|
05/11/2007
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
-- Geçinemiyorlardı efendim.
-- Nasıl geçinemiyorlardı?
-- Kavga ediyorlardı efendim
-- Sen nereden biliyorsun? O evde mi yaşıyordun?
-- Hayır, ama ziyarete gittiğimizde bile kavga ediyorlardı ve her zaman
kavga ettiklerinden bahsediyorlardı.
-- Nasıl bahsediyorlardı?
-- “Hiç unutmam, bir gün yine kavga ediyoruz...” diye başlıyorlardı
lafa.
-- Sen hiç şahit oldun mu kavga ettiklerine?
-- Evet efendim, onun için buradayım.
-- Tahmin ederim. Ne oldu?
-- Muzaffer gardırobu açtığında içinde bir tabure görüp sebebini sordu?
-- Ne arıyormuş?
-- Eşi taburenin orada ne aradığını bilmediğini söyledi. Üstelik
üzerinde oturan adamı da tanıyamadı.
-- Gereği düşünüldü, Muzaffer sen bu karıyı boşa...
. . .
Muzo sinirle fırladı yerinden
-- Ya Emre, sulandırıyorsunuz abi ya! Yarın böyle mi diyeceksin
mahkemede yani?! Selo, sen de adisin! “Sen bu karıyı boşa...”, be be be
be, aman ne komik!
-- Oğlum sakin ol, ilk yalancı şahitliğim değil, bir şey olmayacak.
Sürekli kavga ettiğinizi ve kavgalar esnasında sana ağır laflar, hatta
hakaretler ettiğinden bahsedeceğim. “Ne gibi?” diye sorarsa, ahmak,
gerizekalı gibi zararsız bir kaç şey söyleyeceğim. Hakim de gereğini
düşünecek.
-- O kadar mı?
-- Evet. Ben yuvanızı yıkacağım sen de kurtulacaksın.
-- Dozerimsin, kankamsın abi. Bir bitsin, kutlamak için içmeye gideriz.
-- Boşanamazsan da kederden içmeye gideriz zaten.
-- Ya ... dalga geçme... zaten streslerdeyim.
-- Dalga geçmeyip de ne yapacağım lan? Nikah şahidin de bendim. Sayende
maymun oldum.
-- Hakkaten. Allah razı olsun. Boşandıktan sonra seninle evlenmeliyim.
Çok mutlu oluruz.
-- Bizde erkelerin evlenmelerine izin veriyorlar mı?
-- Vermiyorlar herhalde. Ama zaten memlekette erkekle erkeğin
evlenmesinden daha acil erkeklerle eşeklerin evlenmesi konusu var. Hele
o bir yasallaşsın sonra sıra diğerlerine gelir.
-- Erkeğin erkekle evlenmesi bana hala garip geliyor. Bu homolar eskiden
gizlenirlerdi ama artık alıştırdılar kendilerine valla.
-- Tarihte ilk homo ne zaman ortaya çıktı acaba?
-- Adem homo değil, ama sonrasını bilemiyoruz.
-- Muhtemelen mağara adamları varken çıktı ortaya. Onu kulağının ardına
taktığı kocaman papatyadan tanıyabilirdiniz. Genellikle toplu avlanmaya
katılmaz ve tek başına yılan yakalamaya giderdi. Toplu avlanmalarda ise
diğer erkekler mızraklarıyla mamutun gövdesine saldırırken, o mamutun
hortumuna saldırıyordu. Diğer erkekler üzerlerine bizon kürkü
giyerlerken o leopar kürkü giyiyordu. Antropologlar boşuna ona homo
saphiens demediler.
-- Abi bu homoluk giderek yayılıyor galiba. Yoksa artık gizlenmedikleri
için mi bize öyle geliyor? Erkek homolar, kadın homolar dolu etrafta.
Dönme dolap diye lunapark eğlencesi var oğlum.
-- Kadının dönmesi olmuyor değil mi?
-- Olmaz abi, ortada dayı dayı dolaşanı olur ama tam dönmek için organ
nakli gerekli
-- E yapsınlar?
-- Nası yapsınlar?
-- Abicim, dönen erkeklerden gelen organları dönen kadınlara
nakletsinler, olsun bitsin. Israf oluyor.
-- İğrençsin oğlum.
-- Abi dur, bak çocuk burda heyecandan dört dönüyor biz makaraya daldık.
Anlat oğlum Muzo, tekrar bekarlık günlerine döneceğin için memnun musun?
