ARŞİV 3

 

2SATIRLAND'in Hazine Değerindeki Diğer Arşivleri 

            ARŞİV-1    
ARŞİV-2  
 


Friday, 05 December 2003
05:27

Ah Rümuz, bilsen uzaklarda kimler ağlıyor. İmza:Cesaretin var mı aşka?


05-12-2003
04:26


Friday, 05 December 2003
03:08

Eğer aşkta güzel bir an varsa o da başkalarını baştan çıkartan o yüreğin benim için kan ağladığı zamandır. Rümuz:Sebepsiz çekip gittin, anlayamadım ki ben seni. Hata bende biliyorum, söyleyemedim ki hislerimi


Thursday, 04 December 2003
04:17

Web admin, oltanıza takılanların hepsi bu kadar mı? Önce yakalayıp sonra salıvermek gibi bir adetiniz var galiba. Köşe yazıları ve 2satırland dışında arşiv marşiv yok. Ben çok kalmıycam, bir arkadaşa bakıp çıkıcam ama hazır uğramışken yüzünüze vurayım dedim. AÇELYA


Thursday, 04 December 2003
03:32

Ben seninle sonsuzdan gelen iki ışın olup ince kenarlı merceğin odak noktasından kesişebilme ihtimalini sevdim.Rümuz:Seni melek gibi,emret kölen gibi, kötülükten korurum


Wednesday, 03 December 2003
08:45

bu pambık'ın cücelere lüleden yedirdiği versiyonları da var ki bu öykünün; amman diyim hiç karıştırmayalım,...da; çocuklar, temiz ve hisli bir aşkla, dudaklarına yıkama yağlama çeken, prensin kollarına atılan masum pambık mitine biraz daha inansalar ne çıkar...? (ya da ne çıkmaz?)

tirbüşon


Tuesday, 02 December 2003
19:39

Siz çok deerli mesayi insanlarına bir soru sormak istemekteyim aceba ben "ben Evleniyoorumm"(melodili okunacak)yarışmasına katılıp sabah tan akşama kadar evde ben evleniyoorum ben evleniiyorumm diye dolaşsam ilgi çekip bir manita kaldırır mıyım yoksam hatunlar "iiiyy nekadar itici" mi derler.

PS:Pamuk brenzez de cüce mevzusuna uyanmış uyanmasına ama uyandıkça dayamışlar uyku ilacın dayamışlar uyku ilacını Cadı elma melma Drawdan anllaacaanız. Prensin pamua ne yaptıını ise bu gün TGRT de Kadının sesi programında açıklıyacaklar. FORGIVEN


Tuesday, 02 December 2003
10:25

Sevgili Ben gamlı sazan, ben Pamuk'un Prensin boyunu-posunu görünce, huyunu-suyunu bildiği cücelerden vazgeçmesini sindiremiyorum. Pamuk Prenses'in "toplum ne der?" kaygısı olsa ormanın ücrasındaki evde yaşayan cücelerle aynı çatı altında kalmak istemezdi. Cüce müce onlar da yaşını başını almış, ergenlik çağını aşmış adam sonuçta, üstelik yedi tane. CYRANO


Tuesday, 02 December 2003
09:00

Bak şimdi...Sevgili Cyrano ne yapsaydı Pamuk yani, ahde vefa duygusu, "toplum ne der?" korkusu ile aşkını kalbine gömüp ucubik cücelerle mi yaşamaya devam etseydi yani? Kendisini kötü kalpli cadıdan koruyamayan, 14 kollu, hepsini üstüste koysan bir Prens etmeyecek hilkat garibeleri mi tercih etseydi?Hı?Efenim? İmza: Ben gamlı sazan


Tuesday, 02 December 2003
06:30

Sevgili Pe®sona, hikayenin kahramanı klasik suni tenefüsü hayat veren aşk öpücüğü zannederek, kendisini yıllarca koruyan kollayan yedi cücelere sırt çeviren Pamuk Prenses'e benzemesin yeter. CYRANO


Tuesday, 02 December 2003
02:10

Bir gün bir rüzgar eserse oralara, benim sana olan sevgimi fısıldarsa kulağına, unutma sen de bana bir tutam sevgi yolla.Rümuz:"Aşkım Aşkım" diye ağlayacaksın, başını taşlara hergün vuracaksın.


Tuesday, 02 December 2003
02:08

Vaaay sevgili Pe®sonaG®ata yeni bir hikaye yazıyormuş konusunu bize soruyor...Pe®sonaG®ata öyle bir hikaye olsun ki hikayenin kahramanı güz gülleri gibi olsun, hiç bahar yaşamasın, ya sevmeyi bilmesin yıllarca ya da sevince geç kalsın. Yapsana böyle birşeyler. İmza:Nihansın Ciddeden


Monday, 01 December 2003
10:52

Bugün Rümuz'u göremedim, bayram dönüşü başına bir şey gelmememiştir inşallah. Kadir Şinas


Monday, 01 December 2003
09:29

Sevgili Web Fm, wqer5ey46 mesajını fazla karıştırmamak hatta Friday, 21 November 2003 15:44 tarih ve saatli gfsgsggs mesajına da benzer hassasiyetle yaklaşmak lazım. 07-07-2003 05:16


Monday, 01 December 2003
08:36

wqer5ey46... wqer5ey46.. Hmmm bu bir şifre, ya da bir uyarı.. Ya da, ya da ilahi bir mesaj bu!

web-fm


Monday, 01 December 2003
08:34

Sanırım kitle bu habere çok sevinecektir sevgili pe®sona g®ata..

web-fm


Monday, 01 December 2003
08:34

Karar ver Pe®sonaG®ata, hikayen mitolojik mi olacak historik mi (bu historik lafın yüzünden Hakkı bey'den çekeceğin var ama neyse) Bence hem mitoloji olsun hem tarihi gerçekleri içersin, içinde siyasi ve trafo gerilimleri taşısın, mistik bir havası olsun, didaktik olsun, eğlendirsin ama güldürürken düşündürsün, okuyucu bulmaca çözüyormuş gibi hissetsin, 4 yaşında çocuklar için resimli de olsun, delikanlı kızlar okuduklarında yanında Molped'leri varmış gibi güvenleri gelsin, 1 kaloriden fazla olmasın, köyümüze gittiğimizde çamaşırlarda duyduğumuz dağ esintilerini hissettirsin, Popstar'daki Serkül'ün çolak olmayan hali ile Bayhan'ın Betül Mardin okulundan mezun olmuşu gibi birşey olsun. Hani Ben Evleniyorum'da finale kalmış da "ne bu ya?Bu paçozla mı evlenicem şimdi?" diyecek kadar burnu havada olsun ama Diyojen gibi de fıçıda yaşayıp ekmek dilensin, Neyzen Teyfik gibi kurnaya rakı doldursun içine ekmek doğrasın kaşık kaşık yesin...Hikayen böyle birşey olsun yani.İmza: Sigaranın dibi


Monday, 01 December 2003
07:21

Mitolojik/historik bir hikaye yazmayı düşünüyorum.

Ne dersiniz?

Pe®sonaG®ata


Monday, 01 December 2003
07:10

Şimdi şöyle bir tesbitte bulunayım: Bu 1 aralık mesajcısı arkadaş, yalnızca sol elini kullana(bile)n biri, muhtemelen de çolak (belki de sağ tarafı 'inmeli'dir).

Hakkı Devrim (sanırım)


Monday, 01 December 2003
03:37

wqer5ey46


Monday, 01 December 2003
03:37

wqer5ey46


Monday, 01 December 2003
03:37

wqer5ey46


29-11-2003
18:17

öçö


26-11-2003
10:26

Arkadaslar ben counter-strike oyununda benimm clanıma kafa tutabilecek elemanlar arıyorum varsa eğer bole bir delikanlı counter-strike oynuyanlar deadsoul_m@mynet adresine bi kafa tutma maili ceksin bizde tutalım dusmesin yere :)))))) hade bekliom


Wednesday, 26 November 2003
10:19

ee ne haber bakalım hayattan bayramınız nasıl gidior


Monday, 24 November 2003
06:55

Evet sevgili Nihansın Ciddeden, yakında kuracak belki ama, belki de "gfsgsggs"nin bizim bilmediğimiz bir anlamı da olabilir..

Web-Fm


Monday, 24 November 2003
04:24

Şu "Friday, 21 November 2003 15:44" de debelenen arkadaş çok yakında anlamlı cümleler kurmaya başlayacak diye umut ediyorum. İmza:Nihansın Ciddeden


Monday, 24 November 2003
02:06

Gönlüme taht kurdun, gönlümün sultani oldun, gece gökyüzünde parlayan yıldızım, sabah ise ruhuma doğan güneşim oldun.Rümuz:Ben güzelden anlarım


Friday, 21 November 2003
15:44

gfsgsggs


Friday, 21 November 2003
10:38

Aman Ben gamlı sazan, bırak o gözü arlanmaz, fikri uslanmaz, verdiği akıllar kendine bile yaramaz haylazı. De-ga-je


Friday, 21 November 2003
05:29

Aaaah ah, sevgili Kadir Şinas...Kaplink seyretmediğiniz ve oradaki Jeff'den hiç feyz almadığınız o kadar belli ki, bu kadar olur yani. En romantik erkek, hedefe kilitlenmiş erkektir.İmza: Ben gamlı sazan.


Friday, 21 November 2003
04:38

Ben gamlı sazan, zamanımızda kısa metrajlı sevda mesajları atmakla, sizin deyişinizle serenad yapmakla yetinip daha fazlasını ümit ederek yaşayacak romantik erkekler kaldı mı? Kadir Şinas


Friday, 21 November 2003
02:10

Kalbim çarpar seni düşündüğüm an, yüreğim sızlar sensiz olduğum zaman, gözlerim dolar yaş akar her zaman, beni mutlu edersin kavuşacağımız zaman.Rümuz:Bekledim bekledim kötü mü ettim, bekledim bekledim fena mı ettim?


Thursday, 20 November 2003
03:05

Demedim mi bu hasret bitirir seni. Ay dolanır gider,yalnız kalırsın. Her gün yeni bastan dağılır,ufalırsın.demedim mı yüreğim böyle sevme diye. Rümuz:Yine de ben hep seninim. İlk şarabı senin elinden içmişim. Yine de sen ille de sen. Senin ilacın bil ki bende sevgilim


Thursday, 20 November 2003
02:35

Ne biliyon Kadir Şinas, belki erkektir de henüz hedefine ulaşamadığı için hala istikrarlı bir şekilde balkon altında seranat yapmayı sürdürüyordur. Afferim balkondaki kız, hemen teslim olma. Göreyim seni. İmza:Ben gamlı sazan


Wednesday, 19 November 2003
10:54

Web-Fm, istersen rümuz hanım yazma nedenimi açıklayayım. Bence, bir erkek bu kadar duygusal olamaz, hadi oldu diyelim, bu duygu yoğunluğunu günlerce istikrarlı olarak sürdüremez. Sen neden hemen hayret nidaları attın Web-Fm? Kadir Şinas


Wednesday, 19 November 2003
03:44

Gökyüzündeki bütün yıldızları toplasan bir tek sen etmez, fakat bi tek sen hepsine bedelsin. Rümuz:Hiç korkma başına bela olmam ben sana kıyamam


Tuesday, 18 November 2003
10:53

Hişt arkadaşım...sen değil...bri arkadaki 08:46'da yazan...Gözlüklünün yanı...Sen burayı Fanzin türü bir dergi sandın galiba...Senin için web-fm güzel elbiseleri giyip kuşansın, senin önünden geçip sana bakmasın mı?Onu kırdığın gibi kalbini mi kırsın, onu dinlemedin ya sana bakmasın mı? Yürüyüp anca gider misin lütfen? İmza: Nihansın ciddeden


Tuesday, 18 November 2003
10:48

Nasıl yani "site hiç bir şey hakkında" ya? Bu site Seinfeld'in bir aynası mı? O zaman hakikaten what is the matrix yahu? İmza:Bir vidam eksik, hangisi bilmiyorum


Tuesday, 18 November 2003
09:45

Nihayet bu sitenin hiç bir şey hakkında olduğunu farkeden bir ziyaretçi oldu.. Haklısınız; bu sitede KOSKOCA BİR HİÇ VAR.. nanik-atak


Tuesday, 18 November 2003
09:13

Aha da!.. "Rümuz", bayan mı sevgili Kadir Şinas?

Web-Fm


Tuesday, 18 November 2003
08:46

BU NE BİÇİM BİR SİTE KOSKOCA BİR HİÇ VAR.


Tuesday, 18 November 2003
08:40


Tuesday, 18 November 2003
04:29

'Güllerin içinden cânım/koşarak koşarak gel bana gel' şarkısını hatırladım Rümuz hanımın yazdıklarını okuyunca. Kadir Şinas


Tuesday, 18 November 2003
03:46

Güller bahçesinde geçse de ömrüm, senin üstüne gül koklamam gülüm, seni koklamak olsa da ölüm senin uğruna ölmeye değer gülüm. Rümuz:Yeri dolmadı,gelen olmadı olmaz ki. Nefes almadan, o sesi duymadan yapamam ki


Monday, 17 November 2003
19:21

Sevgili Bir vidam eksik, hangisi bilmiyorum.. Tabii ki uçağa.. Ama "Yuh Artık!"a Cumartesi günkü manyakların akıl almaz, yüreklere sığmaz icraatlerini koymak daha uygun geldi..

Web-Fm


Monday, 17 November 2003
10:49

Sen çok yaşa Web-Fm!.. FerhAntoloji muhteşem bir derleme. Sayesinde canım ferhangibirşeyler çektiğinde kitap odama gidip, kütüphanemi karıştırıp zorunda kalmıyorum. Bu kitapta her şey var, hatta hiçbir yerde yayınlanmamış "gecedesteler" bile. İmza:Neşeli Cüce


Monday, 17 November 2003
05:59

16-11-2003 15:41 takvim ve saatli arkadaş kendini tanıtmaya gerek bile görmezken sen viagra haberini "yuh artık"a atmak için link soruyorsun.. sanmam ki böyle bişi yazabilsin.. nanik-atak


Monday, 17 November 2003
04:11

Neye yuh artık sevgili web-fm?...Pilot'a mı, ilaca mı, uçağa mı?İmza:Bir vidam eksik, hangisi bilmiyorum


Monday, 17 November 2003
03:50

Bu viagra alıp uçak düşüren pilotun haberinin linki var mı? "Yuh Artık"a koyacam..

Web-Fm


Monday, 17 November 2003
02:17

Gözlerin nehir, kirpiklerin köprü olsun. Ben tam üzerinden geçerken ipler kopsun, düştüğüm o yer dudakların olsun.Rümuz:Doydum artık çalıntı aşklara, beni yorma kendini tutma, boşver artık çocuk gururuna


Monday, 17 November 2003
02:14

Viagra etrafı mavi gösteriyormuş ya, belki pilot dağları tepeleri mavi görüp gökyüzü zannetti gaza bastı, o da olabilir. Viagranın prospektüsünde "ilacı aldıktan sonra uçak kullanmayın" demiyormu ki? İmza:Bir vidam eksik, hangisi bilmiyorum


16-11-2003
15:41

geçenler de gazetede okudum. "viagra alan pilot uçağı düşürdü..." gülesim geldi. sonra okudum ki, pilotun ilaç nedeniyle başı dönmüş... o yüzden düşmüş uçak. ilginç..


