|
04/07/2008
KAVANOZYAN
--
Buyrun Sevan bey
--
Kavanoz istiyorum
--
Turşu için mi?
--
Hayır o kadar bekletmiycem
-- Bu
iyi mi?
-- Yok,
bana daha geniş ağızlı bir tane verin lütfen. Düşer yuvarlanırım sonra.
***
--
Sevan! İçerde misin?
--
Evet?
--
Kornişon tuşusunu bulamıyorum!
-- Ben
döktüm onu
--
Neden?
--
Kavanozu lazımdı onun için
--
Neden lazımdı?!
--
Hayırlı bir iş için. Jest yapıcam.
-- Ne
zaman?!
--
Yarısını yaptım bile
-- Ay
sürpriz mi hazırladın bana?
--
Evet, bayılacaksın
-- Ben
bekleyemem öyle, hemen ver ne hazırladıysan.
-- Eh
madem öyle istiyorsun bir saniye... Buyur gir içeri
--
Nerde?
--
Lavabonun altındaki dolapta. Eğil bak
-- Ben
bir şey gör... böğğğğk... bu mu lan jest?
-- Öyle
deme, uğur getirir. Hemen bir piyango bileti al :)
***
--
Kardeşim bu ne biçim tuvalet be! Bir kavanozunuz bile yok, mecburen
klozete yaptım!
***
--
Sevan amca bana bir masal anlatır mısın?
--
Elbette yavrucuğum. Nasreddin Hoca bir gün kavanoz bulamayınca göle
gitmiş...
***
--
Nee?!!! Hem de benim evimde, benim yatağımda!!! Öldünüz lan siz!
-- Kaç
Mahmut, kavanozunu almaya gitti!
***
Megafonlu polis :
--
Sevan! Etrafın sarıldı! Elindeki kavanozu yavaşça yere bırak!
***
Küçük
Oteller kitabı güncellemesi için Norman Bates’in küçük otelinde kalan
Müjde duştadır. Kavanoz tutan bir el gölgesi duş perdesine yansır.
Tansiyon yükselir, gerilim tırmanır, müzik tizleştikçe tizleşir. Nihayet
perde cart diye açılır. Müjde birden karşısında Sevan’ı bir kadın
peruğuyla görünce çığlığı basar. Kamera küvetteki suyu gösterir, su
kahverengileşir.
***
-- Bu
ne biçim filmdir kardeşim?! Koca goril gökdelen tepesine falan çıkıyor.
Öyle yaparsa tabi yakalarlar. Şöyle dev bir kavanoz bulacaktı kii, bak
sen o zaman gör nasıl mücadele oluyor.
***
--
Sevan paşa! Düşman surlara tırmanıyor. Kızgın yağımız bitti, ne yapalım?
--
Çabuk askerlere birer kavanoz dağıtın, ben ne yapmanız gerektiğini
söyleyecem.
***
Sevan
ve arkadaşları zindandan kaçacaktır. Duvar köşesinde göz ucuyla duvarın
öbür tarafına bakarlar. Müjde kapıda nöbet tutmaktadır. Arkadaşı Sevan’a
fısıldar.
-- Abi
nöbetçi var, ne yapacağız?
--
Arkadan sessizce yaklaşıp, başına ağır bir cisimle vuracağız
--
...de neyle?
-- Onu
da düşündük herhalde. Bir haftadır sadece kahve ve leblebiyle
besleniyorum. Ben çalılara gidiyorum, birazdan dönerim.
***
-- Nice
yıllara hayatım. Bu hediyeyi kendim hazırladım. Çam sakızı çoban
kavanozu. Al...Ee? Açmayacak mısın?
***
--
Buyur evladım
--
Sevan amca, bu kavanozu babam yolladı. Annemle kavga ediyorlar da. Dedi
varsa Sevan amcan biraz bana yardım edebilir mi dedi
--
Komşuluk öldü mü? Elbette. Kavga büyük mü, küçük mü? Ona göre yardım
edeyim
***
--
Sevan abi, yenge sizin olayı gazetecilere söylemiş
--
Şimdi sıçtık
Emre 2008
|