HUYSUZ ORTA YAŞLI

 

SIYRIK BALATA

 
ADAM LEGAL
 
DELİ KIZIN TÜRKÜSÜ
 
PER®SONA G®ATA
 

MUAMMA HANIM

 
 






 


BU
SATIRLARIN
YAZARI

Engin
Enüstün





Kasım 2001 / Haziran 2002
       ntvmsnbc.com

 










 







 








 
     16/07/2003

kaç mevsim aşk pazarında geçti yalanlarla
düş sattım aldanmışlara
aklım kaçıverdi yerinden bir gece vaktiydi
sevdiğim başka sevenim başka (*)

 

geçen cumartesi doğum günümdü. her sene olduğu gibi; yaşım iyice ilerleyip, daha da  geç kalmadan düzenli spor yapacağıma, kendime daha fazla zaman ayıracağıma, üç beyazdan uzak duracağıma, ayağımı kredi kartı limitime göre uzatacağıma, cep telefonunu daha az kullanıp, sahalarımızda pardon yaşantımızda görmek istemediğimiz dokuz kusurlu hareketin hiç birini yapmayacağıma dair sözler verdim yine kendi kendime. peki bu sözleri tutuyor, aldığım kararları uyguluyor muyum? elbette evet... tamam  sadece bir kaç günlüğüne,  yetmez mi?

yirmi beş yaşın üzerine çıktınızmı, kaç yaşına girdiğiniz, gelecekle ilgili planlarınız sizden çok başkalarını ilgilendirir nedense... e okul bitmiştir, iyi kötü bir de iş bulmuşsunuzdur, kız kısmı öyle yalnız bırakmaya gelmez değil mi? fakülte bittikten sonra bir iki yıl kadar evlenmek istemeyişiniz anlayışla karşılanır, belki de okuldan bir arkadaşınız vardır; beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda günlerinden kalma, oğlanın askerliği çok ay sürer, iş bulması bilmem kaç ayını alır, bunun yanı sıra; bir de durumu ailesine açacak çocuk biraz zaman tanımak lazım... mezuniyetinizin üzerinden üç dört yıl geçip de hala kolunuzda bir erkek arkadaşınızla baba evinizin kapısını çalıp “anne, baba, biz evlenmeye karar verdik” demediyseniz yandınız. yakın akrabalar, yakın arkadaşlar, yakın çevre gönüllü olarak soyunur bu işe; mutlaka hepsinin de size uygun bir arkadaşı, komşusunun oğlu, kuzeninin bilmem nesi, uzak akrabasının bir şeysi vardır. sizi o kadar iyi tanırlar ki yıllarınızı birlikte geçirmek isteyebileceğiniz kişiyi bile şıp diye tespit ediverirler.

insanı en sinir eden de bekarlık günlerinin en çılgınca saatlerini birlikte geçirdiğiniz arkadaşlarınızın evlenir evlenmez -sanki başları göğe ermiş gibi- sizi de baş göz etmeye kalkmalarıdır.  “ne bileyim, yani bu bambaşka bir şey, hayatı paylaşıyorsun, başkası için emek harcamak, yaptıklarının onun tarafından beğenilmesi, ay bunlar harika şeyler, insan yaşamadan bilemiyor şeker”. tamam evlilik tu-kaka değil, karşı olduğum bazı yanları olmasına rağmen saygı duyduğum bir müessese, ama onlar istiyor diye evlenemem ki...