Friday, 14 November 2003
11:05

Yaa bir de Agresite vardı di mi? Deliyüreklerden amma tırstı sesi soluğu hatta gölgesi bile yok artık 2satırland'de.İmza: Nihansın Ciddeden


Friday, 14 November 2003
10:44

Suni teneffüse çıkartmak ne ki sevgili Nihansın Ciddeden? Hakkı bey tarihi eser sayılır. Dolayısıyle O'nu sit alanı içine alıp koruyup kollamayan; Agresite'den beter olsun. İmza: Neşeli Cüce


Friday, 14 November 2003
09:42

Hakkı beyi gaza getirenler yarın-bürgün adamcaaz kalp spazmı geçirdiğinde suni teneffüse de çıkartacak mı?İmza: Nihansın Ciddeden


Friday, 14 November 2003
07:58

Hakkı bey De-Ga-Je'ye "Bu sözleri haketmek için henüz birşey yapmadığım için beni mahçup ediyorsunuz" demiş. Kuzum, mahçup olacağınıza icraata geçin, kız da görsün, biz de görelim elinizden geleni. İmza: Neşeli Cüce


Friday, 14 November 2003
02:07

O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum, titriyor ellerim ellerini tutamıyorum, dolanıp sarmak geliyor saramıyorum, ölesiye bağlanmışım ki sensiz duramıyorum.Rümuz:Bırak vazifemizi yapalım, gel aşka hizmet sunalım


Thursday, 13 November 2003
05:12

Güller hep ellerinde açsın ama dikenleri batmasın, sevda hep seni bulsun ana seni yaralamasın, yüreğin mutluluklarla dolsun ama beni unutturmasın.Rümuz:Sığdıramadım sevgime sevgimi, veremedim sana ben herşeyimi


Wednesday, 12 November 2003
10:56

WEB-FM bak sana bir anket sorusu: Kaya Çilingiroğlu'nun şöförü saldırganı keşke ezse miydi? İmza:MPO


Wednesday, 12 November 2003
02:25

Gökyüzüne bak kendin için bir yıldız seç, en parlağı olsun, bir de benim için seç, parlaklığı önemli değil yeter ki sana yakın olsun.Rümuz:Yerime seni sevsen bilirdin, yerine beni koysan severdin


Tuesday, 11 November 2003
11:02

Yaa Hakkı baba, bu ne şiddet bu celal? Ben senin için "Hakkı Baba'da tık yoktur, olamaz da" mı dedim? Ben De-Ga-Je'nin seni olduğu gibi kabul etmesine gönderme yaptım ki sen de zaten mesajında "bu sözleri haketmek için henüz birşey yapmadığını" itiraf etmiş sonra da "çalışacağım, elimden geleni yapacağım, artık olduğu kadar" anlamına gelen laflar etmişsin...Maksadını aşan bir lafım olduysa özür dilerim... Senle tabi ki hiç tık yapmadık, tevellütlerimiz tutmaz...Senin adres defterinde Safiye Ayla, Karantinalı Despina, Hamiyet Yüceses var, benimkinde...neyse boşver...İmza:MPO


Tuesday, 11 November 2003
09:19

MPO (MotoruPatlakOtobüs müdür nedir) bende tık olmadığını buyurmuş; ben de okuduktan sonra bir süre güldüm, baktım çene kaslarım gevşiyor gülmekten, kısa kesip sadede geleyim diyorum: Canım MPO, biz seninle tık'latmadık ki, nerden biliyorsun bendeki bu tık-mık mevzularını?.

Sevgili De-Ga-Je, benim hakkımdaki duygu dolu sözleriniz için teşekkür ederim. Bu sözleri haketmek için henüz birşey yapmadığım için beni mahçup ediyorsunuz. Size layık olmaya çalışacağımdan emin olabilirsiniz.

Siteye sık sık uğrayamadığımdan yanıtlarım güncelliğini kaybetmişse özür dilerim.

HakkıDevrim (nefilim)


Tuesday, 11 November 2003
02:52

Gözlerim varmış meğer seni görünce anladım, ellerim varmış meğer sana dokununca anladım, ben varmışım, yaşıyormuşum meğer seni sevince anladım.Rümuz:Sen beni tanımamışsın, beni kalbine hiç yazmamışsın


Monday, 10 November 2003
02:04

En sürekli aşk karşılığı olmayan aşktır.Rümuz:Yüzüne bile bakmam bana dönme sakın


Friday, 07 November 2003
05:21

Bu rümuz yazarı ile tanışmak istiyorum. Nazlı


Friday, 07 November 2003
02:41

Bir su gibi berrak , bir çiçek gibi sevgi yüklü , gökyüzü gibi yalın okyanus kadar derin kelimelere sığmayacak kadar büyük bir sevgimiz olduğunu sakın unutma. Rümuz:Bir kereden hiçbir şey olmaz, böylesi naza yürek dayanmaz


Thursday, 06 November 2003
02:20

Sevgili ve kıymetbilir De-Ga-Je, ben sana birşey demedim ki, hatta senin kendini savunurken söylediğin şeyleri bir önceki mesajımda ben söyledim zaten. Neden kurşunun önüne atladın ki? Ben de Cyrano'ya "Bak De-Ga-Je zeytin gözlerini kapatıp (sizi sarışın ve yeşil zeytin gözlü tahayyül ediyorum, lütfen kabul buyurunuz) gönül gözü ile bakıyor ve ne güzellikler görüyor kimbilir, sen de öyle yap" anlamında söyledim. Her mesajın açıklamasını ansiklopedi boyutunda tutacaksak ohhooo..o da biliyor. O da seviyor..O da tasalanıyor...Bile bile kafa tutuyor aşka...İmza:MPO


Wednesday, 05 November 2003
10:04

Sevgili MFÖ ayy çok pardon 2satıland'de mikser ambiyansı yaratan MPO, size ne canım Hakkı bey'in tıkından, tıkırtısından, tıksızlığından? Benim gönül gözümle bakmayı becerebilseydiniz anlardınız Hakkı bey'in kıymetini. Hakkı bey, siz de bir şeyler söylesenize şuna. De-ga-je


Wednesday, 05 November 2003
09:00

Hişt Cyrano, Hakkı Devrim'de de tık yok ama bu De-Ga-Je'nin umurunda değil, o onu o hali ile seviyor, sen de öyle yap. İmza: MPO


Wednesday, 05 November 2003
08:58

Hişt De-Ga-Je, BM Genel Sekreteri Kofi Annan, ''Akil Adamlar Kurulu''nun üyelerini açıklamış, aralarında senin Hakkı Devrim yok, n'abeer? İmza:MPO (Maksat Pislik Olsun)


Wednesday, 05 November 2003
07:03

Yahu sevgili hoy, şarkıları söyleyenin cinsiyetiyle güfte arasındaki örtüşmezliğe geri mi döndük? Sen bir ara Kayahan'ın "ne oldu can" parçasının peşine üç beş şarkıyı daha takıp bu konuda huysuzlanmıştın diye kalmış aklımda. Yine de panjurları açıp, daireyi havalandırdığın, siteyi terk edilmişlik görüntüsünden kurtardığın için tebrikler. Tamam Muamma ile Deli Kız'da bir şeyler yapıyorlar ama aile terbiyem sık sık kızların camlarını dikizlemenin site içinde hoş karşılanmayacağını söylüyor. Ben de doğal olarak arada bir senin, Pe®sona'nın, Sıyrık Balata ve Adam Legal'in dairelerinde bir hareket var mı diye bakıyorum. Senden başka kimsede tık yok. Yedi uyuyanlar mağarasına döndürdüler siteyi. 2satırland'e uğrayıp burayı okusalar bari. CYRANO


Wednesday, 05 November 2003
05:41

Sevgili nanik-atak, bunu "Yuh Artık" yapmak lazım bence..

Web-Fm


Wednesday, 05 November 2003
05:23

bu sabah bir radyo programında dinledim; istanbul maslak orman bölge müdürlüğü binasının önünde bulunan yaklaşık 150 yıllık ağaçlar, gölgeleri binada rutubet oluşmasına neden olduğu gerekçesiyle dün kesilmişler.. bilgi benden, yorum sizden.. nanik-atak


Wednesday, 05 November 2003
05:15

SonMohikan'ın dayıoğlu özSonMohikan'ın mesajı da beni şu konuyu düşünmeye sevketti Mersin Mut ilçesinden olanlar en zor günlerinde bile "ben Mut'luyum" der ve yalan değildir...Aynı mantıkta acaba Akıl, İrade, Cazibe, Para gibi ilçe adları var mıdır ve ora doğumlu olanlar başka yerlerde "ben Akıl'lıyım", "İrade'liyim", "Para'lıyım" diyorlar mıdır? İmza:Nihansın Ciddeden


Wednesday, 05 November 2003
02:41

Pervin, hassasiyetiniz takdire değer. 07-07-2003 05:16


Wednesday, 05 November 2003
02:15

Mesajı yazdıktan sonra farkettim. 'adı' yerine 'adi'yazmışım. Pardon. Pervin


Wednesday, 05 November 2003
02:13

Tesadüfen geldiğim bu siteyi çok beğendim.Amatör ruhla içeriği çok güzel birleştirmiş.Daha gelişirse adi bilinen bir yer olur.Başarılar. Pervin


Tuesday, 04 November 2003
09:16

Deliyürek3057'nin mesajı bana yeni isimlerin ilhamını verdi; Yerettin, Farkettin, Mahvettin, Rutubettin, Kütürdettin. Terbiyesizleştin.

SonMohikan'ın dayıoğlu özSonMohikan


Tuesday, 04 November 2003
05:47

Helal Deliyürek1459 kardeş, www.banaonaskerverinirakinguneyinebilegirerimucgunde.net'teki yazılarından çok esaslı bir babayiğit olduğunu anlamıştım. Bu çıkışınla bir kere daha kalplerimizde yerettin. Yanındayız. İmza:Deliyürek3057


Tuesday, 04 November 2003
05:06

Şimdi anlaşılan burada HOY ve çetesi mevcut.Derin site hesabı! Güzeeel.Asabım çok güzel bozuldu.Ben de bunlara hadlerini bak nasıl bildiriyorum.

İmza: Agresite adına Polat Alemdar2003


Tuesday, 04 November 2003
02:17

Eğer bir gün hayatın bütün güzelliklerinden vazgeçip, sessiz bir şekilde gidecek olursan yanıma gel. Sana sensiz yaşamanın nasıl bir şey olduğunu göstereyim.Rümuz:Sen gittin şimdi sıra bende / Ben bittim şimdi sıra sende.


Tuesday, 04 November 2003
02:14

Agresite efendi, sevgili HOY'un ekmeğini yiyip sonra ona ihanet eden, gün gelir ekmeği yediği yerden kurşunu da yer. Akıllı ol.İmza: Deliyürek1459


Monday, 03 November 2003
10:57

Bu 3 Kasım muhtırasını huşu içinde karşılıyor ve hararetle 2 duyuruyu bekliyorum. Sayın Hakkı Bey, helal olsun size güzel hırsa kesmişsiniz.Sevdim vallahi! Şu toy hoy baksın da görsün.Evet bekliyorum ikinci duyuruyu.

Agresite


Monday, 03 November 2003
09:20

Bugüne kadar size sinirlendiğinizde bile ne kadar efendi, ne kadar yakışıklı -rüyamdan biliyorum- olduğunuzu söyleyen oldu mu Hakkı bey? Bir insana kızmak ancak bu kadar yakışır. Lütfen üzmeyin tatlı canınızı. Neden bilmem 2satırlara yazan herkes şu sıralar pek sıkkın, uçan kuşa, yerde sakin sessiz duran taşa, gözün üzerindeki kaşa sinir oluyorlar. Aman Hakkı bey, onları boş verdim ben size kıyamıyorum. Kendimi arıyorken size rastladım, siz varsanız ben de buradayım, yoksanız ..... ay bunu düşünmek bile istemiyorum. De-ga-je


Monday, 03 November 2003
08:48

delpiero seni çok seviyorum ben senin türk hayranınım.davıd beckham da benim futbolcum senin ve beckhamın imzalı formasını yollarsan çok sevinirim benim sitemin adı www.ugurbeckham2003@yahoo.com bu siteye resimler yolla


Monday, 03 November 2003
08:08

Hakkı bey, telefon kaçmış?İmza:Yine de şahlanıyor amman.


Monday, 03 November 2003
06:47

boşş ver


Monday, 03 November 2003
06:47

boşş ver


Monday, 03 November 2003
06:29

Gazetedeki ilanlar ne kadar değişmiş; ne kadar Türkçe fakiri... Pes yani, bu kadar olur.

Bakın ne demişler: "Kemercountry'de Goldenkey'den bütün fazlarda seçkin okazyon alternatifler. Tel: bilmemkaç"

Ne ki şimdi bu...? Bir elektrikteki fazları bilirim faz olarak, bir de maddenin gaz fazını. Okazyon da 'Ocation' gibi bir şeyin bozması diyip, ağzımı bozup girişeceğim bunlara ama, ayıp olur, efendiliğe yakışmaz deyip susuyorum. Daha başka örnekler de var sinirlendim şimdi, not aldığım kağıdı da yırtıp yedim; o yüzden veremiyorum başka örnek.

Hakkı Devrim (sinirlenirim)


Monday, 03 November 2003
06:01

Huysuzluğu Koruma ve Kollama Daire Başkanlığından bildirilmiştir. Agresite'ye 1 numaralı duyuru: Medar-ı iftiharımız HOY, bir "benim huysuzluğum senin huysuzluğunu döver, yer bitirir" türü kavga ortamına çekilmek istenmektedir. Buna çanak tutulmayacağı gibi engel olunma konusunda da bir girişimde bulunulmayacaktır. Netice itibarı ile o köşe HOY'un kişisel köşesi değil belli bir sorumluluk altında üstlendiği görevdir. Bu özgür ortam defterine iki satır karalayarak ün sağlamak peşinde olanlar gündüz vakti rüya görmektedirler. Bizim 2 numaralı duyuruyu yayınlamak zorunda bırakılmamamız herkesin çıkarına olacaktır.İmza, kaşe ve balmumu mühür


Monday, 03 November 2003
04:35

Bir de sözüm ona Huysuz bir arkadaş var bu sitede.Huysuzluğun böylesi.Pamuktan huysuzluk.Peh!

Agresite


Monday, 03 November 2003
03:31

Sevgili Agresite, sana da günaydın ;)

Web-Fm


Monday, 03 November 2003
03:30

Agresitem güzel kuşum, bişilere kızman ne kadar uzun sürdü. İmza:Neşeli Cüce


Monday, 03 November 2003
03:06

web radyosu sonunda bir işi becerebildin. Ne bilgisayarmış bu kardeşim, 15 günde halloldu.

Agresite


Friday, 31 October 2003
09:07

Nihansın Ciddeden, bu ilk defa olmuyor ki "Çekoslovakyalılaştırılamyan PS:Şahsımı muhattab kabul edip msj atacaklar lütfen adımın geçtiği yerlerde kısaltma yapmasınlar (pislik yada kopi & peyste davetiye)" rumuzlu arkadaşın 13-10-2003 15:32 'deki mesajının saatli maarifi hatta takvimi buna benziyor. 07-07-2003 05:16


Friday, 31 October 2003
08:58

Ya gizemli biri, sen mutlu olasın diye biz acılar mı çekelim?Sitenin sittin senedir kullanılan saatli maarif takvimini nasıl değiştirdin yahu?Acaba hacker'sın da defteri hack'meye mi geldin?İmza:Nihansın Ciddeden


Friday, 31 October 2003
03:19

ben de geldim. SoBe!..


Friday, 31 October 2003
03:16

olabilir web fm.. senin iyi niyetin yeter.. nanik-atak


Friday, 31 October 2003
00:55

Sevgili gizemli biri.. Sana da selam... da nasıl ulaşıcaz sana?

Web-Fm


Friday, 31 October 2003
00:50

Sevgili Site Sakinleri.. Ailenizin web-fm'i yeni bir local server (cillop gibi yeni bir bilgisayar) olayını hayata geçirdi. Hafta sonu harekete geçiyor. Özellikle Muamma Hanım'dan çok güzel bir yazı geliyor. Haberiniz olsun..

Web-Fm


30-10-2003
13:12

selam ben gizemli biriyim bena ulaşın


Thursday, 30 October 2003
11:02

Sevgili nanik-atak.. Cemal Süreya'nın şiirinde aslı böyle idi gibi kalmış aklımda..

Web-Fm


Thursday, 30 October 2003
10:40

fena değil; mısraların aynı hizada olması gerekiyor web fm.. fevkalade belki ama kabul et, mükemmel değil.. nanik-atak


Thursday, 30 October 2003
10:28

Sevgili nanik-atak, olmuş mu istediğiniz gibi?

(Ben ne fevkalade bir web-fm'im yahu!!..)

Web-Fm


Thursday, 30 October 2003
04:16

Gözlerin sözlerimi örtecek kadar masum, düşüncelerin duygularımı bastıracak kadar acımasız, ellerin de ellerimi tutamayacak kadar uzakta.Rümuz:Yerime seni sevsen bilirdin, yerine beni koysan severdin.


