007 Evril De Gel
29/07/2007 Beyaz Koyun
12/07/2007 Surat Tökmek
24/06/2007 Garantili Oscar’ın Sırrı
25/05/2007 Fikri Güzel
09/05/2007 Cv-1 Cihan Elektronik
29/04/2007 Anlayana Lafonten
13/04/2007 Aynı Babası
29/03/2007 Özgürce
12/03/2007 Satılmış
12/02/2007 Benim Rüyam
16/01/2007 Şu Saçıma Bir Düzen Ver
27/12/2006 Yok Sana Akşam Serçe
07/12/2006 Yer Misin, Yemez Misin?
15/11/2006 Hocam
03/11/2006 Uyutulduk Belki Biz Bu Alemde
02/10/2006 Davulcu
19/09/2006 Rıfat Amca
12/09/2006 Karınca İle Cırcır Böceği
21/08/2006 Kurbağa İle Öküz
15/08/2006 Tilki İle Karga
04/08/2006 Elime Silah Almam
26/06/2006 Unforgetable
02/06/2006 Fodulcan
25/05/2006 Rolex De Souza
03/05/2006 Akıbet Böyle Mi Olacaktı ?
24/04/2006 Halıyı Kaydırmak
06/04/2006 Beş Dakika
22/02/2006 Kendini İntihar Eden Yazı
07/02/2006 Argonot Ve Yassı Kurt
26/01/2006 Doğan Görünümlü Şahin’ini Satan Bilge
09/01/2006 Vatan Sağolsun