mesaj kaygısı arsenik gibidir, öldürür..


                                                                                            

Huysuz Orta Yaşlı
sıyrık balata
deli kızın türküsü
pe®sona g®ata
Adam Legal
Muamma Hanim
de-ga-je
Hakkı Devrim
Huysuz Velet
Sabah Rüzgarı
GvZ
Arzu'nun Seyir Defteri

Anasayfa

site haritası | fasıl | slayt | depo
ŞİİR KÖŞESİ
"BU SATIRLARIN YAZARI" arşivi

Copyright © 2005 özgürce.net
Tüm yazıların yayın hakkı yazarlarına aittir.
IE 5.0 +, Mozilla Firefox 1.0 +, 1024X768 çözünürlük..
Yoksa karışmayız..

 

 

 



05/11/2007



       

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

 

-- Geçinemiyorlardı efendim.

-- Nasıl geçinemiyorlardı?

-- Kavga ediyorlardı efendim

-- Sen nereden biliyorsun? O evde mi yaşıyordun?

-- Hayır, ama ziyarete gittiğimizde bile kavga ediyorlardı ve her zaman kavga ettiklerinden bahsediyorlardı.

-- Nasıl bahsediyorlardı?

-- “Hiç unutmam, bir gün yine kavga ediyoruz...” diye başlıyorlardı lafa.

-- Sen hiç şahit oldun mu kavga ettiklerine?

-- Evet efendim, onun için buradayım.

-- Tahmin ederim. Ne oldu?

-- Muzaffer gardırobu açtığında içinde bir tabure görüp sebebini sordu?

-- Ne arıyormuş?

-- Eşi taburenin orada ne aradığını bilmediğini söyledi. Üstelik üzerinde oturan adamı da tanıyamadı.

-- Gereği düşünüldü, Muzaffer sen bu karıyı boşa...

. . .  

Muzo sinirle fırladı yerinden

-- Ya Emre, sulandırıyorsunuz abi ya! Yarın böyle mi diyeceksin mahkemede yani?! Selo, sen de adisin! “Sen bu karıyı boşa...”, be be be be, aman ne komik!

-- Oğlum sakin ol, ilk yalancı şahitliğim değil, bir şey olmayacak. Sürekli kavga ettiğinizi ve kavgalar esnasında sana ağır laflar, hatta hakaretler ettiğinden bahsedeceğim. “Ne gibi?” diye sorarsa, ahmak, gerizekalı gibi zararsız bir kaç şey söyleyeceğim. Hakim de gereğini düşünecek.

-- O kadar mı?

-- Evet. Ben yuvanızı yıkacağım sen de kurtulacaksın.

-- Dozerimsin, kankamsın abi. Bir bitsin, kutlamak için içmeye gideriz.

-- Boşanamazsan da kederden içmeye gideriz zaten.

-- Ya ... dalga geçme... zaten streslerdeyim.

-- Dalga geçmeyip de ne yapacağım lan? Nikah şahidin de bendim. Sayende maymun oldum.

-- Hakkaten. Allah razı olsun. Boşandıktan sonra seninle evlenmeliyim. Çok mutlu oluruz.

-- Bizde erkelerin evlenmelerine izin veriyorlar mı?

-- Vermiyorlar herhalde. Ama zaten memlekette erkekle erkeğin evlenmesinden daha acil erkeklerle eşeklerin evlenmesi konusu var. Hele o bir yasallaşsın sonra sıra diğerlerine gelir.

-- Erkeğin erkekle evlenmesi bana hala garip geliyor. Bu homolar eskiden gizlenirlerdi ama artık alıştırdılar kendilerine valla.

-- Tarihte ilk homo ne zaman ortaya çıktı acaba?

-- Adem homo değil, ama sonrasını bilemiyoruz.

-- Muhtemelen mağara adamları varken çıktı ortaya. Onu kulağının ardına taktığı kocaman papatyadan tanıyabilirdiniz. Genellikle toplu avlanmaya katılmaz ve tek başına yılan yakalamaya giderdi. Toplu avlanmalarda ise diğer erkekler mızraklarıyla mamutun gövdesine saldırırken, o mamutun hortumuna saldırıyordu. Diğer erkekler üzerlerine bizon kürkü giyerlerken o leopar kürkü giyiyordu. Antropologlar boşuna ona homo saphiens demediler.

-- Abi bu homoluk giderek yayılıyor galiba. Yoksa artık gizlenmedikleri için mi bize öyle geliyor? Erkek homolar, kadın homolar dolu etrafta. Dönme dolap diye lunapark eğlencesi var oğlum. 

-- Kadının dönmesi olmuyor değil mi?

-- Olmaz abi, ortada dayı dayı dolaşanı olur ama tam dönmek için organ nakli gerekli

-- E yapsınlar?

-- Nası yapsınlar?

-- Abicim, dönen erkeklerden gelen organları dönen kadınlara nakletsinler, olsun bitsin. Israf oluyor.

-- İğrençsin oğlum.  

-- Abi dur, bak çocuk burda heyecandan dört dönüyor biz makaraya daldık. Anlat oğlum Muzo, tekrar bekarlık günlerine döneceğin için memnun musun?