Tuesday, 28 October 2003
16:42

hoy, ruska bitti gitti, lunta geldi, sen hala yazmamissin. seni gaza getirecek ne halim ne de gunesim var ama yine de su "degisti, degisir, degisecek" gibi konustugun su herifi yazsana...

lunta


Tuesday, 28 October 2003
03:45

madem "enter" kullanarak mısralar ayrılabiliyor; web fm, o mesajdaki eksik kalan işlemi sen tamamlasan ne güzel olacak.. nanik-atak


Tuesday, 28 October 2003
02:37

Elimde denizde bulduğum bir midye var, denizden o kadar uzak ki tıpkı seninle benim gibi.ama arada tek fark var o denize sen bana aitsin.Rümuz:İnadına yenilmeden, aşık olmadan gel


Monday, 27 October 2003
09:06

Sevgili Agresite, ne oldu sana? İncir çekirdeği bol gelen kızgınlıklarına sus mu geldi aniden, yoksa 2 satır yazarlarından biri bir laf etti de küs mü geldi? İmza:Neşeli Cüce


Monday, 27 October 2003
08:29

Sevgili nanik-atak.. Mısra şekli için kutunun içinde onları birbirinden "enter"la ayırınız.

Web-Fm


Monday, 27 October 2003
06:55


Friday, 24 October 2003
11:04

vatan elden gidiyor arkadaşlar uyanık olalım sahipsiz vatanın batması haktır sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır kuvayı milliyeci


Friday, 24 October 2003
10:58

Kendini kendinden çıkartırsan nasıl sıfır kalmaz sevgili Darülfünun Günlüğü, mutlak değerini değil de muğlak değerini almış olmayasın?İmza: Amerikanın Ohayo Eyaleti


Friday, 24 October 2003
08:39

Kendimi kendimden çıkarttım sıfır kalmadı. Bu matematik hepimizi kandırıyor, haberiniz olsun! Darülfünun Günlüğü


Friday, 24 October 2003
08:29

Peri-şan leylek demiş de aklıma geldi, acaba kelaynakların göçünü engellemek için gerekli geleneksel önlemler alındı mı? Beş Çayı


Friday, 24 October 2003
08:13

leyleklerin uçma mevsiminde, bacalarınız katlanır olsun.

Peri-şan (şanslı peri)


Friday, 24 October 2003
05:02

web fm, mısraları alt alta yazdım, yan yana dizildiler.. bu nasıl iş.. nanik-atak


Friday, 24 October 2003
05:00

sevgili rümuz, yazdıklarına hayranlığımı cemal süreya'nın mısraları ile anlatmak istedim.. nanik-atak

(...)

sesinde ne var biliyor musun
ev dağınıklığı var
              ikide bir elini başına götürüp
              rüzgarda dağılan yalnızlığını
              düzeltiyorsun
(...)


Friday, 24 October 2003
04:36

ne olacak bu havaların hali sorusuna cevap ararken sitenize düştü yolum.güzel olmuş,aferin. yağmurla gelen


Friday, 24 October 2003
02:06

Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen o bil ki yalnız ve yalnız senin için yanan kalbimdir.Rümuz:Gemi yakıldı dönüş ümidi hayal oldu, zaman daraldı, kalbimin anlamı yazık oldu


Wednesday, 22 October 2003
06:56

Sevgili Web Fm formundasın bakıyorum. 07-07-2003 05:16


Wednesday, 22 October 2003
06:39

Derya Arbaş, dedesinin yanına gitmiş..

Web-Fm


Wednesday, 22 October 2003
03:31

Tamam Hakkı bey, pardon; sizin yaşlı başlı bir defter yazarı olduğunuzu unuttuk. Gülü koklayacak sizseniz farketmez herhalde. İmza:Körfezdekiüçbeşgüzel


Tuesday, 21 October 2003
04:56

sevgi sözcükleri ustası rümuz'a ne oldu? minareden at beni, in aşağı tut beni'nin nazarı mı değdi, nedir? nanik-atak


Monday, 20 October 2003
18:02

Sevgili körfezdekimalumsayıdagzel,

Ben niye sarkayım ki De-ga-je'ye? Yalnızca bir çağrışımın ardından nerelere gittiğimi farkedince geriye dönemedim, orada kaldım. Yoksa kötü bir niyetim olamaz yani. Hem gül koklamakla, gül güllüğünden birşey kaybeder mi?

HakkıDevrim (denerim)


Monday, 20 October 2003
09:44

Hakkı Devrim, De-ga-je arkadaşa kapalı zarf usulü "benim olsan seni / bir gül gibi / koklar sararım" tarzı sarkmanızı esefle kınıyoruz. Kızcağızın cehaletinden, kalbi kadar temiz, hayranlıkla karışık sevgi ve saygısından yararlanmaya kalkmanız hiç de hoş değil. İmza:Körfezdekiüçbeşgüzel


Monday, 20 October 2003
08:50

İyi ya, evine gelip localine el atayım istersen. Tövbe tövbe. Web fm, ilan tahtası güncelleme işine niye soyunayım, hem bundan kazancım ne olacak? Bana kalırsa; sen elini çabuk tut da -kazara- üç beş satır yazan köşeli özgürler varsa onları ürkütme, derim ben. 07-07-2003 05:16


Monday, 20 October 2003
08:28

Sevgili De-ga-je,

Eskiden Pe-Re-Ja kolonyaları vardı hatırlar mısınız? O ne güzel kokuydu. Sabahları traş olduktan sonra yüzüme bolca sürer, mis gibi kokularla çıkardım dışarı. Tabi daha sonra deodorant-parfüm-aerosol gibi bir sürü ıvır zıvır zerzevat çıktı da o cânım Pe-Re-Ja ortadan kayboldu. De-ga-je'nin çağrıştırdıklarından bakın nereye geldim. Sanki sizi koklasam, sizin de öyle ıtır ıtır kokacağınızı sanıyorum; tabi burnum tıkalı olmaz da koku alabilecek durumda olur isem.

HakkıDevrim (severim)


Monday, 20 October 2003
07:14

Sevgili 07-07-2003 05:16, benim local serv...töbe töbe.. evdeki bilgisayarla başım dertte. Bir süre şu vefat-doğum-evlilik vs işlerine siz bakarsanız bana iyilik etmiş olursunuz.. Teşekkürler..

Web-Fm


Monday, 20 October 2003
07:10

Sevgili site ve 2SatırLand yazar-çizer-okur taifesine ÖNEMLİ DUYURU!

Sitemizin local server'i.. aman yaa ne locali ne serveri, benim evdeki bilgisayar işte.. Hah işte o sonsuzluktaki yerini aldı. Bu nedenle sitedeki (2SatırLand hariç) aktiviteler kesintiye uğradı. Kısa bir süre içinde çözülecek olan bu sorundan dolayı yazıları yayınlanamayan sevgili yazar çizerler ve annesahifeye girip "yine bi şey yapmamış siteye tembel herif" diyen dostlar kusura bakmasın..

Web-Fm


Monday, 20 October 2003
06:59

Ressam Avni Arbaş 16 Ekim 2003 günü vefat etti. Web fm'e kalsa;renk, ışık ve çizgilerin dünyasına adanmış macera dolu bir yaşamın sona erdiği defter kayıtlarına geçmeyecekti. 07-07-2003 05:16


Monday, 20 October 2003
06:59

Ressam Avni Arbaş 16 Ekim 2003 günü vefat etti. Web fm'e kalsa;renk, ışık ve çizgilerin dünyasına adanmış macera dolu bir yaşamın sona erdiği defter kayıtlarına geçmeyecekti. 07-07-2003 05:16


Monday, 20 October 2003
04:56

"aşka yürek gerek" anladık ama bunu kim yazmış havada kaldı. İmza:Rambo'mun Gezdiği Dağlar Meşeli


Monday, 20 October 2003
04:19

aşka yürek gerek


Friday, 17 October 2003
10:54

Hakkı bey, siz gelmeden önce sıradan bir akşamüstü, bezgin bir Cuma işgününün son dakikalarını yaşyordum. Oysa şimdi öyle mi? Yüzümde güller açtı, gözüm mesajınıza değince. Gelin de eğin şu asi başımı, kaçırmayın ilkgençlik çağımı, anladınız değil mi korkumu telaşımı? De-ga-je


Friday, 17 October 2003
10:23

Sevgili De-ga-je, Ne kadar çok isterdim, siz aşağıdan o sesleri duyduğunuzda yanınızda olmayı ve o sesleri çıkaran mahlukatı web-efem'den önce yakalayıp etkisiz hale getirmeyi....Ama ne yazık ki önemli bazı sorunlarla uğraşırken sizin feryatlarınızı duyamadım.Yoksa sizi yalnız bırakır mıydım. Eğer yine rahatsız eden olursa, siz bana erken haber verin, hemen gelirim.

H.Devrim (gelirim)


Friday, 17 October 2003
02:27

Yahu Sayın Bırak vazifemizi yapalım/Gel aşka hizmet sunalım ve tüm arkadaşları. Nereden de bulursunuz bu kadar güzel sözü? Özü?

Signature: Minareden at beni, in aşağı tut beni!


Friday, 17 October 2003
02:13

Gecenin en doyumsuz karanlığında bütün duygularımı şiirlere dökmek istiyorum. Yavaş yavaş kapanırken gözlerim seni sevdiğimi bir kez daha söylemek istiyorum.Rümuz:Bırak vazifemizi yapalım/Gel aşka hizmet sunalım


Thursday, 16 October 2003
13:59

iyi akşam lar millet nasılsınız


Thursday, 16 October 2003
04:29

Sevgili de-ga-je.. Haklı endişene binaen ilan ederim ki (sevgili Hakkı Bey, bu gelen kısım size ithaf olunur) sevgili de-ga-je'nin bahsettiği tuhaf sesler mevcuttu ve tarafımdan sonsuzluğa terfi ettirildiler..

Web-Fm


Thursday, 16 October 2003
02:47

Aşağıdan gelen sesleri yok etmişsin Web Fm, sağol.. Senin yetkilerini kullanmaktaki kararlılığına bayılıyorum!.. İyi ama şimdi de Hakkı bey sırf ona bişiler söyleyebilmek için benim gaipten gelen sesler uydurduğumu zannedecek. De-ga-je


Thursday, 16 October 2003
02:37

Aha da!.. 3000'i devirmişiz..

Web-Fm


Wednesday, 15 October 2003
11:52

r5


Wednesday, 15 October 2003
03:36

Web Fm,uyan.. Aşağıdan garip sesler geliyor. Hakkı bey'de ortalıkta yok, korkuyorum.

Aah ah, hazır Hakkı bey'i anmışken; geçenlerde Kral TV-Top 20 listesinde kendisi için tuttuğum parçayı yazmadan geçmeyeyim. Ajda söylüyordu; "sen iste herşey çok güzel olur / sen iste elbet bir yol bulunur". Siz o sıralarda ne yapıyordunuz bilmiyorum Hakkı bey ama bir yangının külünü yeniden yakıp geçtiniz, bundan emin olabilirsiniz. De-ga-je


Tuesday, 14 October 2003
02:20

Sevgili Çekoslovakyalılaştırılamyan PS:Şahsımı muhattab kabul edip msj atacaklar lütfen adımın geçtiği yerlerde kısaltma yapmasınlar (pislik yada kopi & peyste davetiye), olmaz kardeşim, olmaz annesinin güzeli...biraz aktualite takip et, yanında tabak çanak vermese de gazete al, oku. Çekoslavakya Çek Cumhuriyeti ve Slovakya olarak ikiye ayrılalı yıllar oluyor. O gün bugündür de kimse kimseyi Çekoslovakyalılaştırmaya çalışmıyor.Ha dersen ki "ben bunların ayrılmasına karşıydım, tekrar birleştirmeye çalışıyorum"..Peki...İmza:Formula 1'in 2004 sezonu ne kadar sönük geçti di mi yoksa bana mı öyle geldi?


Tuesday, 14 October 2003
02:14

Gece midir insanı hüzünlendiren,yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen? Gece midir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen ? Rümuz:Bekledim bekledim kötü mü ettim/Bekledim bekledim fena mı ettim


13-10-2003
15:32

Ya ben çok celalli bir insanımdır acaba buranın sakini olunca sakin mi olmam gerekiyorda onu sorcam oki?

Çekoslovakyalılaştırılamyan PS:Şahsımı muhattab kabul edip msj atacaklar lütfen adımın geçtiği yerlerde kısaltma yapmasınlar (pislik yada kopi & peyste davetiye)


Monday, 13 October 2003
11:12

Buraya yazan çizenlere selam olsun.Ben geldim.

Nanem_ol_la!


Monday, 13 October 2003
10:18

Nasıl da sünger gibi tüm nemi çekivermişsin Pe®sona, Kıymet Bilir senin Edip'e değil HOY'un güzellerine takılıp kaldı bizce; kıskandı herhalde. Sen üzülme Pe®sona incinme, istediğin harflere dokun parmakların yettiğince, dök eteğindeki taşları, sonra yazmasaydım kusacaktım benzeri cümleler kuruyorsun. İmza:Körfezdekiüçbeşgüzel


Monday, 13 October 2003
09:59

...ahlaka mugayir hiç bir şey (bir öykü hariç) yok... demiş Kıymet bilir;

Neden mugayir olsun ki efenim (benim öyküyü kastettiği kesin "Edip Diye Bir Çocuk")?

Bunlar hayatın içinden olasılı enstantaneler... Kimin ahlakını bozabilirim ki, diğ mı?

Hem bu bir edebi eser; isterseniz bir de Basın Ahlak Üst Kurulu falanfişmekan şeysine de sorabiliriz ahlak elden gidebilir mi diye...

Pe®sona


Monday, 13 October 2003
04:12

Sayın Taht-el Şuur. Sana bir şey olmasın, topuklarına bir şey olmasın, şuuruna bir şey olmasın. Sen mutlu ol yani!.

Agresite


Monday, 13 October 2003
03:21

Sevgili Taht-el Şuur, öyle Agres filan diyerek çizmeyin Agresite'nin karizmasını. İmza:Biz Yukarı Letonya'nın Üç Gülüyüz


Monday, 13 October 2003
02:17

Nice insan gördüm kalpleri bomboş ama mutlu, çok az insan gördüm kalpleri sevgiyle dolu ama Aşk ateşiyle yanıp kavrulan,hüzünlü ve mutsuz.Rümuz:Sorma, kim diye sorma/O sensin bir daha sorma


Friday, 10 October 2003
09:42

Ohhooo, bugün kandil, yarın 3 aylar, öbürgün Ramazan, beriki gün Paskalya, hemen ardından Thanksgiving günü, olmadı kutsal Shabbat velhasıl İslam, Budizm, Hristiyan, Hinduizm, Şintoizm, Yahudilik, Zoroastrainizm filan derken sen hiç huysuzluk yapamayacaksın...Olmuyor Agres olmuyor. Fransa sana yaramamış...Bir daha gitme...İmza:Taht-el Şuur


Friday, 10 October 2003
08:55

Taht-el Şuur namındaki şahıs. Mübarek kandil günü sabır halindeyim, ona göre.

Agresite


Friday, 10 October 2003
08:00

Agresite, bu site seni yumuşattı baba yaa...Nerede ilk başlardaki huysuzlukları...Sadece mesajların sonuna "o kadar" koyarak agresifliğini koruduğunu zannediyorsun ama olmuyor yani...Yakında de-ga-je Hakkı dedesinin yerine seni koyacak haberin olsun.İmza:Taht-el Şuur


Friday, 10 October 2003
07:29

Sayın Neşeli Cüce. Şahsıma gösterdiğiniz alakaya teşekkür ederim. Fransız peynirleri bir halta benzemiyor. Sert tam yağlı bir Ezine inek peyniri, burada bahis edilen bir Erzincan tulumu, ne bileyim bir hellim peyniri bir kelle peyniri (cahil cühela takımı buna mihaliç peyniri de der). Bunları götürüp kafalarına vuracağım bir daha sefere. O kadar.

