02/10/2006
DAVULCU
Beşinciden sonra kalktım yerimden. Kim ulan bu kapıyı böyle
ısrarla çalan?! Sanki kapının açılma zorunluluğu var. Susam mı
bu? Elinde arama emri olan birileri mi geldi? Delikten baktım,
bir figür duruyor. Delik görüntüsünden başka bir şey
anlaşılamadı. Kapı deliği portre çizmek için düşünülmüş değil.
Hazır gelmişken kapıyı açayım bari. Zaten dışarıdaki gelişmiş
tarayıcılarıyla evde olduğumu anlamış olmalı, zira yedinciyi
çaldı.
Açıyorum kapıyı. Elinde tokmak bir köylü, lafa giriyor :
-- Ramazanın mübarek olsun abi.
-- Sağol, senin de.
-- Ben Ramazan, davulcunuzum
-- Ben de bas gitarcıyım, dilerseniz bir orkestra kuralım.
-- Çok şakacısınız abi.
-- Aslında bankacıyım. İkinci meslek olarak yapıyorum.
Davulcusun demek?
-- Evet
-- Nereden bileyim ?
-- Tokmak var ya.
-- Bence tokmakla yapılacak meslek daha farklı. Davulcuysan
davulla gelseydin.
-- Taşıması zor oluyor diye almadım.
-- Öyle mi? O zaman davul yerine bavul öneririm. Taşıması daha
kolaydır. Yoksa davullar toz imalatına mı gitti ?
-- Esasında sizin siteye davulla giremedim, onun için sadece
tokmağı getirdim.
-- Böylece ben de senin davulcu olduğunu anlayacağım
-- Evet
-- Annem geçen gün sahte bir davulcu tarafından dolandırılmış.
Onun elinde de tokmak varmış.
-- Abi var öyle piyasada korsan davulcular. Ben dilersen davul
çalarken çekilmiş fotoğraflarımı gösterebilirim.
-- Gerek yok. İnandım gerçek davulcu olduğuna … Başka bir gündem
var mı?
-- Var. Bahşiş istiyorum.
-- Neden dolayı?
-- Davul çaldık ya.
-- Ve beni uyandırdın.
-- Evet.
-- Üstüne para istiyorsun.
-- Elbette.
-- Ne diye uyandırdın beni peki ?
-- Sahura kalkasın diye.
-- Benim davulçalar saatim yapardı o işi, hem niye sahura
kalkıyorum?
-- Oruç tutasın diye.
-- Sahura kalkmadan oruç tutulmuyor mu, hem niye oruç tutuyorum?
-- Müslümansın diye
-- Oruç tutmadan müslüman olunmuyor mu? Hem müslüman olduğum
nereden belli?
-- Türkiye'de yaşıyorsun diye
-- Daha iyi ya! Laik değil miyiz ?
-- Layıksınız elbette. Ama seneye çok daha iyi davul çalacağız,
göreceksiniz.
-- Sonuç?
-- Bahşiş istiyorum
-- Daha ramazanın ortasında mı?
-- Avans olarak düşün. Yarısı şimdi, yarısı bayramda.
-- Peşin fiyatına mı?
-- Elbette, lafı mı olur? Üstelik peşin paranız yoksa, mp3çalar
ve kontör de kabul ediyorum.
-- Seçenekler için teşekkür ederim. Ben bu bahşiş konusunu bir
düşüneyim.
-- Düşünüyorsun, o halde vereceksin.
-- Veresiye tercih ederim.
-- Ben etmem. Sen veresiye yaparsan, benim sık sık gelesiye
yapmam gerekir. Henüz böyle bir tahsilat ağına kavuşamadım.
-- Ağ sorununuza çok üzüldüm. Bahşiş başvurunu aldım. Ben sana
sonra dönerim.
-- Bunu duyduğuma ne kadar üzüldüğümü bilemezsiniz. Ancak
söylemeliyim ki, üzüntülü olduğum anlarda çok depresif
olabiliyorum. Depresyonum davul çalmama da yansıyor. Bazen
istemeden bazı kırmızı Palio arabaların kapılarına "daan" diye
tokmağı geçirebiliyorum. Sabah sahipleri arabalarını
gördüklerinde çok üzülebiliyorlar, ve keşke o davulcuya bir
bahşiş verseydik de sigorta parasından olmasaydık
diyebiliyorlar.
-- Anlıyorum. Sen beni yanıltınca ben durumu kavrayamadım.
-- Ne yanıltması?
-- Genelde şantajcıların elinde tokmak olmadığı için ben seni
gerçekten davulcu zannettim... Kaç para istiyosun ?!
-- Sökül ordan bir onluk
-- Al.
-- Teşekkür ederim. Umarım Ramazan bayramında geldiğimde zorluk
çıkarmazsın. Biliyorsunuz örf ve adetlerimizi yaşatmamızda büyük
faydalar var.
Emre 2006
|