02 Haziran 2002

Para bütün kötülüklerin temelidir
 
 
Ne gözyaşı denizleri ne de dünyanın bütün silahları cüzdanınızdaki kağıt parçalarını yarın da tok kalmanızı sağlayacak ekmeğe dönüştüremez. O kağıt parçaları, üreten insanın enerjisi üzerindeki iddianızdır.

Bu Satırların Yazarı (BSY) şimdiye kadar çeşitli yazılarında fikirlerinin temelini Ayn Rand’ın oluşturduğunu belirtirken onun romanı “Atlas Shrugged”ın Türkçe’ye çevirilmemiş olmasının büyük bir eksiklik olduğuna inandığını söylemiş ve zaman zaman bu romandan alıntı yapacağı konusunda söz vermişti.

Roman ilk olarak 1957 yılında basılmış. Konusu, insan yaşamında aklın rolü ve bu önermenin doğal sonucu olarak yeni bir ahlaki felsefenin ortaya konulması ve insanın kendi akılcı bencilliğinin ahlaki yönüdür.
       Hikaye aklın, her meslekte üretici zekaya sahip insanların işi bırakarak ortadan kaybolması ile dünyanın neye benzeyeceğini işler. Bu hareketin başlatıcısı ve lideri John Galt’ın deyişi ile: “İnsanlık tarihinde greve gitmeyen tek bir insan türü vardır. Bütün diğer tür ve sınıftaki insanlar canı istediği zaman çalışmayı bırakmış, isteklerini haykırmış ve kendilerinin insanlık için vazgeçilmez olduklarını belirtmiştir; dünyayı gerçekten sırtında taşıyan insanlar hariç... Onlar dünyayı ayakta tutmuş, yaşanılır hale getirmiş, bunun bedeli olarak işkence görmüş ama hiçbir zaman insanı yalnız bırakmamışlar. Şimdi sıra onların... Şimdi dünya onların kim olduğunu, ne yaptıklarını ve işlevlerini yerine getirmezse neler olacağını öğrensin. Bu zeka sahibi insanın grevidir.”
       
PARA VE KÖTÜLÜK
       BSY bu yazısını bu romanın en çarpıcı bölümlerinden birine ayırmak istiyor. Bu konuşma büyük bir miras sahibi, bakır madenleri sahibi, Galt’ın en yakın arkadaşı ve grev çağrısına ilk katılan Francisco d’Anconia’nın yaptığı bir konuşma:
       “Demek paranın bütün kötülüklerin temeli olduğunu düşünüyorsun?” dedi Francisco d’Anconia. “Peki para neyin temeli, onu hiç düşündünüz mü? Para bir değişim aracıdır ancak hizmet veya mallar üretilmediği ve bunları üreten insanlar olmadığı sürece varlığının hiç bir anlamı yoktur. Para, ticaret yolu ile bir değere karşılık bir değer vermek isteyen insanlar arasında değiş-tokuş isteğinin maddi bir şeklidir. Para, sizin ürününüzü gözyaşları ile ele geçirmeye beleşçilerin, sizden zorla almaya çalışan yağmacıların kullandığı bir araç değildir. Para sadece üreten insanlar için bir anlam ifade eder. Sizin kötü bir şey dediğiniz bu mu?
       Çabanızın karşılığı olan bir parayı kabul ettiğiniz zaman, bunu sadece başkalarının ürünlerini onların rızası ile alabilmek için kabul edersiniz.Bu inanç, paranın kendisine değer veren beleşçiler veya yağmacılara uygun değildir. Ne gözyaşı denizleri ne de dünyanın bütün silahları cüzdanınızdaki kağıt parçalarını yarın da tok kalmanızı sağlayacak ekmeğe dönüştüremez. O kağıt parçaları, üreten insanın enerjisi üzerindeki iddianızdır. Cüzdanınız, dünyanın bir yerlerinde paranın kökeninin ahlaki bir prensip olmadığına inanan insanların bulunduğuna dair umudunuzdur. Sizin kötü dediğiniz şey bu mu?
       