-- Aslında memnunum abi. Yani yatakta devlet olmayınca daha iyi olacak gibi geliyor. 

-- Eh, sen de devlet yerine artık ikinci bir hatun alırsın yatağa.

-- Vaay, aynı anda iki hatun fantezisi.

-- Aynı anda değil tabi. Yani, teknik olarak bir erkek iki hatunla aynı anda sevişemez. Olsa olsa sırayla sevişebilir. İki hatunla aynı anda sevişebilen tek erkek Cyrano De Bergerac'tır.

-- Ya baksana, ya hakim geçimsizliğin şiddetinden tatmin olmazsa? Hani daha garantili bir mazeret yok mu?

-- Var. Hatunun erken boşaldığını söyleyebiliriz.

-- Kadında bu bir sorun mu?

-- Bilmem? Belki de meziyettir.

-- Çok göreceli bir sorun esasında. Mesela dünyanın en erken boşalan mahluku belki de horoz ama bu bir sorun değil.

-- Onda da erken ötme problemi oluyor bazen. Kafası kesilince düzeliyor.

-- Tosbağa nasıl acaba? Altı gün sürüyordur allah bilir

-- Demek onun için ağır hareket ediyor zavallım, hali kalmıyor, çok kötü.

-- En kötüsü o değil. Tosbağa olmanın en kötü yanı, birisi silahı kafana dayadığında, hayatının bir film şeridi olarak gözünüzün önünden geçmesini bitiremeden öldürülmendir.  

-- Abi bu akşam uyku tutmaz beni. Boşanırım değil mi?

-- Merak etme erken boşatıcam ben seni.

-- Sen bizim Selo’nun da iş mahkemesinde yalancı şahitlik yapmıştın, değil mi?

-- Evet

-- Oğlum ne karaktersiz adamsın be :)

-- Ne yaparsın kardeş, kanun kurbanıyız. Kanunlar yeterli olsaydı bana gerek kalmazdı. Mesela hatunlar da işyerine gidip “Kocam çalışmama izin vermiyor” palavrasını sallayıp, tazminatı alıp gidiyorlar. Askerler bir ara yabancı hatunla evleniyor ve ordudan paçayı kurtarıyorlardı.  Hülle evliliği diye bir şey var. Bu düzeni ben icat etmedim. Yani yazılı olan kuralın yazılı olmayan kurallar bunlar. Meraklı değiliz elin hakimiyle danışıklı dövüşe.

-- Danışıklı dövüşme, danışıklı seviş abi. Ne soruyor iş mahkemesinde hakim?

-- Ne soracak? Bizimki ihbar süresi midir nedir işte o karın ağrısı dolmadan ayrılmış, işyeri tazminat davası açmış.

-- Adiliğine...

-- Elbette. Sanki bir zarara uğradılar. Oradaki avukatlar boş oturmadıklarını göstermek için böyle kaybedecekleri davalar açıyorlar. Ben de gidip, ”Bu çocuğa ‘Gidebilirsin, bir şey olmaz’ diye söz verdiler, ben duydum” diyorum, hadi güle güle.

-- Onların şahidi var mı? Yani bir de onların şahidi çıksa, dese ki, ‘Ben de duydum, gidemezsin dedi’ dese.

-- O zaman evlere şenlik olur tabi. Birbirimizi karşılıklı yalancılıkla suçlarız, kim kaybeder bilemiyorum.

-- Evlilikte de böyle olsa ya abi. Yani ihbar süresi falan olsa. Senin hatun küfrede küfrede ütü yapsa falan, sen de onun her akşam iş sorunlarını dinlesen için şişerek.

-- Evet abi, iş sorunu. Sekiz saat çalışırlar, onsekiz saat anlatırlar. Konsantre sorun, üstüne su ilave ediyorsun. Oğlum Muzo, bak artık dinlemeyeceksin iş sorunu:)

-- Boşversene. Yakında daha sorunlu birisini bulurum nasolsa... Ya... içim rahat etmedi, bi daha prova yapsanıza, hatırım için.

-- Oğlum heyecanlanma diyorum ya.

-- Lütfen abi, çarpıntı geldi zaten, ben bir cam açayım. Abi lütfen, hadi...

-- Selo, bu adamı boşayamazsam biz bittik oğlum. Hadi başla.

-- Sen sanığın nesi olursun?

-- Sanık değil ulan, davacı davacı...

-- Ya abi, sulandırmayın ya!

 

  
Emre 2007


 

Eski  G V Z  Sayıları 

09/01/2006 | 26/01/2006 | 07/02/2006 | 22/02/2006


06/04/2006 | 24/04/2006 | 03/05/2006 | 25/05/2006

02/06/2006 | 26/06/2006  | 04/08/2006 | 15/08/2006

21/08/2006 | 12/09/2006 | 19/09/2006 | 02/10/2006

03/11/2006 15/11/200607/12/2006  |  27/12/2006 

16/01/2007 | 12/02/200712/03/200729/03/2007


13/04/2007  |  29/04/2007 09/05/2007  |   25/05/2007

24/06/2007  |  12/07/2007 29/07/2007  |  09/08/2007


23/08/2007  |  09/09/2007  |   26/09/2007  |  09/10/2007

23/10/2007