14/06/2005
Kaldığı yerden devam eden SÖZLER.
Çıkan kısmın özeti yok çünkü zaten özetlenecek birşey yok.
- Galiba yine iş bana düşüyor.
-
Ne işi?
-
Her zamanki gibi ben...
-
Ha bak doğru her zamanki gibi sen.
-
Buna takılmadan söylemem lazım. Bugünlerde ya da son
günlerde. Yani çok şey
değil ama ben ... Ben pek iyi diilim.
-
Öyle mi?
-
Dalga geçme.
-
Yok canım bence sen iyisin ama asıl ben belki...
-
Sen?
-
Evet, ben.
-
Senin bu garip hallerin, yani hiçbir şeye aldırmıyor gibisin
ama bi taraftan da
benim herşeyim sana, sanki. Ne biliim
işte yok o kim, yok şuna
niye öyle dedin, ona niye baktın
lafları, sonra hiç bi şey
olmamış gibi yine içine kapanman...
-
Ha, şu mesele...
-
Bir mesele olduğunda anlaştığımıza memnun oldum.
-
Ben yine konuşmama hakkımı kullansam?
-
Eskiden bunlar hoşuma giderdi.
-
Neler?
-
Böyle işi hep şakaya vurman, esprilerin falan.
-
Şimdi bana bir içki lazım işte.
-
İçki mi? O da nerden çıktı şimdi?
-
Sadede geliyorsun ya.
-
Ne yani alkol almadan konuşamayacak mıyız bazı şeyleri?
-
Aramızda hassas ve alınganlar var.
-
A evet, unutmuşum. Duruma göre değişiyor ama.
-
Beyaz mı?
-
Ne beyaz mı?
-
Şarap canım.
-
Ben içmiyorum.
-
Emin misin?
-
Evet, içmiycem. Sen iç ama istiyorsan. Devam edebilir
miyim?
-
Neye devam edeceksin? Tebligata mı?
-
Bak hiç komik değil biliyor musun. Bazı ciddi...
-
Tamam peki, konuşmaya devam et ama bu başöğretmen
tavrıyla değil lütfen...
-
Kırıcı olmaya başlıyorsun.
-
Ne kırıcılığı?
-
Böyle konuşunca sen , iser istemez ne biliim işte.
-
Yok yahu ağzımdan öyle çıktı işte
-
Belki de önemli nokta bu senin ağzından çıkan sözler. Her
neyse ben aslında şey
demek istiyorum...
-
Geçen akşamki Angora daha güzeldi.
-
?
-
Şarap canım. Daha güzeldi diyorum.Hem bu yeterince soğuk
değil. Ya pardon valla
sen devam et n’olur.
-
Yok sen şarap meseleni hallet. Ben beklerim.
-
Valla özür dilerim. Çerez yesene...
-
Mahsus yapıyosun di mi?
-
Niye ki? Özür de diledim o kadar. Şöyle söylersem net olur
gibi: Benim bu halim,
senin tarafından kabul görmeyen, ya
da en azından artık kabul
görmeyen tabii halim..
-
Bana hiç öyle gelmiyor. Sen değiştin. Ay insanda akıl
bırakmıyorsun ya.
-
Aman efendim rica ederim. Ama çok insanın aklını başından
aldığım söylenir.
-
Yok böyle olmayacak .Kalkalım istersen Hem geç oldu.
-
Yoo, geç falan değil. En iyisi ben bir daha özür dileyeyim ve
seni dinlemeye
devam edeyim.
-
Bunu yapabileceğine emin misin peki?
-
Evet.
-
Pekala. Seninle güzel bir beraberliğimiz oldu.
-
Yani bitiyor mu?
-
Dinler misin? Lütfen bak zorlaştırma..
-
Ha bitti yani o bakımdan şey ediyosun...
-
!!!!!
-
Tamam, tamam.
-
Bi süredir sana ulaşamıyorum. Hoş belki de hiç ulaşamadım
sana. Ama başlarda herşey
başkaydı, farklıydı.Senin kendi
dünyanı bana açman, bana
farklı olduğumu hissettirmen,
sürprizli hallerin,
komikleliklerin... Hepsi çok hoştu
güzeldi.Kendimi iyi
hissettim. Güzel şeyler paylaştık.. Ama
sen son zamanlarda farklı
olmaya başladın.Kendi dünyan
sadece sana ait olamay
başladı sanki. Halbuki ben orda
payım var sanıyordum.Ben
sanki olağan bir ...Bunu tam ifade
edemiyorum.
-
Biraz şarap?
-
Olabilir.
-
Anladım.
-
Ama ben daha...
-
Peki o zaman da ben şeyi..
-
Dinle beni. Sözünü unutma, bırak bitireyim.
-
Ne söyleyeceğimi mi unutmiim?
-
Hayır. Aman ya işte onu da unutma asıl susacağına dair söz
vermiştin onu unutma.Ben
bu ilişki hep lay lay lom geçsin
istemedim ki. Ben
paylaşmak istedim herşeyi. Ben sanmıştım
ki biraz daha rahat
oluruz, daha doğal, ne biliim işte o şarkıda
olduğu gibi olur olmaz
nedenler, her yerde izlenmeler falan
olmadan.
-
Böyle mi oldu?
-
Olmadı mı?
-
Belki dediğin gibi “süreç içinde” yani yaşanalar insanları
böyle... Bi noktada
belki... Pardon ya susacaktım.
-
Mersi. Bana artık öyle geliyor ki seninle şarkılarıni
şarkıcıların,
yazarların, dostların,
hep tekrarladığın vazgeçilmezlerin
arasında ben yok muşum
gibi.
-
Anladım.
-
Çok anladığını sanmıyorum.
-
Hesabı alalım m?
-
Bak işte görüyosun di mi?
- Hayır ya o bakımdan diil de daha
rahat konuşuruz sonra gibi.
Ben öyle..
(DEVAM EDECEK)
|