
29/05/2005
ANNE
Mother (İngilizce)
Moeder (Hollandaca)
Mère (Fransızca)
Mutter (Almanca)
μητέρα (Yunanca)
Madre (İtalyanca)
母 (Japonca)
어머니 (Kore Dili)
Mãe (Portekizce)
Мать (Rusça)
Madre (İspanyolca)
..
.. ANNE (Türkçe)
Kelimelere bakar mısınız, anlamasak da hepsi ne kadar sıcak
hepsi ne kadar temiz kokulu değil mi?
Anne.. Kimisi hayatta, kimi değil.. Annelerimiz..
Annelerimiz,
Hep en halledemediklerimizi yolladığımız annelerimiz, (çünkü
halledebildiklerimizi babalarımıza yollarız her zaman.)
Şöyle bir durup düşününce insan sarsılıyor. Onun karnında
bekledik aylarca dünyaya merhaba demek için.. Ya da bir başka
deyişle o bizi bekledi.. İçinde, bedeninde, kanında, canında..
Büyüttü bizi..
Dayanılması zor acılarla bizi hayata kavuşturdu.
Hatırlamamızın mümkün olmadığı o ilk 2-3 yılımızda, o çok
böbürlendiğimiz hayatımızın cansuyunu o verdi bize..
Kururcasına, yok sayarcasına kendini.
En büyük hatalarımızı itiraf ettiğimizde kimde gördük ki onun
“gözlerindeki” ya da “sesindeki” bağışlayıcılığı, şefkati?
Aldığımız nefesi, duyduğumuz bu güzel şarkıları, güneşi,
denizleri, tüm renkleri ve hatta kendi çocuklarımızı onlara
borçlu değil miyiz?
Telefonda sesimizi aldığında onun sesinin verdiği duyguyu
kelimelere sığdırmak mümkün mü?
Hayatımızda hep ANNE vardı, ister yaşasın ister cennette
olsun..
İzninizle bu yazıyı kendi anneme, dünyalar güzeli SUNA
Hanım’a söyleyeceğim bir sözle sonlandırmak isterim..
“Anne, seni çok seviyorum..”
|