07/02/2006
ARGONOT VE YASSI KURT
Ortalıkda bir Argonot postası dolaşmaya başladı. Argonot denen
mahluk kayaya tutunurmuş, pipisi gider dişiyi bulur döller ve
sahibine geri dönermiş. Herhalde Tanrı Argonotu espri üretelim
diye yaratmış olmalı. O zaman makaranın bir ucundan da ben
tutayım.
Tabi bu denilenler doğru mu bilmiyorum, ama araştırmayacağım.
Neden? Çünkü, doğru olmadığı ortaya çıkarsa bu yazıyı yazamam.
Yavaşça kapı açılır. İçeri ses çıkarmadan yürümeye çalışan pipi
girer. Argonot abajurun ışığını yakınca karanlıkta oturmakta
olduğu ve pipinin gelmesini beklediği ortaya çıkar.
-- Nerdesin lan?! Saat bir oldu!
-- Abi trafiğe takıldım
-- Kimleydin?
-- Ayselotlaydım
-- Şu yaşlı maskara Ayselot?
-- Evet
-- Başka
-- Banuotlaydım
-- Şişko Banuot
-- Evet
-- İğrençsin ya! Zevksizin allahısın yani.
Bırak geri dönme. Git ne halin varsa gör!
-- Abi nasıl git yani? Ben nereden bileyim ondan hazzetmediğini.
-- Canım insan biraz sahibinden öğrenir. Orada sallanıp durmakla
olmuyor. Nasıl olur da benim pipim böyle bişey yapar?! Soğudum
senden! Git allasen!
-- Abi neler diyosun, ne yaparım ben sahipsiz?
-- Ne yaparsan yap, git Ayselot’a, onun pipisi ol!
-- Abi yapma gözünü seveyim. Daha sokak pipileri derneği de
kurulmadı kalırım ortada valla.
-- Ben anlamam. Senin gibi pipim yok artık benim!
-- İyi o zaman ismin Top Bergamot’a çıksın, aklın başına gelir.
-- Top olsam ne olur? İşi sen bitiriyorsun nasıl olsa.
Ben
sadece havadisleri alıyorum o kadar. Şu anda da top sayılırım
zaten.
-- Olmaz kendi iradenle benden vazgeçersen, işte o zaman top
olursun.
-- Sana niye katlanayım canım? Zevksizsin.
-- Bak Bergamot, hayatta pipilerimizi biz seçemeyiz. Beni
olduğum gibi kabul etmelisin.
-- Cebimde param var. Transfer yaparım ben de. Osmonot beyin
pipisini çok beğeniyorum. Bir defa çok dakik. Senin gibi önüne
gelene saldırmıyor. Çok da efendi, onu transfer ederim.
-- Abi olmaz. Ben senin öz pipinim. Öyle elalemin şeyiyle
gerdeğe girilmez. Atalar sözü.
***
Bu
hayvancağız 2002'de NTV’de seyrettiğim bir belgeseli de
çağrıştırdı. Orada da Yassı Kurt denilen bir mahlukat
izlemiştim. O da en az Argonot kadar enteresandı.
Yassı Kurt dediğim Sivas Erzurum karayolunda üstünden tır geçmiş
kurt anlamına değil. Deniz dibinde yaşayan, kadın flamenko
dansçısının eteği gibi saçaklı, dantelli, kurtçuğa benzeyen,
esasında şekilsiz ve yamuk, bir o kadar rengarenk bir mahlukat.
Vücüdunda hem pipisi var hem kukusu var. İki Yassı Kurt
karşılaştıklarında her iki taraf da erkek rolünü seçiyor.
Akreplerin iğnelerini kaldırdıkları gibi, bunlar da vücutlarının
bir ucundaki pipilerini birbirlerine doğru kaldırıp
saldırıyorlar. Oyunun kuralı basit :
"Saplanan çocuğu doğurur ve kadın olur. Saplayan erkek olarak
yaşamına devam eder".
Bir
süre seyrettikten sonra hayvanların yaşadığı stresi düşünmeye
başlıyor insan. Saplandın mı gittin.
Yassı Kurtlar kahvede çay içerken "Pala Abi" görünüyor uzaktan,
karnı burnunda vaziyette. Kahveden kendini bilmezler laf
atıyorlar :
--
Ne o Pala abi, kabağı yardırdın galiba?
-- Başkası yapmadı lan! Ben saldırırken kenara çekildi, kendi
kendime sapladım.
Belki de evlenme törenleri falan vardır. Nikah memuru :
-- Damat Hüseyin ve damat Ercüment'i karı koca ilan ediyorum.
Hangisinin karı hangisinin koca olduğunu bu akşam göreceğiz.
Akşam yatak odasında iki erkek kırkpınar pehlivanı gibi
birbirlerinin etrafında dolanıyorlar.
--
Direnme Hüseyin. Biliyorsun ben kazanacağım. Güzellikle olsun
diye söylüyorum.
-- Sen kendine kadın ismi seçmeye bak Ercüment. Umarım iyi yemek
pişiriyorsundur.
Ertesi gün iki kadın nikah memuruna gidiyorlar.
-- Şey, biz aynı anda sapladık. Ne olacak şimdi?
-- Siz artık lezbiyen oldunuz. Geçmiş olsun.
-- Görüyor musunuz başımıza geleni, Yassı Kurt tarihine geçtik.
-- Yok canım, var bir sürü. Geçen gün havada pipileri çarpışan
bir çift geldi. Onları da homo ilan ettik.
Tabi, intikam almak isteyenler de çıkacak. Erkek kurt akşam
evine dönerken, köşebaşında kiralık saplayıcılar tarafından
saldırıya uğrayacak ve işi bitirilecek.
-- Hoşgeldin Nurullah. Bakıyorum göğüslerin büyümüş.
-- Sen yaptırdın, değil mi?
-- Evet ben yaptırdım.
-- Mesleğimi mahvettin. Ben artık nasıl ürologluk yaparım!
Doğa çok alem, bir de bölünerek çoğalanlar var. Adam oturmuş maç
seyrediyorken, "Bolçk" diye bölünerek çoğalıyor. Yeni çoğalan
etrafa şaşkın şaşkın bakarken :
-- Hoşgeldin gözüm. Şimdi, al şu parayı, koş bakkaldan bira kap
gel!
Emre 2006
|