mesaj kaygısı arsenik gibidir, öldürür..


                                                                                            

Huysuz Orta Yaşlı
sıyrık balata
deli kızın türküsü
pe®sona g®ata
Adam Legal
Muamma Hanim
de-ga-je
Hakkı Devrim
Huysuz Velet
Sabah Rüzgarı
GvZ
Arzu'nun Seyir Defteri

Anasayfa

site haritası | fasıl | slayt | depo
ŞİİR KÖŞESİ
"BU SATIRLARIN YAZARI" arşivi

Copyright © 2005 özgürce.net
Tüm yazıların yayın hakkı yazarlarına aittir.
IE 5.0 +, Mozilla Firefox 1.0 +, 1024X768 çözünürlük..
Yoksa karışmayız..

 

 

 


06/04/2008

 

POLİFONİK BİLİNÇALTI


 

-- Oğlum ne ilgisiz adamsın be. Daha yeni mi soruyorsun Oscarları?

-- İlgimi kaybettim oğlum. Savsadı. Altın Portakal’dan hallice oldu Oscar. Kırmızı halıda endam etme festivali oldu. Bir faşing, bir kermes havası sindi. Sen yine de söyle bakayım kimlerin kazandığını.

-- Abi yine taklitçiler aldı Oscar’ları. Edith Piaf taklidi yapan hatun ile Daniel Plainview taklidi yapan adam aldılar. Kraliçe Elizabeth taklidi yapan da Allahın emri  aday oldu.

-- Formül belli. Taklidi yap, Oscar’ı al. Sen seyrettin mi filmleri?

-- Evet, tören haftası indirdim internetten. En iyi film, tüfekle adam vurma filmi abi. Terminatörün robotsuzu bir nevi. Petrolcü Daniel’in filminde içime fenalık geldiği için yarıda bıraktım. Edith Piaf’ın filmi de Acıların Kadını Bergen’den hallice. En sonunda da arabesk bir şarkı söylüyor ama Fransızca olduğu için Şanson oluyor tabi. 

-- Hangisi?

-- Ya, varya işte, gargara yapar gibi sesler çıkardığı şarkı

-- Jönö ğögğet ğien

-- Hah o işte. Altyazısından okuduk sözlerini, Fransız arabeski abi.

-- Valla haksızsın diyemeyeceğim :) Gerard Depardieu hangi roldeydi?

-- Müzikholcü rolündeydi. Nereden bildin onun da oynadığını?

-- Sen onun oynamadığı Fransız filmi seyrettin mi hiç? Herif herhalde film mafyasının lideri.

-- Abi bu çirkin ve yarma haliyle yakışmaz mı?

-- Ya da Fransız anayasasında “Gerard’ın oynamadığı film çekilemez, çekilmesi teklif bile edilemez” diye madde var.

-- Abi biz de Özgü Namal için yasa çıkaralım. Onun oynamadığı film çekilemesin.

-- :) En iyi yönetmen kim?

-- En iyi yönetmenler var abi

-- Berabere mi kalmışlar?

-- Yok öyle değil. Coen biraderler almışlar ödülü.

-- Nası ya? Bunlar beraber mi yönetiyorlar yani? Aile işi herhalde.

-- Ne bileyim oğlum, herhalde öyle.

-- Nasıl oluyor abi? Birisi “Olmadı, olmadı kees!” falan dediğinde diğeri, “Ne olmadı? Bal gibi oldu, ne durduruyon lan?!” derse ne olacak? Abi olan küçük kardeşine “Karışma işime!” diye şaplak atarsa ne olacak? Kim Action diyor? Kim Stop diyor?

-- Aynı mikrofona kafalarını uzatıp vokal yapanlar gibi, aynı megafona beraberce uzanıp “Van, tuu, trii, ekşııın” diyor olmalılar.

-- Ulan o zaman başrolde oynayacak hatunun işi de zor valla. Düşünsene rejisör yatakları birken ikiye çıkıyor.

-- Oğlum biz de böyle bir ayak bulalım. Oscarlık bir film çekelim. Sonra bizim mahalleyi toplarız, hepimiz rejisörüz deriz.

-- Ne lan bu “Karamurat benim! Hayır benim!” hesabı:)

-- Aynen. Bize elli tane heykel verirler. Satıyoruz altın heykelleri, hepimiz zenginiz!

-- Abi o heykelin saf altın olduğunu düşünecek kadar safsın sanırım.

-- Yapma be :(

-- Altına batırıyorlar. Öyle olmasa her sene Oscar’ları yahudilerden başkası alamazdı. Hem Oscarlık filmi nasıl çekiyoruz? Hadi ben çektim, senaryoyu kim yazıyor?

