08/11/2004
ŞARKILAR SENİ SÖYLER..
Öncelikle bu yazıya (ya da yazılara) başlamadan önce 80’li
yılların ilk yarısında profestör (yarı profesyonel –yarı amatör)
olarak müzikle uğraşmış ve belki biraz da sınırları zorlayarak
şarkı sözü ve beste denemeleri olan bir 40küsürlü olduğumu
belirtmeliyim.
Şarkı sözleri artık iyice dikkatimi çekmeye başladı.
10 yıl kadar öceydi sanırım. Tarkan diye bir çocuk çıktı ortaya
ve “Kıl oldum abi!” dedi.. ‘E güzel’ dedim kendi kendime. Şarkı
sözü olarak böyle bir söylem pek kabul görmez, sesi de gayet iyi
olan bu çocukcağız böyle bir yanlış seçimden dolayı yok olur
gider diye geçirdim içimden..
Geçirdiğimle kaldım!
O şarkı, bir dünya starının doğuşuymuş meğer de ben
anlayamamışım..
O söylem ondan sonraki döneme (neredeyse) tamamı ile hakim
olacakmış da, ben sezememişim..
Şimdi burada kültür erozyonu, toplumsal süreç vb bıdı bıdılara
hiç girmek istemiyorum. Direk olarak şarkı sözlerine
gireceğim..
* * *
“Hatayı ben en başında yaptım
Aynı evi senle paylaşarak
Kendimi çok takdir edeceğim
Ayrılığı kutlayarak
....”
(Hande Yener - Kırmızı)
Şimdi şu aynı evi paylaşmaktan kasıt birlikte yaşamak mı? Bence
evet.. Artık ülkemizde çiftlerin birlikte yaşamaları bu denli
doğal hale geldi mi? (‘Gelmesin’ demiyorum, geldi mi diye
soruyorum.) Üstüne üstlük bunun hata olduğunu anlayan hanım,
ayrılığı kutlayacak, kendini takdir edecek ve yeni ufuklara
yelken açacak.. Şarkının devamında biliyorsunuz renklere dair
nefis yaklaşımlar var.. “Sana kırmızı çok yakışıyor” vs. Bu bir
“aşk” şarkısı değil mi?!
* * *
“..
Sağımda, solumda bir tek sen vardın
Yürüyorum yolumuzda
Sevgilim sen geride kaldın
....”
(Seda Sayan – Geride Kaldın)
Şşt kardeşim!.. Sevgilim yahu!!. Hadi güzelim, kalma böyle
gerilerde.. Olmuyor ama bak ayıp oluyor.. Üstelik etrafımda
kimse de yoktu bir sen vardın, sen de geride kaldın yahu! Bak
hala ‘afedersiniz’ mal gibi bakıyor. E kal o zaman orada! İbiş
seni..
Bu da bir “aşk” şarkısı..
* * *
“Bu
yaptığın, bu çektirdiğin
Hiçbir aşk kitabında yazmaz
Sen rahat ol, keyfine bak
Ayrılığın beni bozmaz
Hiç düşünmez umursamaz
Ey halden anlamaz
Bu devran hep böyle dönmez
Yaptıkların yanına kalmaz
Kalmazı! Kalmaz!
Bırak bu işleri bırak bu işleri
Tereciye tere satılmaz
Benimle aşk oyunu oynamaya
Senin de yaşın tutmaz ”
( Gökhan Özen – Yaşın Tutmaz )
Çok mu zaman geçti acaba sevgilinin gidişine “Mevsimler yas
tutup güller ağlasın” denilen günlerin üzerinden ki, çocuklar
şimdi bu duruma “Ayrılığın beni bozmaz” diyorlar? “Bırak bu
işleri” diyorlar!? Yahu bunlar ne diyorlar?
* * *
Şimdi yavaştan yavaştan kulağıma “E kardeşim, sen kendin başta
dedin, 40küsürlüyüm diye.. Demode olmuşsun sen. Karta kaçmışsın
artık. Taca çıkmışsın..” sesleri gelir gibi oluyor.
Öyle mi?
Buyurun o zaman.. Zaman bu zaman. Nadir Göktürk bestelemiş,
Hüsnü Arkan sözlerini yazmış. Yani Ezginin Günlüğü grubunun
demirbaşları. Şarkının adı 1980. Çağdaş bir rembetiko örneği.
(Bu rembetiko ve ilgili bir kaç konuda ayrıca yazmak
niyetindeyim.)
“Sigaramın dumanına sarsam, saklasam seni
Gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri
Gitme gitme el olursun sevdiğim, incitir beni
Yokluğun ah yol yol olsa uzasa, unutmam seni
Gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri
Gitme gitme el olursun sevdiğim, incitir beni
Akşam vakti, sardı yine hüzünler
Kalbim yangın yeri, gel kurtar beni senden
Akşam vakti, dolaştım sokaklarda
Yırtık bir afiş, seni gördüm duvarda”
* * *
Bir tarafta “Kendimi ayrılığı kutlayarak takdir edeceğim”
(??!?!), “Yürü güzelim, bozmaz beni ayrılık..” diyen bir ...
birileri,
Öte yanda “Gitme, el olursun, incitir beni” diyen insan
yürekleri, ya da yürek insanları..
* * *
Bu sadece bir durum tespiti. Benim tek anlayamadığım, ilk
örnektekilerin nasıl ve neden ikincilerin 50-100 katı daha
dinlenir ve popüler olduğudur.
Sevgi ve Şarkı dolu günler..
|