Agresite


Friday, 10 October 2003
04:22

aman bırak o asiyi, hormon tedavisi görüp uzadı, bayat ilaç yüzünden göğüsleri büyüdü.. en son aldığım habere göre, iskenderun'daki bir pavyonda pamuk prenses adıyla sahne alıyormuş.. nanik-atak


Friday, 10 October 2003
04:09

E iyi de nanik-atak, topu topu 6 tane cüce sayabilmişsin, 7.si nerede?İmza:Tefal, ne varsa sende var


Friday, 10 October 2003
04:04

amma şahane biyer burası ya.. çoluk, çocuk, genç, yaşlı, sinirli, neşeli, herkesler burdaymış.. selamlar.. nanik-atak


Friday, 10 October 2003
03:22

web-fm bırak şaman aşkına..."Aynı imzayı atabiliyorum" derken ilkinde "sen" ikincide "bak" diyen, "şimdiye kadar sakin durdum ama bundan sonraki gelişmelerden sorumluluk kabul etmem" diyerek gözdağı vermeye çalışan birine Yıldız Tilbe tarzı "yürrrüüüü anca gidersin" demek yerine savunmaya geçmek, koruma altına almaya çalışmak, "bana çocukluğunu anlat" tarzı psikoanaliz yapmaya çalışmak niyedir? İmza:Tez geçse de her sevgide bin hatıra vardır/Sevda denilen şey yaşayan hatıralardır


Friday, 10 October 2003
03:00

Sevgili Kader diyemezsin bak kendin ettin.. Nedir bu "sakin"e duyulan infial? Tüm 2SatırLand sakinleri de merak etmiştir sanırım.. Hı??

Sevgili Tez geçse de her sevgide bin hatıra vardır/Sevda denilen şey yaşayan hatıralardır .. İlgili sevgili "sakin"in, Kader diyemezsin sen kendin ettin değil de Kader diyemezsin bak kendin ettin olması onun seçimi yahu.. Belki de "sakin"e duyduğu infiali "sen"e de duyuyor olabilir..

Web-Fm


Friday, 10 October 2003
01:58

Sevda has bir bahçede bir güle benzer, sevdasız bir hayat bir çöle benzer, yüreğime koydum senin sevgini, bin yıl solmayan bir güle benzer.Rümuz:Artık telefon beklemiyorum/ Artık telefon etmiyorum,çünkü biz artık olduk/ Tabakta kaldık günah olduk/Yazık olduk/Biz senle,biz senle iki ayrı olduk


Thursday, 09 October 2003
11:01

Üstelik "Kader diyemezsin bak kendin ettin" imzası da yanlış benim bildiğim onun doğrusu "Kader diyemezsin sen kendin ettin" olmalı.Yeteri kadar sadık bir fasıl icracısı değil zannımca. İmza:Tez geçse de her sevgide bin hatıra vardır/Sevda denilen şey yaşayan hatıralardır


Thursday, 09 October 2003
10:57

Web Fm, ayıp oluyor ama Tez geçse de her sevgide bin hatıra vardır/Sevda denilen şey yaşayan hatıralardır'la hiç bir ilişkim yok. Hepsi magazin basınının uydurması. Valla yok yaa, amaan ister inan, ister inanma. İmza:Kader diyemezsin bak kendin ettin(*)

(*)Aynı imzayı tıpkısının aynısı olarak bir daha atabiliyorum Web Fm, gördün, değil mi? Ayrı birisi olduğum kesin ama ayrı bir sakin lafındaki "sakin" yakıştırması bu konuyu bir daha gündeme getirirsen benim gelecekteki hal ve tavırlarıma yakışmayabilir. Esenlikle kal.


Thursday, 09 October 2003
10:52

Evet segvili web-fm ben "Tez geçse de her sevgide bin hatıra vardır/Sevda denilen şey yaşayan hatıralardır"ım, ötekileri tanımıyorum. Benim bulduğum ambiyanstan yararlanmaya çalışan birileri zannımca. (Bu arada Veys FM'in kanal nümeriği nedir?)İmza:Tez geçse de her sevgide bin hatıra vardır/Sevda denilen şey yaşayan hatıralardır


Thursday, 09 October 2003
10:42

Evet yurda dönen Agresite'nin şu peynir macerasını bir öğrensek bence de..

Web-Fm


Thursday, 09 October 2003
10:40

Sevgili Kader diyemezsin sen kendin ettin, siz sevgili Tez geçse de her sevgide bin hatıra vardır/Sevda denilen şey yaşayan hatıralardır mısınız? Yoksa imzasını aynı atamayanlardan mısınız, ya da sevgili Tez geçse de her sevgide bin hatıra vardır/Sevda denilen şey yaşayan hatıralardır'ın önerisinin altına imza atan başka bir sakin misiniz?

Fekat bu arada Radyo Alaturka ile birlikte Veys FM'i de önereceğim..

Web-Fm


Thursday, 09 October 2003
10:40

Ag-ree-sii-tee, nereye saklandın? İmza:Neşeli Cüce


Thursday, 09 October 2003
10:38

Radyo Alaturka'da "sen hep beni mâzideki halimle tanırsın"ı terennüm ediyorlar mı evladım? İmza:Gamzedeyim deva bulmam


Thursday, 09 October 2003
10:30

Elbette değelendir web fm, elbette. Ben de bugün öğrendim neleri kaçırdığımı. İmza:Kader diyemezsin sen kendin ettin.


Thursday, 09 October 2003
10:30

Sevgili Tez geçse de her sevgide bin hatıra vardır/Sevda denilen şey yaşayan hatıralardır .. Çok yerinde bir öneri, acilen değerlendireceğim.. Teşekkürler..

Web-Fm


09-10-2003
10:18

Sevgili web-fm...Fasıl köşesi açıyorsun da 91.0 Radyo Alaturka'nın tavsiyesini niye yapmıyorsun? İmza: Tez geçse de her sevgide bin hatıra vardır/Sevda denilen şey yaşayan hatıralardır


Thursday, 09 October 2003
08:01

Fahri hemşerimiz ege sever Web Fm, anasayfada değişiklikler yapmışsın, fena olmamış. Hatta iyi ki yapmışsın, o karikatür uçmuş ellerine sağlık. İmza:Körfezdekiüçbeşgüzel


Thursday, 09 October 2003
06:58

Agresite, damak zevkine uygun peynir yiyebildin mi? İmza:Sigaranın dibi


Thursday, 09 October 2003
03:57

Aman da aman, kimler gelmiş. Agresite, şeker... İmza:Neşeli Cüce


Thursday, 09 October 2003
03:30

Yurda döndüm. O kadar..

Agresite


Wednesday, 08 October 2003
18:25

Sevgili 07-07-2003 05:16.. İçimiz yanıyor, daha nesini bildireyim..

Web-Fm


Wednesday, 08 October 2003
18:22

Sevgili Ku$konmaz, Sevgili Kıymet Bilir, Sevgili Kadir Şinas.. Teşekkürler ve hoşgeldiniz.. Her zaman bekleriz.. Arayı açmayın..

Web-Fm


Wednesday, 08 October 2003
09:32

A aa Hakkı bey, sizden bir tane daha varmış (resmini gördüm, çok ihtiyar)ve o esasmış. Ah Hakkı bey, siz de öyle yaşlı mısınız? Sizin hakkınızda düşündüklerimi ve hayallerimi bir bilseniz belki o zaman beni bu kadar üzmezdiniz. De-ga-je


Wednesday, 08 October 2003
05:12

Sigaranın dibi boşuna sinir katsayını yükseltmişsin. Şık bir ara başlık atmış H.Devrim bugünkü yazısında. "Adasıyanık" yalan bir yakıştırma değil hani. Sevgili Sait Faik'in yaşamına dair pek çok iz vardı adada. Ayfer Tunç'un senaryolaştırdığı ve TRT1'de dizi olarak yayınlanan "Havada Bulut" Burgaz'ın yeşil günlerini hatırlatacak bir belgesel olarak yer alacak belki artık arşiv raflarında. CYRANO


Wednesday, 08 October 2003
04:40

Sevgili Ku$konmaz, eğer o dilimlerin arkasında duran soğutulmuş vokta (Smirnoff) ve cin (Beefeater) şişelerini görebilseydin o narenciye dilimleri o kadar da anlamsız gelmezdi. Ha?Hı? İmza:Vote for Arnie


Wednesday, 08 October 2003
04:36

Fena bir laf gibi durmuyor ama bir yerlerinde saçmalık da varmış gibi...Rümuzlu arkadaş, kullanmak ister misin? "Ben aşkı yalnız sana yakıştığı için severim". İmza: Bu dükkanda molped var mı?


Wednesday, 08 October 2003
04:34

Hakkı Devrim de (burada "imiş gibi yapan" değil, gerçek hayattaki) Sait Faik Adasıyanık demiş...Sait Faik'i çok sevdiğim için bu kelime oyununa önce sinirlendim ama sonra Hakkı beyin de hem Sait Faik'i hem de Sait Faik'ten dolayı Burgaz adayı benim kadar sevdiğine ve yangına üzüldüğüne ve sırf komiklik olsun diye yazmadığına karar verdim. İmza:Sigaranın dibi


Wednesday, 08 October 2003
03:59

Sevgili Web Fm, acı kaybımız Burgazada'nın vefatını bildirmeyecek misin? 07-07-2003 05:16


Wednesday, 08 October 2003
02:32

Geceye inat gün ağarmakta,ağaca inat dal çoğalmakta,ölüme inat insanlar çoğalmakta,bense sana inat seni sevmekteyim inat bu ya hep de seveceğim.Rümuz:Vücut iklimimin kimyası/Dünyayı ters yüz eden kadın/ Hayatımın manası/Bende gizli,bende saklı


Wednesday, 08 October 2003
02:22

Internette sorf yaparken tesadufen sitenize ugradim. Acilis sayfasindaki narenciye dilimleri disinda (anlamsiz geldi) genelde guzel. Basarilarinizin devamini dilerim. Ku$konmaz


Tuesday, 07 October 2003
09:37

Adalardan yar bekleyen arkadaş... İki dakika rahat dursan olmuyor değil mi? Ne güzel Kadir-Kıymet ikilisi sitenin nezih bir site olduğu konusunda hemfikir olmuşlardı. Şimdi onları hayal kırıklığıan uğratmanın ne alemi vardı ki? İmza: Sigaranın dibi.


Tuesday, 07 October 2003
09:29

Kadir bey, Kıymet hanım...Hoşgeldiniz...Eski İstanbul bey/hanım(efendiliği) şıklığındaki duhûlünüz bizi fazlası ile bahtiyar etti...Bu fazlalığı nerede kullanacağımızı bilememenin üzüntüsü içindeyiz.İmza:Adalardan bir yar gelir bizlere/Aman Allah g-string'e bak, g-string'e


Tuesday, 07 October 2003
05:01

Siteniz ne kadar nezih, renkler ne kadar uyumlu, ahlaka mugayir hiç bir şey (bir öykü hariç) yok. Müsait bir gün, çocukları da alıp öyle geleceğim. Kıymet Bilir


Tuesday, 07 October 2003
02:26

Ne güzel bir site yapmışsınız, tebrik ederim. Kadir Şinas


Tuesday, 07 October 2003
02:20

Bir yağmur damlası olmak isterdim, gözlerinde büyüyüp, yanaklarında süzülüp, dudaklarında ölmek için.Rümuz:Seni melek gibi,emret kölen gibi, kötülükten korurum. Kendi canım gibi, yeni bebek gibi, hayatımı adarım


Tuesday, 07 October 2003
02:17

Sevgili Körfezdekiüçbeşgüzel, .... yani .. BUDUR!...

Web-Fm


Monday, 06 October 2003
10:30

Biraz da deniz ve o denizle her akşamüstü içi ürper(t)erek buluşan, sonra mavilikleri deli kızılıyla boyayarak ufukta ağır ağır kaybolan güneşi kattın mı balık ve salataya işte Ege. Daha ne olsun Web Fm, değil mi? İmza:Körfezdekiüçbeşgüzel


Monday, 06 October 2003
08:58

hı ki bu?


Monday, 06 October 2003
08:58

laservyelken resimleri


Monday, 06 October 2003
08:46

Sevgili Körfezdekiüçbeşgüzel, Monday, 06 October 2003 05:03 mesajınızla bir klavye zaiyatına neden oldunuz.. Ama olsun, değdi.. Benim gibi bir salata ve balık manyağına iyi geldi.. (Genele Not: Herhangi bir nedenle ağzınızın suyu akmaya başladığında, klavyenizden uzak durun..)

Web-Fm


Monday, 06 October 2003
06:18

Sigaranın dibi'nin fıkrası bize "Freni olan dursun dedim, hakim bey." cümlesiyle sonlanan bir fıkrayı hatırlattı ve fakat uzun uzadıya yazmak işimize gelmiyor. Zaten bilenler gülmeye başladılar bile. İmza:Körfezdekiüçbeşgüzel


Monday, 06 October 2003
05:20

Hay Şaman sevgili Körfezdeki3~5güzel'in muhabbet yatağının yolunu değiştirmesi debiyi artırdı ve FŞ'nin lafında da benim aklıma o fıkra geldi.

Hani adam doktora gitmiş, "doktor bey kalbim çok hızlı atıyor" demiş..Doktor incelemiş, incelemiş bişi bulamamış "Çok garip...Atmaması lazım" demiş...Adam da "peki doktor" deyip, gitmiş at maması satın almış ve haftalarca atlar ne yiyorsa o da onu yemiş..

3 ay sonra doktora gitmiş..."Doktor bey sayenizde kalp atışlarımdaki düzensizlik bitti" demiş. Doktor da "haydaa bu sefer de bitmemesi lazım" demiş.

Ehe ehe ehe...İmza:Sigaranın dibi


Monday, 06 October 2003
05:11

Sigaranın dibi, "aldırmak" kelimesine yaklaşımınız Ferhan Şensoy'un "Denememeler" isimli kitabının arka kapağına yazdığı "Denenmemeler derken kast ettiğimiz dene büyüklüğündeki memeler değil elbette" girizgahını çağrıştırdı. Sizin parantez içiniz de "aldırmak"a ayrı bir şıklık katmış ki söylemeden geçemedik. İmza:Körfezdekiüçbeşgüzel


Monday, 06 October 2003
05:03

Aşkolsun Web Fm, bu da bir şey mi? Hangi salataya kekik dalları ve biberiye, hangi salataya dilimlenmiş sarmısak ile aromalanmış zeytinyağı kullanılır, börülce salatasına konulacak taratordaki ceviz ölçüsü ne olmalıdır, hangi balık nasıl pişirilirse parmaklar da beraberinde yenilir ve benzeri güzellemeleri döküp-saçmaya fırsat olmadı daha. İmza:Körfezdekiüçbeşgüzel


Monday, 06 October 2003
04:59

Yaa Agresite Fransa ve peynir diyince Paris günlerim aklıma geldi...Otelde kahvaltı veren dombili hem kahvaltıda peynir vermiyor hem de İngilizce "peynir istiyoruz yahu" yakarışlarımızı anlamazdan geliyordu (belki de anlamıyordu, günahını almayayım). 4.gün anladı, 5.günden itibaren de önümüze bir dolu peynir yığıp "alın ulan sizin için bissürü peynir aldım" diyor gibiydi...Bu arada peynir de fromaj'mış..nasıl yazılıyor umurum değil ama böyle söylerseniz getirirler veya aldırırlar ("aldırmak" kelimesi kürtaj anlamında değil çocuğu gönderip marketten satın alınması talimatı verilmesi anlamında kullanılmıştır. Başka taraflara çekmeyiniz)İmza:Sigaranın dibi


Monday, 06 October 2003
04:53

Sevgili 07-07-2003 05:16, sinirlenmedim ki, sadece soru sordum. Bildiğim kadarı ile Japonlar peynir yemez..Hatta bünyeleri (yani sindirim sistemleri) peynire o kadar yabancıdır ki, yanlışlıkla veya inadına peynir yiyenlerde besin zehirlenmesi görülür. Sizin de peynirin kokusuna dayanamıyor olmanız genlerinizde bir Japon'luk olduğu izlenimi uyandırdı. Neyse, "yat güzelim, vakit erken daha sabah olmadı" dedim de izlenim tekrar uykuya daldı. Durum bundan ibaret. İmza:Rainforest Cafe


Saturday, 04 October 2003
00:15

Yurtdışındayım. Baktım ki burada beni merak edenler olmuş. Memleketi özledim, sinir katsayım yükseldi. Bu Fransızlar İngilizce konuşmuyor. Ben onların lisanını bilmem. Tulum peyniri demişsiniz. Fransız peyniri Fransız peyniri diyorlar,bir halta benzemiyor. Bunlara da tulum yedirmek lazım. O kadar.

