Merhaba!

2003, daha ilk gününde Yusuf Nalkesen üstadı almıştı aramızdan. Son yolculuğu da neredeyse tüm büyük sanatçılar gibi "yalnızdı"..

Şimdi burada anti-televole muhabbete girmeyeceğim. "Vay ne duyarsız toplum olduk..", "Vay, kültür elden gidiyor!..", "Vay magazin gençlik yetişiyor!!..." edebiyatına hiç pas vermeye niyetim yok..

Ama içimden gelenleri, geldiği gibi paylaşmak istedim.

Yusuf Nalkesen üstad, 80 yıllık yaşamını Türk Sanat Müziği'ne adamış büyük bir bestekardı. Onun ölüm haberini aldığında, sıkılıp kanalı değiştiren, hiçbir şey hissetmeyen onbinlerce insan çakırkeyif bir akşamüstü muhayyer-kürdi makamının şahı sayılabilecek "Veda Busesi"ni dinlerken gözlerinde yaşlar birikebiliyor. "Eee, lafı nereye getireceksin birader!!??" dediğinizi duyuyorum.. Vefasızlığın, beni C4 ayarıma (bkz. ilk yazı) getirdiğine!..        

***

"Birbirimizi dinlemiyoruz!"

Evet yahu.. Vallahi dinlemiyoruz.. "Gülhane Askeri Hastanesine gidiyoruz kardeş.. GATA !.." diyerek bindiğim taksinin şoförü, beni Gülhane Parkı'na götürmeye yelteniyor. Telefonda hamsi tava siparişi verdiğim, tuzunu, ununu da uzun uzun anlattığım lokantadaki arkadaş, levrek buğulama gönderiyor.. Amorti bile yok yani..   

***

İstanbul Belediyesi, Kurban Bayramında kaçacak boğalar için "Yakalama Timi" kurmuş.. İyi güzel ama bir de her günlerinin bayram olduğu ve ortada fink atan ayılar var.. Bir de onlara tim mim bir şey kurulsa..       

***

Yakında Amerika muhabirimiz (ismi şimdilik bizde saklı) yazılarına başlayacak.. Taaa Pennsylvania'lardan.. Çok başarılı bir mimar olmasına karşın, arkeolojiye kendini teslim etmiş olan ve dünyada kazmadığı yer neredeyse kalmayan bu şahıs da çok değişik bir renk katacak buralara. 

***

Dur bakalım daha neler olacak??!!

***

Çok yakında yine görüşmek üzere, birbirimizi dinlediğimiz günleri görebilmek dileklerimle..

 

Don Vito'nun diğer yazıları; 24/01/2003

Anasayfa

 

Internet Explorer 5.0 ve üstü tarayıcı, 1024X768 çözünürlük önerilir.
©