ÜRETİMİN TEMELİ
       Üretimin temelinin ne olduğunu hiç düşündünüz mü? Örneğin elektrik üreten bir jeneratöre bakın, onun düşünme yeteneğinden yoksun kas gücü sahibi insanlar tarafından üretildiğini söyleyebilir misiniz?
       Bir buğday tohumunu, üretimi ilk defa gerçekleştiren insanın zekasını miras almadan, büyütmeye çalışın. Sadece sağa sola koşturarak yiyecek elde etmeye çalışın - bütün bunlardan sonra üretimin ve dünyadaki bütün zenginliklerin temelinin insan zekası olduğunu göreceksiniz.
       Ama siz paranın gücü olanın, zayıf olanın pahasına, kazanıldığını söylüyorsunuz. Güçten ne anlıyorsunuz? Bu güç silah veya kasların gücü değildir.Zenginlik düşünme kapasitesine sahip insanın ürettiğidir. O zaman yeni bir motor icat eden kişi, bunu icat edemeyenin pahasına mı para kazanmış oluyor? Para zeki insanın, aptalın pahasına kazandığı bir şey mi? Hırslı olanın, tembel olanın pahasına kazandığı bir şey mi?
       Para, yağmalanmadan veya gasp edilmeden önce, yaratılmak zorunda ve paranın yaratılmasını her dürüst insan kendi gücünün sınırları oranında gerçekleştirebilir. Dürüst insan, ürettiğinden daha fazla tüketemeyeceğinin farkında olan insandır.
       
TİCARET İYİNİYETİN DÜSTURU
       Para yolu ile ticaret, insanın iyiniyetinin düsturudur. Paranın dayanağı, her insanın kendi zekası ve gücünün sahibinin gene kendisi olduğu gerçeğidir. Para, çabalarınızın değerini bulmak için bir başka insanın bu çabaya değerini vermesi dışında hiçbir güç emredemez.
       Para, sizin ürettiğinizi ve işgücünüzü satın almaya değer bulan insanlara bu olanağı sunmaktan daha öte bir anlam taşımaz, özgür bir ortamda alışveriş yapan insanların karşılıklı çıkar sağlayacağı anlaşmalardan başka bir şey sağlamaz. Sizden insanların kendi çıkarları ve kazançları için çalışmak zorunda oldukları gerçeğini kabul etmenizi ister.
       Sizin zayıflıklarınızı insanların aptallığına değil, yeteneğinizin insan zekasına pazarlanmasını şart koşar. Bunun karşılığında da siz insanların ürettiği herhangi bir kalitesiz ürünü değil, paranızın satın alabileceği en iyisini istersiniz.
       Ve insan zorlama değil de karşılıklı anlaşma ile ticarete başladığında, en iyi ürünü satan, en iyi performans sahibi, en iyi yargılama ve yetenek sahibi olan kazanır.Yani insanın satmak istediği ürün ne kadar iyi ise aldığı ödül de o kadar büyük olur. Bu tür bir yaşam şeklinin varlığı ancak paranın değişim aracı olarak kullanıldığı bir ortamda mümkündür. Sizin kötü olarak gördüğünüz bu mu?
       
PARA SADECE BİR ARAÇTIR
       Ancak para sadece bir araçtır. Sizi istediğiniz yere götürür ama arabanın sürücüsü hala sizsiniz. İstekleriniz karşılanması için size aracılık edecek ama isteğin yerine geçmeyecek. Para nedensellik kuralını tersine çevirmeye çalışan insanın, yani belli bir zekanın ürünü olan şeye el koymaya çalışan insanın kamçısıdır.
       Para ne istediğini bilmeyen insana mutluluk, zekası olmayan insana bilgi, korkak olana diğer insanların hayranlığını ve ne aradığını bilmeyene bir hedef satın alamaz
       BSY, bu uzun monoloğa önümüzdeki hafta da devam edecek.
       Sevgi, saygı, Dünya Kupası’nda söz sahibi bir Türkiye.