Agresite


Friday, 03 October 2003
11:32

Sevgili Körfezdekiüçbeşgüzel, üzerine Erzincan tulum peyniri ve taze ceviz parçaları koyulmuş roka salatasını da biliyorsun ya, helaller olsun sana.. Tuğrul Şavkay ruhu ölmedi, yaşayacak demek ki..

Web-Fm


Friday, 03 October 2003
10:24

Rainforest Cafe, tulum peynirine dair yazdıklarım seni ne diye kızdırdı anlamadım. Japon'um desem, japon ayçekirdeğine sırt mı çevireceksin? 07-07-2003 05:16


Friday, 03 October 2003
08:39

Sevgili 07-07-2003 05:16, siz Japon musunuz efendim? İmza:Rainforest Cafe


Friday, 03 October 2003
06:53

07-07-2003 05:16, yazdığın gibi düşünenler; bugüne kadar üzerine Erzincan tulum peyniri ve taze ceviz parçaları koyulmuş roka salatası yemeyenler olabilir. İmza:Körfezdekiüçbeşgüzel


Friday, 03 October 2003
06:46

Agresite hakkaten sakinleştin galiba? İmza:Neşeli Cüce


Friday, 03 October 2003
06:42

Sevgili 07-07-2003 05:16, o kokan bence gerçek Erzincan tulumu değildir. Değil mi sevgili Rainforest Cafe?!?

Web-Fm


Friday, 03 October 2003
06:40

Sevgili Rainforest Cafe.. Sen gurur duy, duyarken de bize Erzincan tulumu gönder, biz de onu indıragandi..

Web-Fm


Friday, 03 October 2003
06:40

Üff o tulum peyniri sevmeyene amma kötü kokar ha. 07-07-2003 05:16


Friday, 03 October 2003
06:38

Bu tarif de olmadı sevgili Muhtasar Beyanname, fekat polemiğe girmiycem..

Web-Fm


Friday, 03 October 2003
05:43

Hürriyet'in Cuma ekindeki en iyi bilmemne araştırmasında jüri Erzincan'ın tulum peynirini birinci seçmiş.Bir Erzincan'lı olarak bununla gurur duymam da ne yaparım?İmza:Rainforest Cafe


Friday, 03 October 2003
05:37

he yani olayı Aristo mantığında 1-0 (ya var ya yok, ya öyle ya böyle, birşey aynı anda başka şey olamaz vb.)görenlerden değil de kuantum fiziği mantığında olduğu gibi 1-1 (birşey hem o hem bu olabilir, hem var hem yok, ne var ne yok...iyidir be n'ossun, senden n'aber? vb.) görenlerdensiniz değil mi? Olmayın. İmza:Muhtasar Beyanname


Friday, 03 October 2003
05:33

Bir gün mevsimler değişmeyi, rüzgar esmeyi, dünya dönmeyi unutsa bile ben seni unutamam.Rümuz:Aşk kelime değil bir cümledir, kurmak için iki can gerekir


Friday, 03 October 2003
03:56

Sevgili Muhtasar Beyanname, bu neticede bir pop-up pencere. Evet bunun için arası yoktur, ya adam ederim ya da uçururum. Fekaaat başka başka kavramlardan söz ediyorsak denizde kum bende alternatif.. Yani o kadar açık söylüyorum..

Web-Fm


Friday, 03 October 2003
03:02

Web-fm'in alternatif yaklaşımları da ilginç ve ürkünç hani: "belki uçururum belki de adam ederim" Bunların arası yok mudur web-fm? Veya başka altenatifler düşünülemez mi? İmza:Muhtasar Beyanname


Friday, 03 October 2003
02:18

Sevgili Körfezdekiüçbeşgüzel.. Yazarların resimleri bundan sonraki yazılarında, köşelerinde olacak.. O pop-up pencereyi de ondan sonra belki uçururum, belki de adam ederim.. Ya, işte böyle.

Web-Fm


Thursday, 02 October 2003
07:54

Yazar/Çizer tayfasının resimlerini de mi kendi zevkin için şaşıbakşaşır dağınıklığına büründürdün yoksa? İmza:Körfezdekiüçbeşgüzel


Thursday, 02 October 2003
07:42

Sevgili Körfezdekiüçbeşgüzel, siz ona şey etmeyin.. Ben onu şahsi zevkim için şey ettirdim.. Boşluk şimdilik dolsun diye..

Web-Fm


Thursday, 02 October 2003
06:39

Sıradaki parçanın son günlerde severek dinlediğimiz Feridun Düzağaç albümünden olması hoşumuza gitti. Teşekkürler web fm. Unutmadan; annesayfa güzel olmuş ve fakat o karikatürü sevemedik. İmza:Körfezdekiüçbeşgüzel


Thursday, 02 October 2003
03:35

Bir deniz düşün, susuz.Bir insan düşün, mutsuz. Bir gece düşün, uykusuz. Bir bahar düşün, çiçeksiz. Bir de ben düşün,sensiz.Rümuz:Kuruttuğum çiçekler, tarih oldu derbeder.İçimde bir ocak var, kimbilir ne gün söner.


Wednesday, 01 October 2003
19:07

Sevgili Körfezdekiüçbeşgüzel, radyoda çıkan şarkı ayynen, yüce ve ulu bilge Feridun Düzağaç'ın "Gel tanışalım önce, ben kısaca F D.."si oldu.. Ya, öyle oldu!..

Web-Fm


Wednesday, 01 October 2003
10:40

Valla sana şaşırıyorum web fm, satırland yazarlarına hiç ıskalamadan "sevgili" diye hitap etmen çok şahane bir olay. İnsan kendisini mini mini birler,çalışkan ikiler gibi hissediyor. Sendeki bu civcivlerini koruma, kollama telaşına düşen anaç tavuk sıcaklığı insanın hoşuna gidiyor. Sen başkalarına benzeme sakın. İmza: Neşeli Cüce


Wednesday, 01 October 2003
10:32

Aman web fm bizim ruhumuzu tuzruhu ile karıştırma lütfen. Okuduk da gözlerimize inanamadık, o satırlar bu satırlarda bir saate yakın kaldı ve dikkatli gözlerden kaçmadı. Madem Muhtasar Beyanname'nin ricasını yerine getirdiniz, bize de sıradaki parçayı çalar mısınız? Nasıl mı? Basit; açın herhangi bir FM bantı ve bırakın şarkılar bizi söylesin. Çıkan parçayı buraya yazmayı unutmayın ama, olur mu? İmza:Körfezdekiüçbeşgüzel


Wednesday, 01 October 2003
09:58

Sevgili Körfezdekiüçbeşgüzel.. Sevgili Muhtasar Beyanname'nin bir ricasını yerine getirdik diye ne bu şiddet bu celal? Merak buyurmayın zatınız gibi muhterem kişilerin eserlerine dokunulmaz burada.. Hani küfür filan olunca da, uçurabilelim ama di mi? (Ki oldu ve sizin ruhunuz duymadı. Neden? Ben uçurdum da ondan.)

Web-Fm


Wednesday, 01 October 2003
09:28

Sevgili web fm, hadi; Tuesday, 30 September 2003 08:23'saatli mesajdaki "aranası" lafını "arabası" olarak düzelt, sonra da biz bu deftere yazmaktan vazcayalım. Bu bir ne?Önce cümleler kurup 2satırland'e yolla gitsin yapıcaz, sonra da kurcalanıp kurcalanmadıklarını mı kontrol edicez? Yok ya. İmza:Körfezdekiüçbeşgüzel


Wednesday, 01 October 2003
09:15

Sevgili Muhtasar Beyanname, bakınız Tuesday, 30 September 2003 08:21 mesajınız..

İmza: Web-Fm üstü az teknol


Wednesday, 01 October 2003
04:20

Ben eflatunu yalnız sana yakıştığı için severim Leyla. Duvarları lila rengine boyatmak nerden çıktı şimdi? İmza:Natural Spring Water


Wednesday, 01 October 2003
03:43

Eğer geceler seni düşündüğüm kadar uzun olsaydı asla sabah olmazdı.Rümuz:Cennetten çiçek topladım sana, herkes aşk diye kıvranıp duruyorken.Ben en saf halimi sakladım sana, sen deneyip deneyip yanılıyorken.


Tuesday, 30 September 2003
10:44

Pes valla; hani kuşlar, ağaçlar, bin bir renkli çiçekler. Kooperatifçilerin site çevre düzenlemesi için para toplarken vaat ettiklerinin hiç biri yok. İmza:Gözlerinin İçine Başka Hayal girmesin


Tuesday, 30 September 2003
09:43

Filiz, bak bu şarkı senin için : Ayrıldık işte, ne oldu sanki ? / Sen de mutluluk bulamadın ki / Unutma seni benim kadar / Seven olmaz ki. İmza : İsmi lazım değil


Tuesday, 30 September 2003
08:23

Web-fm, şimdi sende deminki yazıda bulunan "aranası" lafını "arabası" diye düzeltecek teknol de yoktur. İmza: Muhtasar Beyanname


Tuesday, 30 September 2003
08:21

Sevgili defter okurları, bugün araba ek vergi ikinci taksidini yatırmanın son günü, arabası olanlara hatırlatayım dedim. (Web-fm yarın bu mesajın dibine, "geçmiş olsun" yazısı koyacak teknol var mı sende?) İmza:Muhtasar Beyanname
(Geçmiş olsun..
web-fm  01/10/2003)


Tuesday, 30 September 2003
08:17

Sevgili Angel, bu Buffy lafı bende çok ahlaka mugayyır çağrışımlar yapıyor. "ee, bana ne?" diyebilirsin.Bu senin en doğal hakkın. Sadece belirteyim istedim. İmza:Benim yarim karşıki dağda mali müşavir.


Tuesday, 30 September 2003
08:05

Geceler çok soğuk, ıssız ve karanlık. Üşüdüm üstümü örtsene Buffy. İmza:Angel


Tuesday, 30 September 2003
07:51

Mazhar Alanson'un "Sen buraya gelsen, bir kere versen..." şarkısının tam burasında ağlaya ağlaya kaçan Daphne. Valla kötü birşey değil devamı "yanağından buseyi" şeklinde geliyor. Ne olur geri dön. İmza:Alfabenin sensiz harfleri


Tuesday, 30 September 2003
07:45

Alper, bugün uyandığımda yoktun yanımda.. Dur yaa, dün geceki Berke miydi yoksa? İmza:Bir Demet Yasemen


Tuesday, 30 September 2003
07:34

Tarık, ne zaman bir kar tanesi olup konucan dilimin ucuna? İmza: Hogwarts'dan mektup var


Tuesday, 30 September 2003
07:34

Kaderimde hep güzeli aradım, inkar edemem sen de güzeldin Figen, ama bak güzeldin diyorum di mi? İmza:Melodinin es'i.


Tuesday, 30 September 2003
07:17

Sibel, bu şarkı senin için : Bırak boş kalsın elim / Yol yakınken dönelim / Arkadaşım ol yeter / Böylesi daha güzel İmza: Ortanca Mohikan


Tuesday, 30 September 2003
04:25

İstanbul'u saran gri bulutlara inat rengarenk duygularla çarpıyor kalbim. Dostluk ve sevginin her yeri sardığı Susam Sokağı'ndaki Minik Kuş kadar mutlu, Alp Dağları'nda dolaşan Heidi kadar özgür, kuzey denizlerinde dolanan Viki kadar neşeli, Coupling'deki Sue kadar kendinden emin, Seinfeld'deki Kramer kadar dalgacı ve en önemlisi sana her zamankinden daha fazla aşığım. İmza:Derin duygular besliyorum sana karşı.


Tuesday, 30 September 2003
02:17

En koyu mavilikleri avucuna, en derin mutlulukları gözlerine ve en içten sevgileri kalbine usulca bırakıyorum.Rümuz:Yerime seni sevsen bilirdin, yerine beni koysan severdin


Tuesday, 30 September 2003
02:15

Hadi be...Türkiye'nin sayılı gurmelerinden Tuğrul Şavkay ölmüş...Yazık olmuş...İmza:Rainforest Cafe


Monday, 29 September 2003
09:21

Bu kız hakikatten deli Web Fm, bir bakıyorsun taşınıyor,otuz yaşına merdiven dayayıp kısmet tepiyor,vs.bir daha okuyorsun bir ayağı çukurda gece nöbeti tutuyor.Diyorum ki Web Fm,deli kızı rotaya soksan;HOY gibi huysuzlansa,Arzu gibi gezse,Adam Legal gibi çizgi dışı takılsa,Persona gibi öyküler yazsa,Muamma benzeri takılsa. Başka türlü bir şey benim istediğim. CYRANO


Monday, 29 September 2003
05:14

Sevgili 07-07-2003 05:16,

Öyle mi değil mi bilemem ama o yaşların duygularını nasıl da güzel anlatmış ama yahu!..

Web-FM


Monday, 29 September 2003
04:28

DKT'nin de bir ayağı çukurda galiba. 07-07-2003 05:16


Monday, 29 September 2003
04:05

Sevgili CYRANO, evet annesahifede makyajlar yaptım.. Bitti bitiyor, eli kulağında.. Yarn öbürgün yayına veriyorum. Deli Kız'ın yeni türküsü bugün yayında, AdamLegal'e mahkeme marifetiyle celp gönderildi. Sıyrık Balata ise cezası nedeni ile şu anda PAF takımı ile idmanlara çıkıyor. Cezası bu hafta sonu bitiyor..

Sevgili, Engelbert Humperdink havuzu temizledim, suyunu değiştirdim.. Örtüsünü 1-2 güne kalmaz açıyorum.

Sevgiler..

Web-FM


Monday, 29 September 2003
03:59

Haydaa.. Elia Kazan da mı gitti? Bu arada Cuma günü de Kerim Afşar gitti..

web-fm


Monday, 29 September 2003
03:32

Sevgili Ruska (bu imzanız bize Russki Standart'ı hatırlattı, çok baba bir votkadır) HOY yazılarına kaldığı yerden devam etmek için sitenin kıpırdanmasını, site ahalisinin üzerine serpilen toprağın ekskavatör yardımı ile kaldırılmasını beklemektedir.