-- Aslında memnunum abi. Yani yatakta devlet olmayınca daha iyi olacak
gibi geliyor.
-- Eh, sen de devlet yerine artık ikinci bir hatun alırsın yatağa.
-- Vaay, aynı anda iki hatun fantezisi.
-- Aynı anda değil tabi. Yani, teknik olarak bir erkek iki hatunla aynı
anda sevişemez. Olsa olsa sırayla sevişebilir. İki hatunla aynı anda
sevişebilen tek erkek Cyrano De Bergerac'tır.
-- Ya baksana, ya hakim geçimsizliğin şiddetinden tatmin olmazsa? Hani
daha garantili bir mazeret yok mu?
-- Var. Hatunun erken boşaldığını söyleyebiliriz.
-- Kadında bu bir sorun mu?
-- Bilmem? Belki de meziyettir.
-- Çok göreceli bir sorun esasında. Mesela dünyanın en erken boşalan
mahluku belki de horoz ama bu bir sorun değil.
-- Onda da erken ötme problemi oluyor bazen. Kafası kesilince düzeliyor.
-- Tosbağa nasıl acaba? Altı gün sürüyordur allah bilir
-- Demek onun için ağır hareket ediyor zavallım, hali kalmıyor, çok
kötü.
-- En kötüsü o değil. Tosbağa olmanın en kötü yanı, birisi silahı kafana
dayadığında, hayatının bir film şeridi olarak gözünüzün önünden
geçmesini bitiremeden öldürülmendir.
-- Abi bu akşam uyku tutmaz beni. Boşanırım değil mi?
-- Merak etme erken boşatıcam ben seni.
-- Sen bizim Selo’nun da iş mahkemesinde yalancı şahitlik yapmıştın,
değil mi?
-- Evet
-- Oğlum ne karaktersiz adamsın be :)
-- Ne yaparsın kardeş, kanun kurbanıyız. Kanunlar yeterli olsaydı bana
gerek kalmazdı. Mesela hatunlar da işyerine gidip “Kocam çalışmama izin
vermiyor” palavrasını sallayıp, tazminatı alıp gidiyorlar. Askerler bir
ara yabancı hatunla evleniyor ve ordudan paçayı kurtarıyorlardı. Hülle
evliliği diye bir şey var. Bu düzeni ben icat etmedim. Yani yazılı olan
kuralın yazılı olmayan kurallar bunlar. Meraklı değiliz elin hakimiyle
danışıklı dövüşe.
-- Danışıklı dövüşme, danışıklı seviş abi. Ne soruyor iş mahkemesinde
hakim?
-- Ne soracak? Bizimki ihbar süresi midir nedir işte o karın ağrısı
dolmadan ayrılmış, işyeri tazminat davası açmış.
-- Adiliğine...
-- Elbette. Sanki bir zarara uğradılar. Oradaki avukatlar boş
oturmadıklarını göstermek için böyle kaybedecekleri davalar açıyorlar.
Ben de gidip, ”Bu çocuğa ‘Gidebilirsin, bir şey olmaz’ diye söz
verdiler, ben duydum” diyorum, hadi güle güle.
-- Onların şahidi var mı? Yani bir de onların şahidi çıksa, dese ki,
‘Ben de duydum, gidemezsin dedi’ dese.
-- O zaman evlere şenlik olur tabi. Birbirimizi karşılıklı yalancılıkla
suçlarız, kim kaybeder bilemiyorum.
-- Evlilikte de böyle olsa ya abi. Yani ihbar süresi falan olsa. Senin
hatun küfrede küfrede ütü yapsa falan, sen de onun her akşam iş
sorunlarını dinlesen için şişerek.
-- Evet abi, iş sorunu. Sekiz saat çalışırlar, onsekiz saat anlatırlar.
Konsantre sorun, üstüne su ilave ediyorsun. Oğlum Muzo, bak artık
dinlemeyeceksin iş sorunu:)
-- Boşversene. Yakında daha sorunlu birisini bulurum nasolsa... Ya...
içim rahat etmedi, bi daha prova yapsanıza, hatırım için.
-- Oğlum heyecanlanma diyorum ya.
-- Lütfen abi, çarpıntı geldi zaten, ben bir cam açayım. Abi lütfen,
hadi...
-- Selo, bu adamı boşayamazsam biz bittik oğlum. Hadi başla.
-- Sen sanığın nesi olursun?
-- Sanık değil ulan, davacı davacı...
-- Ya abi, sulandırmayın ya!
Emre 2007
|