05/07/2005
KARİYER PLANLAYAN VE HIRPANİ
Ne iş olsa yaparım demişti ve kendine göre bir iş de buldu ya da
bulduğunu zannetti. Şöyle ki ona okuyabildiği kadar okumasını
söylemişlerdi. Öyle yaptı. Sınavlara girdi, çıktı falan ama
sonuçta baktı ki elindeki diplomadaki damga ancak ve ancak
sınırlı kapıları açmaya yetiyordu.
Girdiği bu ilk işte kendisinden beklenen acaip bir elektrik
süpürgesini deneterek, pazarlamak ve satışı yapmaktı. Alet
hakkaten acaip, güçlü, karmaşık falandı ama çok pahalıydı ve
dolar üzerinden satılıyordu. Öyle olunca da parlak bir satış
grafiği yakalamak çok zordu. İşyeriyle anlaşması ise prim
esasına dayalı olunca...
Offf...Çok sıkıcı dedi bir gün ve cebinde elde ettiği dörtte
bir kirasını karşılayan primle ayrıldı işinden. Sonra kendine
sağlam bir iş bulması gerektiği kanısına vardı. Yani şöyle
düzgün bir şirkette aylık belli bir ücretle, mesai kabilesine
dahil olarak çalışmaya karar verdi. Karar vermesi tek başına bir
işe yaramadığı için de koşuşturarak araştırmaya yeniden başladı.
Lakin çok zordu.
Ama sonunda bir tekstil firmasında iş buldu.
Ünvanı bile vardı :Muhasebe Servis yetkilisiAsistanı.
Başladı çalışmaya ve anladı ki işi, Muhasebe servisindeki en alt
düzey yöneticinin angaryalarını yapmak. Ama olsun. En azından
belli bir işyerinde mesai saatleri içinde çalışıyor,
karşılığında da maaşını alıyordu.
Bu şekilde üç yıl çalıştı orada. Sonra evlendi ve karısının
teşvikiyle bakkal olan kayınpederinin boş dükkanında Tekel bayii
açmaya karar verdiler. Bu iş için aile desteği aldılar tabii.
Yoksa onun maaşıyla birşey olmayacağı açıktı. Tekel bayiini
açtılar.
Gündüz kendisi duruyordu dükkanda. Akşam ise tekstil
fabrikasından ayarttığı genç bir çocuk... Çocuk ikiye üçe kadar
dükkanda oluyordu, sonra evine gidiyordu.Beş yıl da böyle geçti.
Para da kazandı aslında ama çok sıkılıyordu ve elinde kalan
diplomasına, kurduğu hayallerle dalgın dalgın bakıyordu.
Karlı bir kış akşamında saat 18.39’ da dükkana gelen hırpani bir
adam, şarap parası çıkışmayınca bunun kafasına şişeyi geçirdi.
Normalde böyle bir darbe ile ölünmemesi gerekirken ani bir
emboli oluşumu nedeniyle oracıkta ölüverdi.
Hırpani adamla aynı devlet üniversitesinde okumuş olduklarını
çok sonra ailesinin tuttuğu avukat dava dosyasını inecelediğinde
görmüş ve karısına bunu söylememişti.
|