yukarıdaki kişilerin fotoları


 

annesahife




26/01/2006

 

Doğan Görünümlü Şahin’ini Satan Bilge

 

-- Sahibinden, ihtiyaçtan.

-- Ne ihtiyacı ?

-- E, Bilge olacağım da, onun için satıyorum.

-- Çok asil bir amaç, bravo. Değişen parça var mı?

-- Yan kapı değişti

-- Vuruk büyük müydü?

-- Ne vuruğu. Hayatın sürekli bir değişim olduğunu vurgulamak için değiştirdim kapıyı.

-- Taabi canım. En son altıbin lira veririm. O da bilge olduğun için.

Pek popüler oldu şu Ferrari’sini Satan Bilge kitabı. On sayfa okuyup elinden atan da var,  okuyup hayatının değiştiğini söyleyenler de var. Bu konunun çok işlendiğini ve kitabın kabak aromalı olduğunu söyleyenler de var. Demek ki bana bahsedecek tek konu kaldı. O da, her nedense bilge olmaya karar vermenin hep Ferrari’yi aldıktan sonra görülüyor olması konusu. Başka Ferrari’sini satan bilge tanımıyorum elbette ama doğru yolu bulan, tövbekar olan, arınan, ışıklanan, hidayete eren vs bir çok kişiye ya rastladım ya izledim. Pazara pırasa almaya giderken bilge olmaya karar vereni görmedim. Mutlaka önce dibe vurmak gerekli. Hatta bu çok geçerli bir bilge olma reçetesi bile olabilir.

Evet, önce bir şeylerin dibine vuracaksınız. Bu para olabilir, fuhuş olabilir, uyuşturucu olabilir. Ondan sonra dibe vuran bir pinpon topunun  gidecek tek yönünün yukarı olması gibi (istikbal göklerdedir zaten) tek alternatifiniz olan ışıklı doğru yola yöneleceksiniz. Gereksizce tebessüm ederek “Sen gelirken biz dönüyorduk” imajını oturtacaksınız ve “Her haltı yedik sonra Hidayet Turizm’den bilet aldık, hadi bakayım dokuz metre onbeş santim açılın” şeklinde karizmaya yatay geçiş yapacaksınız. Hemen bir miktar satıp savacaksınız; çünkü Ferrari'li bilge olamaz. Sırtınızda bin dolarlık takım elbise ile Ferrari’den indikten sonra ağzınızla kuş tutsanız bile, size sadece “ukala” denebilir, hele kuş gribi yaygınken “salak” bile derler, hiç denemeyin. Bilge olmak için mutlaka entarili, elde yamuk sopalı ve ortaya karışık saç sakallı olmalıdır. Bıyıklı bilge pek makbul değildir. Öyle olsa Cemil İpekçi de bilge olurdu.

Ancak dilerseniz uzakdoğu usulü keltoş bilge de olabilirsiniz. Uzakdoğu bilgeliği genelde rahiplerle anılan ayrı bir durumdur tabi. Onlar öyle çok cilalı söz söylemezler, işlerine bakarlar, bitmez tükenmez antrenmanları olur. “Gerekirse adam da döveriz, hatun da öperiz” tarzı bir durumları vardır. Filmlerde gerekirse uçarlar ve ellerindeki yamuk sopayı kafaya, göze, apış arasına anında denkleştirirler. Onların karınlarına mızrak neyin dürterler ama işlemez. Ben televizyonda pipisiyle kamyon çeken sapık rahip de gördüm. Bu tarz bilge olacağınıza Ferrari’yi satmayın daha iyi esasında. Hem Ferrari’nin yolda benzini biterse, benzinciye kadar çekici parası ödemezsiniz.

Bir de hidayet tayfası vardır. Etrafta pipisini gösterecek çocuk kalmayınca, müslüman olmaya karar verdiği haberleri çıkan Michael gibi, Cebelitarık da elini sıcak sudan soğuk suya sokan kaptan Cousteau’nun “Oh Mondieu” diyerek müslüman olması gibi, dış mihraklı örnekler olmasına karşın çoğu örnek yerli malı yurdun malıdır.  

Aklıma gelen en iyi örnek, ilk işimde,  Şehremini’de televizyon satan, herkesin “Hacı” diye çağırdığı bir müşterim. Herkes severdi onu, askeri deyimle “İyi çocuktu”. Gerçekten de öyleydi, hatta ne olduysa, bir tarihte üstüne sopayla yürüyen saldırgana gülümseyerek “yapma kardeşim, şiddetle bir yere varamazsın” demiş. Ancak adam onu Cerrahpaşa’ya vardırmış.  Hacı kafasındaki gazlı bez bandajdan dolayı takke takma gereği duymayarak hastaneden çıkarken polislere, Papa edasıyla, kafasını yarandan şikayetçi olmadığını söylemiş. Yani Yunus’dan da öte bir noktadaydı; “Yaranı severiz Yaratan’dan ötürü”.

Bir gün Hacı’yla sohbet ederken :

-- Şu Topkapı surlarından hiç hazetmiyorum, yıksalar keşke.

-- Yahu Hacı hiç olur mu? Tarihi sur hepsi.

-- Ondan değil, hatırası kötü

-- At mı kestin dibinde?

-- Hayır ama gençliğimde bazı mahalle arkadaşlarımı emellerime alet ettiydim

-- Oo Hacı, zamanında hızlıydın yani, evlenme vaadiyle mi kandırdın kızları?

-- Kız değillerdi

-- Ben gideyim Hacı

-- Tedirgin kalkışı yaptın? Ne güzel sohbet ediyorduk.

Bir de, her önüne gelen bilge olmamalı. Devlet bu işe bir çeki düzen vermeli. Neden sertifika verilmiyor? Muhtarlara bu konuda yetki verilebilir. Bilge olmak isteyen gidip form doldurabilir.

-- Adın?

-- Emre

-- Ferrari’n var mı?

-- Yok, ... ama Şahin var

-- Ne görünümlü?

-- Yandan enişteye benzetiyorlar ama Doğan’a da benziyor.

-- Olmaz! En aşağı Vectra lazım

-- Yapma be

-- Üzülme. Yakında Akbank bilge kredisi vermeye başlar, gider alırsın bir tane

 
 

G V Z - Emre

 

Eski  G V Z  Sayıları 

09/01/2006