size bir sır vereyim mi; “hadi canım ne olacak, hem çocuğun –en azından 30, 35 yaşında kocaman bir adam ama bekar ya çocuk- haberi yok, bakarsın hoşlanırsın, tam evlenilecek adam o kadar sevecen, o kadar merhametli ki.” ısrarlarına dayanamayıp bu tip bekar tanıştırma  yemeklerine/partilerine/gezilerine giderseniz bazen karlı çıkıp en azından kafanıza göre insanlarla güzel saatler geçirmek imkanı da yakalayabilirsiniz ve fakat  bu genellikle zayıf bir ihtimaldir. sizin kadar karşı taraf da niyet/kısmet muhabbetinden haberdar edilmiştir. üstelik sevgili yakınlarınız sizi birbirinize yakıştırıp, bir araya getirip, sonrasında olayları akışına, sizi de kendi halinize bırakırlarsa yatıp kalkıp şükredin... dostlar seçmiş, uygun görmüşler artık tanıştırıldıktan sonra kaynaşmak, anlaşırlarsa evlenmek kurbanlara kalmıştır diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. neler konuşacağınızı tespit etmek de onlara düşer; “ay bu bizim ...... nasıl şekerdir bilsen, hani anlatsana fakülte ikinci sınıftayken nasıl da .................” hatırlamazsınız bile sizi tadınızdan yenmeyecek göstermek için anlatılan olayı, ya da hatırladığınız anlatılanın -o an orada olmayacak kadar şanslı- başka bir arkadaşınızın başından geçtiğidir. kadının evcimen yanları övülür, erkeğin mesleki başarısı, mal varlığı, merhameti. bazen roller değişir, ev işi yapmaktan hoşlanan erkeğin karşısına işinde çok başarılı bir kadın çıkartılır, erkeğin maharetini sergileyeceği tesis ve ortamı yaratmak kadına düşmektedir bu defa.

gece/hafta sonu/ yemek bir an önce bitsin diye dua edersiniz, karşı taraf da sıkılır genellikle. arkadaşlar bu güzel gecenin/hafta sonunun/ yemeğin sonunda eve birlikte dönmeniz, birinizin ötekini eve ya da gideceği yere bırakmasının uygun olacağı konusunda sizi ikna etmek için bin dereden su getirirler, gelecek görüşmeyi ayarlamaya çalışırlar, kaç yıllık dostlarınızı ikiniz de kırmak istemezsiniz elbette.  ideal olanı her ikinizin de o toplantıdan memnuniyetle ayrılıyor, birlikte olmanız, baş başa kalmanız için size tanınan süre nihayet başladı diye içten içe seviniyor olmanızdır ve fakat genellikle böyle olmaz. size anlatılmaya çalışılan “o” ile karşınızdaki çok farklı kişidir, başarı, zenginlik, merhamet, iyi niyet hoştur ama bu meziyetler fiziki olarak da biraz desteklenmelidir. o da ufak göğüslü kadınlardan hoşlanmayabilir, gözlük yerine neden lens kullanmıyorsun diye sorabilir daha bir sürü şey. en kötüsü de arkadaşlarınızdan ayrılırken kendinizi ayakkabınızın altına sakız yapışmış gibi hissetmenizdir, ne sakızı kolaylıkla oradan söküp atabilirsiniz, ne de ayakkabınızı bırakıp gidebilirsiniz.

biraz bekletebilir miyim, telefon çalıyor......

geçmiş doğum günümü kutlamak için yemeğe çıkmayı öneriyor handan –evli, ikizleri var-,  meltem’le eşi de gelecekmiş, ufak bir kutlama olsun istiyormuş, eşinin iş yerinden bir kaç arkadaşı da o gece bizimle birlikte olacaklarmış, hani şu askılı dekolte siyah elbisem var ya, onu giysem iyi olurmuş...

rededemedim tabii, kaç yıllık arkadaşım. bana müsaade, yemeğe gitmek için bir kaç saatim var, o siyah elbisenin altına giydiğim ayakkabıları nereye koymuştum acaba?

(*)hüsnü arkan -düşler sokağı


 


Deli Kızın Eski Türküleri

08/03/2003
30/03/2003
08/05/2003
21/05/2003


Anasayfa
 

                                                                                                                            

 

özgürce.net©  2 0 0 3

                                          Internet Explorer 5.0 ve üstü tarayıcı, 1024X768 çözünürlük kullanmayanların
                                                               görüntü kalite sorunları bizi hiç ilgilendirmez.

                                                            ©