-- Ben

-- Ulan o web sitesinde yazmaya benzemez. Yapımcı seni nasıl kabul edecek, şöhretin var mı, herhangi bir ödül aldın mı?

-- Hayır ama, ... her yazımı yolladığımda bir iki dostum gülme işareti, editör ise “Klavyene Sağlık” diye mesaj yolluyor.

-- Kalem devri kapanınca teşekkür biçimi de teknolojiye uygun hale geldi desene. Klavye  dediğinin tuşuna dürten yine senin elin, ele teşekkür edilse daha iyi değil mi?

-- Herkes eliyle yazıyor değil ama. Örneğin My Left Foot, Christy Brown ayağıyla yazıyor. Stephen Hawking ise gözüyle yazıyor. Kendisine “gözüne sağlık” denmesi uygun olabilir mi?

-- Olmaz, zira gözüne sağlık lafı röntgencilik çağrıştırıyor.

-- Bir röntgenciye neden gözüne sağlık densin?

-- Şöyle ki, diyelim kapı çaldı, boynuna dürbünü asılı bir adam :

-- “İyi geceler, rahatsız ettim. Ben her akşam sizi karşı meşe ağacından röntgenliyorum. Dikkat ettim, komodinin üzerindeki yapma çiçeklerin arasında gizli kamera var. Birisi sizi gözetliyor hanımefendi.

-- Gizli kamera mı? Ay inanmıyorum, ne büyük terbiyesizlik!

-- Malesef hanfendi, var böyleleri

-- Çok teşekkür ederim, gözünüze sağlık.

-- Evet, böyle bir senaryoda olabilir belki. O zaman yine en iyisi kalemine sağlık demek abi. Ancak nedense başka eylemlerde uzva teşekkür edilirken yazı yazınca krediyi hemen kalem kapıyor. Yemek pişirene “kepçene sağlık”  denmiyor, tamir yapana “matkabına, dübeline sağlık” denmediği gibi.

-- Zaten uzva teşekkür etmek de başlı başına acayip bir durum. Ziyarette bulunanın ayağına, söz söyleyenin ağzına sağlık dileniyor. Peki bir koca, doğum yapmış eşine bu tarz bir iltifatta bulunabilir mi? Kadın da nezaketinden kocasına bilmukabele cevap verebilir mi? Ya da beslediği evcil hayvanlarını çok seven tonton bir teyze yumurtlayan tavuğuna ne diyebilir?

-- Abi öyle insanlar var. Çiçekle, tavukla muhatap oluyor ve ineklere Mozart dinletiyorlar. Yetmedi bir de inek Mozart’ı dinledi diye sütünün arttığını iddia ediyorlar. İneğimi uzaylılar kaçırdı desen şarlatan muamelesi görürsün, ama bunlara bir şey diyen yok.

-- Öyle deme, Eine Kleine Milschmusik.

-- Oğlum yok mu şöyle ineğin sütünü artırdığı gibi zihin açan, kelliği önleyen ya da kırışıkları gideren bir müzik? Sabah akşam dinleyelim. Hatta cep telefonu melodisi yaparız çaldıkça şifa buluruz.

-- Bulamazsın, zira cep telefonu çaldığında insanlar genelde bir an evvel telefonu susturmak için üzerine atlıyorlar. Yani en azından bizim işyerinde öyle.

-- Abi kimse telefonuna işyeri müziği seçmez. Onun için kendi ortamında uzun uzun çalmasını istedikleri müzik işyerinde çalınca panik olup, atak yapıp telefonun üzerine atlama durumları oluyor tabi. Hatta bazısı öyle bir atlıyor ki, zannedesin annesi misafirlere seyrettirmek için bilmemkimin nikah kaseti yerine yanlışlıkla onun pornolardan bir tane koydu vhs’ye, o da üzerine atlayıp umutsuzca fişi çekmeye çalışıyor.

-- Bence işyerinde susturmak için o telefona saldırmanın esas nedeni, seçilen müziğin fantezileri ele vermesi. Masasında iş yapan gözlüklü tıknaz adamın telefonu, hani diskolarda gece üç gibi “hadi gidin müzikleri” çalar ya, o tarz bir cıstak çalıyor. Adam atlıyor tabi susturmak için. Ruhundan frikik vermek istemiyor.

-- Ama yine de duramıyor, o müziği seçiyor, değil mi?

-- Aynen abi. Polifonik bilinçaltı. Saçını yapıştıran, bıyığını siyaha boyayan herifin telefonu Kill Bill ıslığı çalıyor. Herif kesin bütün akşam Crime and Investigation kanalı seyrediyor.

-- E bizim, işe yazları aynı tişört, kışları aynı kazakla gelen, bayan Koyvermiş’in de telefonu  boru müziği çalıyor.