Keyfiyet kamuoyuna saygı ile duyurulur. İmza:HOY Halkla (yakın olmasa da irtibatı kopartmamak babında kurulan)İlişkiler Yüksek Komiserliği Genel Sekretaryası


Monday, 29 September 2003
02:18

Bir sır gibisin rüyalarda görülen fakat hatırlanamayan, güzel bir düş gibisin bir defa görünen fakat hiç unutulamayan.Rümuz:Biliyorum artık geç ama haykırıyorum gerçeği, ben sensiz sevgisiz, ben sensiz kimsesiz


29-09-2003
01:59

Web Fm sana zahmet olmasın, ben yazayım; 2 Oscar ödüllü film yönetmeni ve yazar Elia Kazan, hayatını kaybetti. 07-07-2003 05:16


Saturday, 27 September 2003
17:04

hoy, neden yazmiyorsun artik ? yoksa beni e-meyllistenden mi cikardin ?

imza: ruska


Friday, 26 September 2003
05:25

Engelbert ve Cyrano'nun yazdıklarını okuyorsun değil mi, Web Fm? İmza:Körfezdekiüçbeşgüzel


Friday, 26 September 2003
04:36

Sevgili Körfezdekiüçbeşgüzel, "hoşbulduk" diyeceğim ama hoşbulamadık...Sitenin havuzunu üsütnü yapraklar dibini yosun sarmış, yeşillikler korunmamış, yıllık baca temizliği yapılmamış, saunanın tahtaları çürümüş, fitness center'da aletler paslanmış. Sözün kısası bu siteye iyi bakılmamış.İmza:Engelbert Humperdink


Friday, 26 September 2003
04:36

Web fm,yokluğunun nedeni annesayfada güzellemeler yapmaksa ne mutlu biz okurlara. Sen bu yenilikleri yapmak için uğraşırken; köşeli siteliler yeni yazılar hazırlıyorlar mı? Bak, demedi deme; Sıyrık Balata, Deli Kız ve Adam Legal'in dairelerini örümcek ağları sarmış, camlar yaz yağmurlarından leş gibi, sitenin genel görüntüsü bozuluyor, önlem almak lazım. CYRANO


Friday, 26 September 2003
03:47

Aman da aman, sevgili Engelbert gelmiş. Gelirken sitemine İlhan İrem mısralarını katık etmeyi de ihmal etmemiş. Hoş döndün. İmza:Körfezdekiüçbeşgüzel


Friday, 26 September 2003
01:57

Biraz buruk bir duygu yüklenirse yüreğine, gözlerin zaman zaman takılırsa uzaklara, kulakların zamansız deli gibi çınlarsa bil ki bir yerlerde özlenmişsindir.Rümuz:Doydum artık çalıntı aşklara


Thursday, 25 September 2003
07:15

A aa, bugün buraya kimse uğramamış, Rümuz bile yazmamış. Agresite de periyodik dönemini atlattı ve sinirleri yatıştı heralde. Neşeli olun ki genç kalın diyor ve hemen atıma atlayıp batan güneşe doğru yollanıyorum. İmza:Neşeli Cüce


Wednesday, 24 September 2003
08:47

Sevgili ahali.. Ben buradayım. Valla buradayım.. Annesahifede biraz şekil şemail değişiklikleri yapıyorum. Yakında yayına vereceğim. "İçerik kuvvetli, vitrin zayıf kalıyor" gibi bir şeyler demişti bir zamanlar bir yolcu. Haklı idi.. Biraz daha albeni yapıyorum, ortaya karışık.. Bir de Flash'a başlayabilsem.. "Bize ne kardeşim bu teknik konulardan, bozmasana 2SatırLand ruhunu!.. Alla alaaa.." diyenler var gibime geliyor.. Sevgi-saygı-muhabbet

Web-Fm


Wednesday, 24 September 2003
06:24

Psikopatates gelmiş ama web fm hala ortada yok. İmza:Sen arada sırada uğra bana


Wednesday, 24 September 2003
04:29

Sevgili sfb9, Ayça Şen'in adresini verdiğin hotmail adresine gönderdim. Ona göndereceğin mesajı bana da bcc'lersen çok sevinirim (Ben meraklı bir tipimdir :).İmza:Psikopatates


Wednesday, 24 September 2003
04:06

Dün gece resmini ateşe attım, yanarken bir mahzun bakışın vardı. Alevler sararken seni kıskandım, pişmanım sevgilim çaresiz kaldım. Rümuz:Bir kereden hiçbir şey olmaz, böylesi naza yürek dayanmaz


Tuesday, 23 September 2003
11:51

ayça şen ile ilgili bilgileriniz mevcutsa şu e-maile postalarsanız sevinirim ;sfb9@hotmail.com şimdiden teşşekürler:)))


Tuesday, 23 September 2003
11:39

Sayın sufi, bestekar Ekrem Güyer. Güftekarını bilmiyorum. O kadar.

Sayın De-ga-je, salatada elma sirkesi kullanın.

Agresite


Tuesday, 23 September 2003
10:59

Eski kadroyu toplamanın vakti geldi..hatta geçmiştir bile belki de...Web-fm şuraya anlayabileceğimiz bir saat koyamadık, vakit geç mi erken mi bilelim. İmza:Psikopatates


Tuesday, 23 September 2003
10:52

"kalsaydın, yokluğunla yok olmazdı bu şehir / kaçmakla mutluluklar bulunmuyor bunu bil / yaprak kımıldamıyor, yüreğim öyle susmuş" sonuç olarak da; sana, bana, 2satırlande, psikopat ates'e, e.e cummings'e, web-fm'e olanlar olmuş. İmza:Bilmem hatırlar mısın bir liseli kız vardı?


Tuesday, 23 September 2003
10:24

Giderken bıraktığım / Asmalar üzüm olmuş / Yerlerde bütün kollar / Bütün bağlar bozulmuş Ben mi geç kaldım? / Yoksa mevsimler mi soğumuş? / Görmeyeli buralara / Olanlar olmuş.

Giderken bıraktığım / Gökyüzü toprak olmuş / Yıldızlar çakıltaşı / Güneş bir yaprak olmuş / Ben mi yaşlandım? / Yoksa dünya mı alt-üst olmuş? / Görmeyeli buralara Olanlar olmuş.

Giderken bıraktığım / Gülüşler bakış olmuş / Kahkahalar buralarda / Özlenen yakış olmuş / Ben mi gülmüyorum tanrım? / İnsanlar mı somurtmuş / Görmeyeli buralara / Olanlar olmuş.

Yahu nedir, iki dakika askerlik yapalım dedik, ilk kuşak defter yazıcılarından kimse kalmamış, İlhan abinin söylediklerine ekleyecek birşey bulamıyorum. Yazık...Yazık...İmza:Engelbert Humperdink


Tuesday, 23 September 2003
05:08

Agresite, bugün her şey yolunda galiba. İmza:Neşeli Cüce


Tuesday, 23 September 2003
05:05

2satırland sakinleri, web fm'i göreniniz, duyanınız, okuyanınız var mı? Thursday, 18 September 2003 site yerel saati ile 11:46'dan beri deftere uğramamış, annesayfada değişiklik yaptığından vakti olmuyor da diyemiyorum, orada aylardır tık yok. Sevgili web fm, ne yaptıysan yaptın kalk gel, affeder elbette ha(l)k gel. CYRANO


Tuesday, 23 September 2003
02:35

Bir yudum mutluluk, peşinden koşuyorum, ne olacak halim bilmiyorum, sevmişim seni bir kere, doyamadan gidiyorum. Rümuz:Yerine hiç beni koyup sarhoş oldun mu sen?


Monday, 22 September 2003
09:49

Agresite, siz buyurun mirim.İmza:Sigaranın dibi


Monday, 22 September 2003
09:26

degerli otoriteler, o meshum sarkinin gufte yazari ve bestecisini biliyorlar mi? imza:sufi


Monday, 22 September 2003
09:03

Agresite, o kadar celal buyurmayınız, belki Müsadenizle Çocuklar o şarkının usülü düyek olduğu için makamını Hicaz zannetmiştir. Olamaz mı? Olur...Bu kadar kasacak ve kastıracak birşey yok. Müsadenizle çocuklar, sen de ayağını denk al, bu defterde otoriteler var.İmza:Sigaranın dibi


Monday, 22 September 2003
08:50

Sevgili Agresite, bu çok bilmişliğiniz bana Hakkı beyi hatırlattı. Ama o munis, kadir kıymet bilir, hatırşinas, değerli bir beyefendidir, ukalalıklarını okurken değişik hazlar alır insan. Ama siz ne kadar gerginsiniz böyle. Keskin sirke küpüne zarar. Ay, sayenizde bildiğim bir atasözünü tam yerinde kullandım. Ne şahane değil mi? De-ga-je


Monday, 22 September 2003
08:21

Sayın Müsadenizle Çocuklar. Bu ne ihtiyatsızlıktır. "Unutturamaz seni hiç bir şey, unutulsam da ben" şarkısının makamı hicaz değil, nihavenddir. O kadar.

Agresite


Monday, 22 September 2003
05:49

maviş bulamadık mel gibson'un aile fotoğraflarını asi muyuku kayyukiyi

safinaz


Monday, 22 September 2003
05:30

Sevgili Rümuz; bugünkü mesajınız bana "unutturamaz seni hiç bir şey, unutulsam da ben" diyen hicaz makamındaki eski bir şarkıyı hatırlattı. Çok yaşayın e mi? İmza:Müsadenizle Çocuklar


Monday, 22 September 2003
05:02

Bir soluk kadar yakın, yıldız kadar uzak derler sevgi için. Uzanırsın yetişemezsin, yetişirsin dokunamazsın, dokunursun vazgeçemezsin, vazgeçersin ama unutamazsın. Rümuz:Boşver artık çocuk gururuna


Monday, 22 September 2003
04:36

Demek o mesajı sevdin Agresite? Bence sakıncası yok, zaten senin için yazmıştım. Ama her seferinde illa ki sana hitaben yazmayıp, ortaya karışık yapabilirim, çekinme; at bir çatal, seç-al beğendiğin parçayı. Salata tabağında kalan son domatesi başkasına kaptıranlardan olma. İmza:Neşeli Cüce


Monday, 22 September 2003
03:53

Sayın Neşeli Cüce, Friday, 19 September 2003 10:30 mesajınızı çok sevdim. O kadar.

web radyosu! Bu site İngilizce bir site midir ki, tarihler saatler hem yanlış hem de bizim lisanımızda değil. Biraz der-top lütfen.

Agresite


Monday, 22 September 2003
02:48

Arzu; Girne'ye giderken makinandaki son 5 pozla mı gittin allasen? Hani öteki fotoğraflar? Bir de; sanırım uçakla gittin sen. Yazın deniz otobüsü ile git de dönüşteki işkenceyi yaşadıktan sonra aynı duyguları yaşayacak mısın merak ediyorum.

İmza: Paranoyakibibik


Sunday, 21 September 2003
10:42

bu nedir kardeşim alla alla


Friday, 19 September 2003
10:30

Haydaaa! İyi ama Agresite, oklu kirpi gibi dikenlerini niye benim üzerime çevirdin. Sen diken salsan da üstüme üstüme, bende deste deste gül. İmza:Neşeli Cüce


Friday, 19 September 2003
10:22

Sayın Neşeli Cüce. Buradayım, buradayıım. Daha dur sen.

Agresite


Friday, 19 September 2003
10:10

Shell Rotella 20W-50, sen beni tanımamışsın ama kalbine yazdığın belli. İmza:O da biliyor / Onun da içi gidiyor


Friday, 19 September 2003
10:06

Shell Rotella 20W-50, size "takdir-i ilahi" yerine sadece "ilahi, beni takdir etmek size mi kaldı" diyorum. Ha bir de; "Matrix içinde aynalı çarşı/Ana ben gidiyom Trinity'ye karşı razı, ben razı size ne kuzum" diyecektim.

Agresite, çatal dillim, asık yüzlüm, neredesin sen? Var mı öyle negatif enerjileri 2satırland'e atıp gitmek. İmza:Neşeli Cüce


Friday, 19 September 2003
09:01

İşte bu yaa...Kendine güvenin doruklarında snowboard yapan bir 2Satırland sakini görmeyeli kaç site haftası geçti, saymadım. Ama şu kadarını biliyorum ki mevsim bahardı/ümitler vardı...Sebepsiz çekip gitti, anlayamadım ki ben onu (kimden bahsettiğimi anlamadıysa ben onu yanlış tanımışım demektir)

Sakın öyle birşey yapma Matrix içinde aynalı çarşı/Ana ben gidiyom Trinity'ye karşı, Neşeli Cüce niyeti bozmuş gibi yazıyor. İmza: Shell Rotella 20W-50


Friday, 19 September 2003
08:43

Matrix içinde aynalı çarşı/Ana ben gidiyom Trinity'ye karşı, karnını görsem neler diyeceğimi çok mu merak ediyorsun? Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın, aç geliyorum. İmza:Neşeli Cüce


Friday, 19 September 2003
08:07

Oh-hooo Sevgili Neşeli Cüce; "sen Emre Altuğ'un karın yağları var" diyorsan benim karnımı görsen neler diyeceksin kimbilir?İmza: Matrix içinde aynalı çarşı/Ana ben gidiyom Trinity'ye karşı


Friday, 19 September 2003
08:06

Tarih Thursday, 18 September 2003 ama daha saat belli değil, emek verip,çoktan seçmeli soruyo, benim cevap verip vermemem web fm'le Büyük Veba Salgını'nı geriyo. Kaptırmışım böyle deftere. Nasıl yer burası anlamadım arkadaş? Web fm çoktandır ölüm ilanı yayınlayamadı da satırland'lileri birbirine kırdırtmak mı istiyor? Şİmdi ben nerden bileyim; Tarih Thursday, 18 September 2003 ama daha saat belli değil'in arka masada oturup, gözlerini ekrandan ayırmadan tıkır tıkır bişiler yazarken devamlı diyet kola ve kaşarlı tost tüketen adam olmadığını, arada bir başını kaldırıp bana bakıyor, içim ürperiyor, yalan değil. Cevap vereyim de başıma iş mi alayım. 07-07-2003 05:16


Friday, 19 September 2003
07:52

Agresite, kim kırdı seni, kim acıttı canını bu kadar. Dans et, gül, eğlen, "çişim geldi" diyen Tarkan'ı sev, "aşşşka yürek gerek"i Dilek Budak'tan araklayıp, iki tutam Natalie ile güzzelce erotikleştirip klip çeken Mustafa Sandal'ı koru, sıcak hava dalgası ile ilgili gelişmeleri çırılbronz halde aktaran Emre Altuğ'un karın yağlarını görmezden gel, Petek Dinçöz "çalkala yavrum çalkala"yı söylerken eşlik et, yap bişiler. Seden Gürel'in dediği gibi; aynada yüzünüze iyice bakın / vaktiniz varken / toparlanın / sakinleşin / gülümseyin... İmza:Neşeli Cüce


Friday, 19 September 2003
06:47

Sayın Agresite, ben "siz Tarkan'a benziyorsunuz" demedim, "yanındaki çocuğu andırıyorsunuz" dedim. Tarkan'ın çişinin gelmesine mi, çişinin geldiğini söylemesine mi, bunu canlı yayında gerçekleştirmesine mi gıcık kapmıştınız? Banttan "çişim var" desem gene gıcık olacak mıydınız?

HOY'u tanımıyormuş, hadi canım sende

İmza:Hayri Bodur ve Paçalı Güvercin Kankalığı


Friday, 19 September 2003
06:46

Sayın web-fm. Sizin frekansınız nedir kardeşim? 105.4 mü, 94.4 mü? Nedir? Bakınız memlekette hayvan hastanesi açılışında kurban koyun kesilmiş. Önce kesip sonra da acile yetiştirip yoğun bakıma almışlardır münasebetsiz duyarsız tayfası. Bunu "Yuh Artık" köşenizde yazsanıza. Yoksa bunu da mı biz yapalım? Oraya yazı koymanın kutusu nerede? Site mi, labirent mi belli değil yahu!

Agresite


Friday, 19 September 2003
05:31

Sayın Hayri Bodur ve Paçalı Güvercin Kankalığı. Tarkan'ı sevmem. Canlı yayında "çişim var" dediği günden beri de gıcık olurum. Tilt olurum. Başka bir benzetme mankeni bulun. O kadar.

Sayın Neşeli Cüce. Su içsem yarıyor, kaldı ki form yemek. Diyetin orta yerinde onu ye, bunu ye filan deyip de kimyamı bozduğunuz için de ayrıca müteşekkirim. Tövbee!.

Sayın Büyük Veba Salgını, HOY dediğiniz zatı tanımam, versiyonunu neyin de bilmem. Allah selamet versin, yolu açık olsun.

Agresite


Friday, 19 September 2003
05:22

Agresite, sizi Petrol Ofisi tuvaletlerinde Tarkan'la birlikte şarkı söyleyen ancak "benim söylediğim şekli ile doğru" diye inat edecek bir yapıda biri olarak düşünüyorum. He mi? İmza: Hayri Bodur ve Paçalı Güvercin Kankalığı


Friday, 19 September 2003
05:09

web-fm, tırtıl ve kelebek arıyorum. O ilan da eğitimli tırtıllara yönelik ama o tırtıl yanında bir de kelebek getirirse seçmelerdeki şansı çoğalır. Vazgeçme, erteleme, üsteleme...Bilmem anlatamıyor muyum?

Agresite, sen HOY'un bir üst versiyonu musun? Kaç hava yastığın yok? Niye başlangıç noktan Nescafe'den çıkmıyorsun yola, bak oradaki kız bir lokma içiyor, o kız artık sanki o kız değil. Sen fondip yapsan neler olur kimbülür...

Neşeli Cüce, manitu senin iyiliğini versin e mi?Önemli olanın işlev olduğunu hatırlatan, compact bir arkadaşımızsın izlenimi uyandı bende. (gece geç yatmıştı ya..ancak)

Sevgili 07-07-2003 05:16, tırsma, tırstıkça sıra senden geçmiicek. Savunsana kendini yahu...

İmza:Büyük Veba Salgını


Friday, 19 September 2003
03:58

Agresite, belki kabuğu ters dönmüş kaplumbağa misali boşa ve yanlış konumda debeleniyorsun. Oysa; erken kalk zinde kal, günaydın de mutlu ol, form ye formda kal, basit değil mi? İmza: Neşeli Cüce


Friday, 19 September 2003
02:57

Bugün güzel bir gün olsun diye debeleniyoruz ama nafile. Daha sabahtan sinire kesiyorlar adamı. Dağılın!

