19/06/2005Sözler devam
ediyor.
Çıkan kısmın bir özetini yapmak gerekirse şöyle diyebiliriz:
İki sevgilinin sona geldiği anlaşılan ilişkisini anlatan ve
karşılıklı sarf edilen sözleri, iki ayrı yazı halinde okura
sunulmuştur.
Artık sıkıcı olmaya başladığı için bu kez sözlerin birebir
aktarımına son verilerek yazarın konu hakkındaki toparlayıcı
tavrına başvurulmuştur. Böylece, kendi sözlerini söyleme imkanı
bulan yazar şöyle demiştir: “Sözlerin devamında uyumsuz dialogun
aynen var olduğunu görüyoruz. Aslında kırmızı, maviyi terk
etmeyi ya da bu ilişkiyi bitirmeyi kafasına koymuş.Fakat bunu
kendince incelikli bir yöntemle yapmaya çalışıyor. Mavi ise
herşeyin çoktan farkında ve o da ilişkiden pek memnun değil,
fakat onun konuşma ve ifade yeteneği çok gelişmediği ve böyle
şeyleri konuşmaktan sıkıldığı için gayet nihilist ve
vurdumduymaz bir tavır sergiliyor ve bir noktadan sonra ,
ilişkiyi bitirenin kesinlikle kendisi olmamasını sağlamaya
çabalıyor.
Tabii bunları böyle anlatınca o dialogtaki doğallık ve belki
de okuma keyfi kalmıyordur ama hadise bundan ibaret.
Yazar olarak böyle keyfi davranma hakkınız olunca bu
hakkınızı kullanmaktan keyif alıyorsunuz.Öyküye devam edecek
olursam, yaklaşık beş sayfa kadar sürecek dialog metninin
sonunda – ki dialog, buluşma mekanından çıkışı müteakip
kırmızının evinde sürüyor- mavinin eşyalarını alarak evden
ayrılmasıyla sona eriyor.
Ama mavi nedense o anda kendini tuhaf hissediyor. Niçin?
Kendisi herşeyin farkında değil miydi zaten? Öyleydi ama bir
alışkanlık ve yaşanmışlık var tabii. İyi-kötü birlikte olunmuş.
Şimdi öyle pat diye eve dönüp yalnız kalınca... Bunun üzerine
mavi, “acaba “diyor” kırmızıyla bir kez daha görüşsem mi?”
Bu arada kırmızı ,hedefine varmanın rahatlığı içinde evinde
otururken benzer duygular içinde değil tabii. Niçin? Çünkü
kırmızı yeni bir ilişkiye yelken açma umudu içinde ki artık
kendisinin gelip geçici ilişkiler yerine kalıcı bir beraberliğe
hatta mümkünse resmiyete kavuşturularak kayda bağlanmış biçimine
ihtiyacı olduğunu kesin surette saptamış durumda. Şimdi
kırmızının, bir kırmızı olarak bu kadar katı ve maddeci bir
yaklaşım içinde olamayacağını düşünenler çıkabilir. Onlara bunun
benim öyküm olduğumu hatırlatarak devam eder ve derim ki: Mavi,
sigara üstüne sigara yakarken kırmızı, makyajını temizleyip
çoktan uykuya yatmıştır ve rüyasında olası bir kır düğününü
davetli listesini yapmaktadır.
Yazar da kendince bir öyküyü tamamlamanın keyfi içinde
editöründen gelecek çeki beklemektedir.
|