-- O ne lan?

-- Ya, var ya striptizci soyunmadan evvel, sanki hiç soyunmayacakmış gibi vakit geçirir. Sahnede boru vardır ona sarılır, döner falan ...

-- Ha, şu boru. Abi o aksesuarlarda da hiç değişiklik olmuyor. Sandalye bir, boru iki, başka numara yok.

-- Ya ne olacaktı? Çamaşır makinası koyalım istersen, çıkardıklarını atarlar.

-- Reklam için iyi fikir ama sahne için değil. Bulacaksan sahne fikri bul.

-- Var abi, kutu bira.

-- Nasıl olacak?

-- Sahne Taksim yılbaşı kutlamaları gibi dekore edilmiş. Striptizci hatun, Avustralyalı turist rolünde sahnenin ortasına doğru elinde kutu birasıyla gelir. Bizimkiler hatunu görünce önce geri çekilirler ve bir yandan ay şeklinde açılırlar. Ardından birden geri dönerek hatunu çember içine alırlar. Hatunun etrafındaki çember daraltılır, el mesafesine kadar yaklaşılır. Ardından çetenin lideri açılış pandiğini atar. Hatun da döner açılış tokadını atar. Ardından bir harala bir gürele. Bir bakarız ki hatun aynı anda iki eliyle iki kişiye Matrix tokadı bile atmaya başlamış, ancak sayı üstünlüğü bizimkilerde. Derken o hengamede hatunun kıyafetleri de havada uçuşmaya başlar. Burada nefesli sazlar yaygaraya başlar, seyirci coşar, hatun bu esnada çıplak kalır, salon yıkılır. Derken polis gelir, müzik susar. Hemen kadının üzerine bir bornoz verir. Sonra döner bizimkilere: “Noluyo lan burda?!” diye sorunca, çete lideri bir adım öne çıkar ve: “Biz rahatsızız amirim. Pandik atak geçirdik” der. Nasıl?

-- Abi bir gün yılın en iyi yabancı özgün striptiz senaryosu kategorisi açılırsa Oscar kesin bizim. En iyi film diyorsan, yeterli olmaz.

-- Niye abi? Filmin kalanı için ben elime bir tüfek alırım, önüme geleni vururum.

-- O zaman alabiliriz. Bir de katile cep telefonu melodisi bulmak lazım. Biraz evvel konuştuğumuz gibi çaldığı an katilin karakterini birden açık eden bir melodi.

-- Sayko kilığ kesköse abi.

 



  

Emre 2008


 


 

11/03/2008 Aldırma
27/02/2008 Dolphin
13/02/2008 Hobi
28/01/2008 Kemer
17/01/2008 Yazı Olamamış Yazı Notları
08/01/2008 Rahimde Durduğu Gibi Durmaz
26/12/2007 Kasap Clark
14/12/2007 Yaşlı Yazarlarla Nereye Kadar?
06/12/2007 Yavuz Hırsız
05/11/2007 Gereği Düşünüldü
23/10/2007 Yersen
09/10/2007 Deli Bülent
26/09/2007 Bahşiş
09/09/2007 Sonuncu Mahmut
23/08/2007 Menemen
09/08/2007 Evril De Gel
29/07/2007 Beyaz Koyun
12/07/2007 Surat Tökmek
24/06/2007 Garantili Oscar’ın Sırrı
25/05/2007 Fikri Güzel
09/05/2007 Cv-1 Cihan Elektronik
29/04/2007 Anlayana Lafonten
13/04/2007 Aynı Babası
29/03/2007 Özgürce
12/03/2007 Satılmış
12/02/2007 Benim Rüyam
16/01/2007 Şu Saçıma Bir Düzen Ver
27/12/2006 Yok Sana Akşam Serçe
07/12/2006 Yer Misin, Yemez Misin?
15/11/2006 Hocam
03/11/2006 Uyutulduk Belki Biz Bu Alemde
02/10/2006 Davulcu
19/09/2006 Rıfat Amca
12/09/2006 Karınca İle Cırcır Böceği
21/08/2006 Kurbağa İle Öküz
15/08/2006 Tilki İle Karga
04/08/2006 Elime Silah Almam
26/06/2006 Unforgetable
02/06/2006 Fodulcan
25/05/2006 Rolex De Souza
03/05/2006 Akıbet Böyle Mi Olacaktı ?
24/04/2006 Halıyı Kaydırmak
06/04/2006 Beş Dakika
22/02/2006 Kendini İntihar Eden Yazı
07/02/2006 Argonot Ve Yassı Kurt
26/01/2006 Doğan Görünümlü Şahin’ini Satan Bilge
09/01/2006 Vatan Sağolsun