İmza: Agresite (Sitenin agresifi demek, bir daha söylemem ona göre. Sorulmasın ikide bir)


Thursday, 18 September 2003
11:46

Sevgili Büyük Veba Salgını, "..eğitimli ve kelebekleri olanlar.." ne demek? Tırtıl ve kelebek mi arıyorsun, yoksa eğitimli ve kelebeği olan birini mi?

Sevgili 07-07-2003 05:16, rüya işine nasıl karşı olunur arkadaj? Aha bak zaten sevgili 'Tarih Thursday, 18 September 2003 ama daha saat belli değil...' epeyce bi uğraşmış seninle..

web-fm


Thursday, 18 September 2003
08:04

Yeni açılacak bir ağda salonu için ara ve son kontrolcü tırtıl ve kelebek aranmaktadır. Elinde bu tür eğitimli ve kelebekleri olanlar bir zahmet deftere çiziktirsin ben kendileri ile temas kurarım.İmza: Büyük Veba Salgını


Thursday, 18 September 2003
07:53

07-07-2003 05:16...Sen bu Erman Toroğlu yaklaşımı ile "rüya işine karşıyım arkadaş" derken :

(a)rüya olgusuna karşısın

(b)rüya görülmesine karşısın

(c)görülen rüyaların başkalarına anlatılmasına karşısın

(d)ç maddesi olmadan d maddesine geçilmesine karşısın

(e)anlatımın sanal ortamda olmasına karşısın

(f)o sanal ortamın bu 2satırland olmasına karşısın

(g) 2 satırland'de rüya aktarımı olsun ama tabirlendirilmesine karşısın

hangisi? Hangisi? Hepbiri mi? Hiçsi mi? Kısaca neye karşısın arkadaş?

İmza: Tarih Thursday, 18 September 2003 ama daha saat belli değil...


Thursday, 18 September 2003
04:11

Web fm, bana tabirlerin içinde kaybolurum, uğraşamam diye cevap verip, kıza izlerim-mizlerim diyosun. Ne iş anlamadım. Ben rüya işine karşıyım arkadaş. 07-07-2003 05:16


Thursday, 18 September 2003
03:37

Sevgili De-ga-je, "ben girersem batarım" dedim, girilen muhabbeti izlemem demedim ki..

web-fm


Thursday, 18 September 2003
03:08

Cama vuran her damlada bir tek sen varsın. Ne istiyorum biliyor musun; her gün yağmur yağsın. Rümuz:Hiç korkma başına bela olmam ben sana kıyamam


Wednesday, 17 September 2003
10:03

Elektrikli adresimi veriyorum De-ga-je; bekliyorum rüyanı.

hakkidevrim@hotmail.com

Hakkı Devrim (seslen gelirim)


Wednesday, 17 September 2003
05:13

Couplingi kaçıranları, yanlış bilgilerle donatıp, bir kere daha üzmeyin sevgili Postacı kapıyı iki kere çalar...Ben geçen hafta Pazar günü saat 18:00'de seyrettim tekrarını.

Bakın sitede Coupling için ne diyorlar?

"Coupling’de, neşeli altı arkadaşın peşine takılıp, onların içine düştükleri neşeli, gürültülü ve zaman zaman da utandıran durumlara şahit olacağız. İlk sezonundan itibaren yayınlanacak Coupling, yeni yayın döneminin en çok konuşulan dizisi olmaya şimdiden aday.

Coupling’i anlatmaya çalışmak, bu eğlenceli diziye yapılmış bir haksızlık sayılır. Mutlaka izlemelisiniz. Tarif kesinlikle yeterli olmayacaktır, çünkü yakında herkesin konuşacağı, üzerine yazılar yazılacak bir diziden söz ediyoruz. ‘Bir tür karışım’ Coupling. 30’lu yaşların yansımalarıyla Friends, seksüel temalarıyla Game On ve erkek dünyasından göndermeleriyle de It’s A Man’s World…"

İmza:Rock'n'Joke


Wednesday, 17 September 2003
03:53

Coupling'i kaçırıp seyredemeyenleri fazla üzülmeyin, n'asolsa Cumartesi günü tekrarı yayınlanıyor. İmza:Postacı kapıyı iki kere çalar


Wednesday, 17 September 2003
03:50

Hakkı bey, baksanıza; Uzun taç atışları ile tanınan bir futbolcu, 07-07-2003 05:16 ve web-fm, hepsi de rüya muhabbetine girmemize karşı. İyisi mi siz verin elektrikli adresinizi, ben size anlatıp yordurayım.

Ah web-fm, çok şey kaçıracaksınız, çook. De-ga-je


Wednesday, 17 September 2003
03:36

Olmadı web-fm, "geldim ve seyrettim, aynen bu sırada yaptım" diyecektin. İmza:Rock'n'Joke


Wednesday, 17 September 2003
03:20

Sevgili Rock'n'Joke, gittim ve seyrettim Coupling'i, ayynen bu sırayla yaptım..

web-fm


Wednesday, 17 September 2003
03:18

Sevgili 07-07-2003 05:16, benim başım rüyaların kendisiyle zaten dertte. Bir de tabiri mevzuuna girersem batarım..

web-fm


Wednesday, 17 September 2003
03:03

Coupling'i gene seyretmediniz değil mi?Neler kaçırdığınızı bir bilseniz...İmza:Rock'n'Joke


Wednesday, 17 September 2003
03:01

Birine verilen değer uğruna feda edilebileceklerle ölçülüyorsa; aç gözlerini etrafa bak, gördüğün her şeyi feda edebilirim ama sakın aynaya bakma.Rümuz:Yüreğine cayır cayır kor çile saçıp, göz göre göre korku saklayıp, boğazına gömülüp sustun mu hiç?


Tuesday, 16 September 2003
13:04

Rüyalar, insanoğlunun bilinmezlerinden biridir. bu konuda Freud bile ahkam kestiğine göre, bırakınız Hakkı amcanız da kessin. N'olmuş yani?

H.Devrim

*** De-ga-je....Söyle yavrum.


Tuesday, 16 September 2003
11:04

Bugün biri rüya tabirletir, öbürü gün biri el falına bakar, ötesi gün öteki bakla falı açar, berisi gün suya bakar gelecek tahmin eder, burası da alacakaranlık kuşağına döner. Olmasın böyle şey, buraya mistisizm, okkültizm, gaipten haber felan girmesin. İmza: Uzun taç atışları ile tanınan bir futbolcu


Tuesday, 16 September 2003
10:30

Web fm, sen ne diyorsun bu rüya tabirlettirme işine? 07-07-2003 05:16


Tuesday, 16 September 2003
09:15

Hakkı beey... De-ga-je


Tuesday, 16 September 2003
08:28

Ah ah ah,

Sevgili De-ga-je beni arayacak da, ben onun çağrılarına sessiz kalacağım öyle mi! Yaşıma başıma bakmaz koşar gelirim (koşarken yorulursam eğer taksi tutar, öyle gelirim...gelirim dedim ama nereye geleceğim? adresi verin bari...)

Hadi rüyanızı anlatın da yorumlayayım bari De-ga-je hanım.

Buraya uzun zamandır uğramadığım doğru; ama bugün ilahi bir kuvvet beni buraya çekti, demek ki sizin çağrınız içinmiş. Kalp kalbe karşıymış derler, doğruymuş.

Bekliyorum.

Hakkı Devrim (sonbaharı da severim)


Tuesday, 16 September 2003
08:15

Jennifer Lopez'le, Ben Affleck evlenememiş. Bir söylentiye göre B. Affleck'in annesi bu evliliğe karşıymış "Yapma olm" diyormuş, "Bu kız sana yaramaz, J-lo'nun gecesi belli değil, gündüzü belli değil, hiç bir turneye çıkışta gelip elimi öpmedi, hayır duamı almadı...Bak Dorothy'lerin kızı Emma Citibank'ta çalışmaya başlamış, eli yüzü düzgün, hanım hanımcık bir kız, Bana karşı da çok saygılı... Gel sana onu isteyelim" Ben de "sen nasıl istersen öyle olsun anacığım" demiş.İmza:Gece Kuşu


Tuesday, 16 September 2003
04:40

Sevgili Rainforest Café, unut demek dile kolay. Ben Hakkı beyi unutmak için neler yaptım, ne gemiler yaktım, bir daha dönmemek niyetiyle arkama bakmadan geçtiğim köprüleri yıktım yine de başaramadım. Ondaki ilim irfan kimseciklerde yok, çok saygın bir insan o, çok.

Ah Hakkı bey, özledim sizi. Dün gece gördüğüm o karışık rüyada –hayırdır inşallah- başrolü siz kapmıştınız. Sırf bu yüzden 2satırland’e uğrayıp hem sizin eşine benzerine az rastlanır satırlarınızı okuyayım, hem hatırınızı sorayım, hem de rüyamı yorumlatayım istedim ama nerdee, sanırım siz de uzun zamandır buraya uğramıyorsunuz. Kim bilir hangi sitelerde, kimlere kafiyeler topluyorsunuz Kaf Dağı’nın ardından. Kafiyeleriniz onların olsun “iyiyim” deseniz yeter. De-ga-je


Tuesday, 16 September 2003
04:20


Tuesday, 16 September 2003
03:54

Sevgili Solucanlara Özgürlük, biliyorum biraz geç.. "Friday, 12 September 2003 07:48"inize yeni yanıt veriyorum. Söz konusu kaseti ele geçirmeme az kaldı. Siteye koyacağım.

web-fm


Tuesday, 16 September 2003
03:13

Unutmadığım tek şey birçok şeyi unutmadığımdır. Hele acılar ve sıkıntılar. İnsan onları unutmadığı için sevincin ve rahatlığın peşine, avının peşine düşen avcı gibi düşmez mi? Eğer unutulsaydı, aynı kısır döngü hep yaşanır, acılar ve sıkıntılar gündelik yaşamın olağan duyguları olurdu.

İmza: Unutuldu birer birer; eski dostlar, eski dostlar


Friday, 12 September 2003
10:39

Hayır Körfezdekiüçbeşgüzel, benim demem, o acıları aynı şiddetle tekrar yaşayamayacağındır. Ne kadar uğraşırsan uğraş, hatta anılarına güvenmeyip zamanında filme aldırmış olsan ve tekrar tekrar (ileri-geri oynatarak, yavaş gösterim, ileri-geri zoom vb.) seyretsen de o andaki kadar acı vermez sana.

Ha diyeceksin ki "sen filme alıp da seyrettin mi?" yok ama gene de öyle olacağına eminim.

Derler ki bir doğum yapan kadınlar bir de denizciler, çektikleri acı ve sıkıntıları unutmasalardı ne ikinci çocuklar olurdu ne de bir daha denize açılan insan.

Ben bunlara ikinci defa aşık olanları ve ikinci defa evlenenleri de eklemek istiyorum.Unutabilmek güzel bir yetenektir, yeter ki suyunu çıkartmayalım.

İmza:Rainforest Cafe


Friday, 12 September 2003
10:19

Rainforest Cafe, belki unutmayıp sadece hatırlamayı erteliyoruz, hepsi bu. İmza:Körfezdekiüçbeşgüzel


Friday, 12 September 2003
08:59

Sevgili ®, "Yakında beyinlerimiz de re-writable hale gelirse şaşmamak gerek". Nasıl yani siz beyinlerimizin WORM (Write Once Read Many) olduğunu mu düşünüyordunuz ki? Bu çok eski teknoloji yahu. İnsan zekasına yönelik nasıl bir determinist yaklaşımdır ki bu?

Sevgili ®, insanın en büyük özelliği yeni şeyler öğrenmek, en güzel özelliği de unutmaktır. Unutmak olmasa dünya yaşanılmaz hayatlar toplamı olurdu. Sevgilinizin sizi terkettiği anda yaşadıklarınızı hiç unutamadığınızı bir düşünsenize. İmza: Rainforest Cafe


Friday, 12 September 2003
08:47

Kuvvetli lodosları vardır İstanbul'un. Delirir deniz, dalgalar hep daha da içerilere gitmek istercesine hırsla çarpar kıyılara. İyi ya da kötü mutlak bir şeyler kalır sahilde, deniz durulduğunda.

Mesala bak ®; Behramoğlu "kuşatma altında vermem gerekiyor /ömrümü etkileyecek kararları" diye başlar bir şiirine. 2satırland'e yazdığın "her tarafımızdan kuşatıldık" cümlesinin kıyılarımıza bıraktığı; bu iki mısrayı hatırlatmak oldu.. 'Dost Bakkal'lafına karşılık sarfedilen üçbeşcümlenin amacı da benzer nedenler.. Yani anlayacağın; marketlerin temsil ettiğini söylediğin o değerler sistemi konusuna satırlandlileri bulaştırmaya hiç niyetimiz yok. Sen şarkını söylemeye devam et, bırak sesi kısmak ya da açmak kararını biz verelim. İmza:Körfezdekiüçbeşgüzel


Friday, 12 September 2003
07:52

Hah konusu açıldı, iyi oldu...Nedir bu BarışaRock muhabbeti yahu? Ben de buna karşılık BarışmııJazz diye bir jaz festivali düzenlesem mi ki? İmza: Cole Porter


Friday, 12 September 2003
07:50

Bu defter sakinler arasında Rock'n'Cork veya BarışaRock konserlerine giden yok mu? Yoksa Muamma Hanım bunun için mi izin aldı? İmza: Kötü Haber


Friday, 12 September 2003
07:48

Kardeşim, Türkiye Gülben Ergen'le çalkalanıyor bu sitede bir kelime yok ki bununla ilgili olsun. Gündemden bu kadar mı kopuksunuz yahu?İmza: Solucanlara Özgürlük


Friday, 12 September 2003
07:46

Bir de filmlerde mahallenin kız çocuklarına ve genç dullarına sulanan sapık bakkal imajı vardır. Halbuki şimdi sapık süpermarketçi diye bişi olamaz di mi ama? İmza: Alessandro Del Piero


Friday, 12 September 2003
07:46

Körfezdekiüçbeşgüzel, Eğer marketleri, temsil ettikleri tüm değerler sistemi ile kabul edelim'i içeriyorsa 'iyi olma' durumu; pek iyi olmadı. Her tarafımızdan kuşatıldık. Yakında beyinlerimiz de re-writable hale gelirse şaşmamak gerek.

®


Friday, 12 September 2003
03:56

Duvardaki "Veresiye Teklif Etmeyiniz" yazısına inat kenarları kıvrılmış tombul bir defter mutlaka vardı 'dost bakkal'ın tezgahında. Yaprakları sarı olan deftere tükenmez ya da sabit kalemle yazılan rakamlara hiç aklımız ermezdi. Yerli filmlerde Ali Şen hırslı, kurnaz ve zengin, herkesten alacağı olduğundan kendini mahallenin efendisi zanneden bakkalı oynardı o yıllarda, bizim mahalledeki bakkala pek benzetemezdik, çocuktuk, defterdekileri sildirmek babamızın işiydi, biz yazdırma kısmını üstlenmiştik... Yıllar geçti, önce ufakları, sonra süperleri hatta hiperleri açıldı marketlerin. 250 gr. peynir, çeyrek ekmek arası helva, zambo sakızlar, boş arsada yapılan maç sonrası buğusu üzerinde şişeden içilen soğuk gazoz unutulmaya yüz tuttu, bakkalar kentin arka sokaklarına kaydı. Bir zamanlar müşterinin yediği ekmeğin, fasulyenin, nohutun, yoğurdun, şekerin hesabını tuttukları, memurun günah çizelgesini andıran veresiye defterleri ile başbaşa bıraktık bakkal amcaları.

Belki de iyi olmuştur Persona Grata, ne dersin? İmza:Körfezdekiüçbeşgüzel


Friday, 12 September 2003
03:12

Ben seni unutmak için sevseydim sana olan tutkunluğumu kalbime değil güneşin çıktığı zaman kaybolan buğulu camlara yazardım. Rümuz:Gel yine sevişelim gizlice haykıralım aşkımızı sessizce gül yine gülüşelim sevgiyle gül ki çiçekler kıskansın tazeciğim


Thursday, 11 September 2003
06:29

SEVGILI RUMUZ, YAGMUR YAGIYOR BURALARDA DURMAKSIZIN. "SENI SEVIYORUM"LAR DAMLA DAMLA SUZULUYOR CAMLARIMDAN, GITTIGI YAGMURLA DONMEYECEKSE; HER TARAFI SELLER GOTURSE, ARAPKIZI CAMDAN BAKSA NEYE YARAR.


Thursday, 11 September 2003
02:29

Her yağmur damlası seni seviyorum demek olsaydı her yeri sel götürürdü.Rümuz:Yalandan çocuk gibi kan ağlıyor çareler, boşuna bu kaza, bu elveda


Wednesday, 10 September 2003
10:48


Wednesday, 10 September 2003
10:16

Pek sevgili 2Satırland sakinleri, dün akşam cnbc-e'de Coupling deyu bir komedi dizisi başladı. İngiliz aksanı ile komik bir dizi seyretmek istiyorsanız. Kaçırmayın. Salı akşamları saat 21:00'de. İmza:Yılanların Öcü


Wednesday, 10 September 2003
09:45

Sevgili web-fm...Dört yanını denizin sardığı memleketiniz neresi Şaman aşkına? Siz bu siteye Malta, Grönland, Mauritius, Seyşel adalarından filan mı katılıyorsunuz?

Hürriyet gazetesi bugün 4.5milyona Büyük Dünya Atlası veriyor. "Kaçırmayın" derim.İmza: Engelbert Humperdink


Wednesday, 10 September 2003
06:14


Wednesday, 10 September 2003
05:16

Tam da balık avlama yasağının kalktığı şu günlerde konserve ton balıkla uğraşman abesle iştigalden başka bir şey değil web fm (demek buranın geleneklerine göre "web admin=web fm" oluyor). Kömür ateşinde kızmış ızgaranın üzerinde fazlaca kurutulmadan pişirilmiş lüferin, beyaz porselen bir tabakta yanına bir kaç dilim haşlanmış sebze, sızma zeytinyağı ve limonla harmanlanmış roka yaprakları ile servis yapıldığını getirsene gözlerinin önüne. Ya da nar gibi kızarmış veya pilakisi yapılmış palamutun tadına erişebilir mi, o ton ton ton? DELİMAVİ


Wednesday, 10 September 2003
04:41

Sevgili DELİMAVİ.. Yok valla bir anlam filan. Öylesine yani.. Hatıralar dört bir yanı malum şarkıda sarıyor olabilir. Ama mesela bakınız memleketimizin dört bir yanını ne sarıyor? Hatıralar mı? Hayır.. Deniz!.. Fakat gelin görün ki, balıkçılık halen yerlerde sürünüyor. Adam çıkmış reklamlarda diyor ki; "Ben balkonda mehtaba karşı konserve ton yerim arkadaş" Bak şimdi şuursuzun yaptığına. Biz bilmiyor muyuz ton balıklı sandviç yapmayı? Mesela ben geçenlerde ton balıklı omlet yaptım. Çok güzel oldu.. Şeyi.. Görüntüsü. Ama siz denemeyin tavsiye etmem.

web-fm


Wednesday, 10 September 2003
03:13

Güneşe bakarsam bile yüzünü asla, ateşe tutarsam bile elini asla, candan geçersem bile senden asla, dünü unutsam bile seni asla asla asla...Rümuz:Bu sabahsız akşamları, şu vefasız sırdaşlığı, anlamsız savaşmayı seninleyken öğrendim ben


Tuesday, 09 September 2003
10:42

Bu kadar şairane konuşmanızın bir anlamı olmalı. Hem durun bir dakika; o dört bir yanı saran hatıralar değil miydi? DELİMAVİ


Tuesday, 09 September 2003
09:49

Sevgili DELİMAVİ.. Kalabalıklar vardır, kurudur, yalnızlık kokar.. Tenhalar vardır, doludur, coşkuludur.. Sarar dört bir yanını..

web-fm


Tuesday, 09 September 2003
08:21

Web admin, bakıyorum herkes gitmiş birer birer. Bir tek Kenan Doğulu rumuz kalmış geride sana. Neden acaba? DELİMAVİ


Tuesday, 09 September 2003
02:43

Hani gözler vardır ya sözleri anlatır, hani sözler vardır ya gözleri ağlatır, hani anlar vardır ya değeri geç anlaşılır, hani bir de aşk vardır ya bana hep seni hatırlatır. Rümuz: Buraya yazıyorum, benim olacaksın


Monday, 08 September 2003
10:22

cnbc-e Heidi, Vikingler gibi çizgi filmleri tekrar yayınlıyor.Heyoooo..Heyoooo ama, şimdi hedef kitle kim? Dünün çocukları ise, onlar saat 18:00'de işlerinde ve/veya güçlerinde oluyorlar...Yok bugünün çocukları ise onlar anne/babalarının zoru olmadan bu filmleri izlemezler ki. İmza:Bir Garip Uygulama


Monday, 08 September 2003
10:04

Sevgili Muamma Hanım, umarım bu satırları,

Uzanmışım kumsalda / Güneş damlar içime / Kurumuş dudaklarımda / Unutulmuş bir beste / Yaşıyorum aheste

Kapılmışım rüzgara / Savrulup gidiyorum / Şimdi çok uzaklarımda / Nafile telaşlarım / Hayattan çalıyorum

Ni la bombe atomique / Un amour platonique / Umudum yarınlarda; tatildeyim

Bir elimde ayna var / Şair beni kıskanır / Yanmışım sereserpe; sahildeyim

modunda okursunuz. Ne sevimli korkularınız varmış sizin öyle.Benim, iki dakika kımıldamayan duramayan tavşan burnu korkumla değiş-tokuş yapalım mı? İmza: Tavşandan korkan benim gibi olsun


Monday, 08 September 2003
08:11

Kısa ve öz, eline sağlık ®. İmza: Yaz Bitmeden Gel


Monday, 08 September 2003
03:30

Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana,uzakta olduğun için tutkunum sana!Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için tutkunum sana.Rümuz:Yine de ben hep seninim, ilk şarabı senin elinden içmişim. Yine de sen ille de sen


Thursday, 04 September 2003
05:30

Sevgili ®, anladığım kadarıyla sen dersine çalışmışsın.. Peki Web Fm günlerdir nerde? İmza: Yaz Bitmeden Gel


Thursday, 04 September 2003
02:17

Sevgili Yaz Bitmeden Gel,

Sandıktan değil ama yeni bir yazı fırına verildi. Bugün, yarın sıcak sıcak servis yapar web-fm.

®


Thursday, 04 September 2003
02:10

Gözlerinin daldığı yerdeyim.Rümuz:çok güzelsin çok, ben güzelden anlarım


Wednesday, 03 September 2003
10:51

Bulutlar yağmakla yağmamak arası ring seferi yapıyorlar üzerimizde, Eylül mevsim normalleriyle geldi. Sandıktan mı çıkacak, yeni bir tane mi olacak bilemem Web Fm ama, hani sevgili ® yazacaktı? İmza: Yaz Bitmeden Gel


Wednesday, 03 September 2003
09:17

E iyi de bu Recep Yazıcıoğlu'nun geçirdiği 3.kaza ve söylenilene göre emniyet kemerini takmamış.

Ülkemizde daha bir kere bile trafik kazası geçirmemiş bunca vatandaşımız varken, Recep bey bu bolluğu nereden buluyor?

İmza: Taht-el Şuur (yaa dönmem zannetmiştiniz di mi?)


Wednesday, 03 September 2003
05:25

Recep Yazıcıoğlu'na geçmiş olsun. Rümuz:RecepYazıcıoğlu'nageçmişolsun.


Wednesday, 03 September 2003
04:09

Karanlık aydınlıktan, yalan doğrudan kaçar. Güneş yalnız da olsa etrafa ışık saçar. Üzülme, doğrunun kaderidir yalnızlık. Kargalar sürüyle, kartallar yalnız uçar. Rümuz:Yine de sen, ille de sen. Senin ilacın bil ki bende sevgilim .


Tuesday, 02 September 2003
03:41

Ceyhun'un dün ilk gecesiydi, saatler uysa da uymasa da program çok güzel geçti, telefonlar kilitlendi.. Özlemişim adamı..

Ceyhun, Ayça, Kadir derken rumuz yazmayı unutmuşum..

Ahan da yazdım..

Radyo Günleri


Tuesday, 02 September 2003
03:32

C.Bronson'un ölüm haberini (2SatırLand'de) Sevgili Joe Efendi vermiş, tıs yok.. Biz ölüm haberi verince kötü kişi oluyoruz. Ne olacak? Bu arada Kadir Çöpdemir'in programı çok iyi oluyor.. 20-22 Ceyhun'un vizyonuna çok uygun bir saat değil ama, neyse..

Web-Fm


Tuesday, 02 September 2003
03:22

Aslında 17:00 - 19:00 saatleri arasında Ayça Şen Başkan'ı da dinleyebilirsiniz.. 18:30 - 19:00 saatleri arasında Kadir mi, Ayça mı tercihi artık size kalmış..


Tuesday, 02 September 2003
03:13

Ceyhun Yılmaz'ı beklerken de 18:30-20:00 arasında Kadir Çöpdemir'in "Candan Cana"sına takılabilirsiniz. İmza:Joe Efendi


Tuesday, 02 September 2003
02:56

Ay mavisi dünyaların olsun yaşayabildiğince, ay beyazı olsun hayatın tadabildiğince, ay güzeli ufukların olsun ulaşabildiğince.Rümuz:Dön gel yine sev beni, sar sevgine sevgimi, nefes gibi muhtacım sana


Tuesday, 02 September 2003
02:28

Ceyhun Yılmaz her gece 20:00 - 22:00 saatleri arasında Best FM'de.. Hoşgeldin Ceyhun..


Monday, 01 September 2003
09:31

Olmaz mı? Mustafa Topaloğlu'nun vefat eden ağabeyinin arkasından "Son günlerde onun canını sıkan şeyler vardı, bazıları onun canını çok sıktı. Onun canını sıkanların canını sıkacağım." diye sıkıntılı bir şekilde beyanat vermesine ne diyorsun Joe Efendi? 07-07-2003 05:16


Monday, 01 September 2003
09:23

Charles Bronson abinin 1 Eylül Dünya Barış Gününde ölmesi kadar ironik birşey var mıdır acaba bu güne dair? İmza: Joe Efendi


Monday, 01 September 2003
08:22


Monday, 01 September 2003
02:22

Öyle senden çok uzakta değilim; görmesini bilen gözlerinin bakışındayım, belki sana senden yakın bir yerde çarpan kalbinin atışındayım.Rümuz:Son bir kez gel bu gece, misafir ol evime. Korkma kimselere demem, düşürmem seni kedere


31-08-2003
17:43

su satirlarin yazari ve hoy'u taniyordum. aradabir yazdiklarini da (hadi sIk sIk diyeyim) okuyorum (zaten herif e-meylime de gönderiyor).

özgurce'ye cok uzun olmus girmemisim veya arzu'yu farketmemisim (yaziklar olsun bana). seyir defterini zevkle okudum; hem de gecenin su saatinde. bir de su 70 li sarkilari dinlerken aklina gelen cocukluguna yazarken sanki ben arzu'yu taniyorum hissine kapildim (hadi ayni yaslardayiz diyeyim; gerci resimde genc gösteriyor. eee bunda ne var hoy da 15 yil önceki resmini koymus buraya, herhalde). saadete geleyim; arzu biraz daha buyuk bir resmin yok mu ? belki de sen cocukluk arkadasimsindir diye aklima geldi (sanki resim buyuk olunca taniyacakmisim gibi konustum...).

neyse. hoscakalin


Friday, 29 August 2003
10:21

Sevgili Joe Efendi.. Nasıl " nasıl "bak bunalımı demiyorum, ambiyansı diyorum" diyorsun ki" yahu!?! "Bunalımı" demiyorum işte, "bunalımı ambiyansı" diyorum.. Neyse kısacası artistlik yapıyoruz işte.. Yani yaş 41 tamam ama; ruh 20, görüntü 25, bilemedin 28.. E ne yapayım adet yerini bulsun diye ambiyans yapıyorum.. ;)

Web-Fm


Friday, 29 August 2003
05:15

Senin 41 yaşına kırkbirbuçuk kere maaşallah Web fm. Bu yaşta site kurmak, defterdekilere laf yetiştirmek kolay mı, cevap veriyorum; değil. Bakalım biz senin yaşına gelince ne halde olacağız, malum radyasyon neslindeniz. İmza: Önce gözyaşlarımı silmen gerek


Friday, 29 August 2003
03:06

Ne zaman güneş doğudan doğmaktan batıdan batmaktan, deniz dalgaları ile sahile vurmaktan, yağmur yağmaktan şimşek çakmaktan vazgeçer. İşte ben de senden o zaman vazgeçerim.Rümuz:Bu can sana hayran, gülüşüne kurban, şimdi vazgeçemem ben inan


Friday, 29 August 2003
03:06

Sevgili web-fm nasıl "bak bunalımı demiyorum, ambiyansı diyorum" diyorsun ki kendi laflarınla "(...) 40 yaş (aslında 41) bunalımı ambiyansı (...)" demişsin ya, daha ne demeye "bunalım demedim" diyorsun ki?

Hiç senin gibi fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir web-fm'e yakışıyor mu, kendi yazdıklarını okumamak? İmza: Joe Efendi


Friday, 29 August 2003
02:57

bir zamanlar açık radyo'da salı geceleri ubormetenga adlı bir program yayınlanırdı, programın saatimi değişti, yayından mı kalktı, haberi olan var mı? CYRANO


Friday, 29 August 2003
02:49

Hayrola Pe®sona arşivdekileri güve mi yemiş, yoksa saklama koşullarına uymadığın için son kullanma tarihi gelmeden bozulmuşlar mı?. Bekliyoruz, yazmıyorsun.. İmza: Yaz Bitmeden Gel


Thursday, 28 August 2003
11:30

Sevgili CYRANO, sağolasın.. Bir de mp3 olursa tadından yenmez ama..

Sevgili ateşböceği.. İçinde hibidik, hobidik, labadak, lubadak, hebirik, muguruk, himini vs geçen şarkılarla işim olmaz. Gerçi saydığınız hanımefendileri de (Gökben, A. Maria David, Yasemin Kumral, Şenay Yüzbaşıoğlu) saygı ve sevgi ile anımsıyorum..

Sevgili Sahibinin Endişesi, 40 yaş (aslında 41) bunalımı ambiyansı (bak "bunalımı" demiyorum, "ambiyansı" diyorum) şeklinde yaklaşabiliriz pürobleme..

Eeee? "Muhsin Bey"den haber yok mu?

Web-Fm


Thursday, 28 August 2003
10:54


28-08-2003
08:46

selam bende karalıcam bişeyler dedim artık zamanı geldi, ne zaman sevecek olsam birini aynı şarkı ile başlardı günlerim, sonra bildik şarap tatları gelir ardından. ben ne zaman sevecek olsam karşımdakini hep yanlış tanırım, sonradan çıkar acısı! yine böyle bir kapıdaydım 1 ay kadar önce, sevmeye başlamıştım ki ne göreyim başkası ile çıkmaya başladı. unutmaya başlarkende gece yarılarında mesajları geldi :) her halde anlıyamadığım tuhaf bir oyun bu hayat. sevsem kaçamam, kaçsam kendime gelemem bir ömür. nasıl bir yara dırki bu her tarafım kan revan içinde kalıyorum her gecenin sonunda. şimdi ne çoban yıldızına bakıyorum nede geceyi GeCeM sayıyorum. tuhaf halleri ömrümün seni hangi hoyrat yazıda buldum ben. neyse haydan gelen huya gidermiş demekki böyle hoyrat bir ölüm kaldı bana ve tuhaf olmalı diyorum ölümüm bile akıl sır ermemeli. oysa kimse yanlış anlamasın ölümü düşleyen bir adam değilim. kaldıki daha görecek çok şeyim var bile diyebilirim :) işte böyle kısa bir karalama da ben yapayım dedim. umarım yine yazabilirim. Persona Amca yazıyı okursan sana da selamımı iletmiş olurum. yazıların için eline düşlerine sağlık.


Thursday, 28 August 2003
07:04

Web-fm, Joy FM ambiyansında takılmaya karar vermiş. İlişmeyin belki hayatında bir dönem kapanıyor, başka bir dönem açılıyor. Ne biliyonuz?

Açıl web-fm, nedir püroblem? Yenge hayırsız mı çıktı? Evlattan yana mı bahtsızsın? Dert çok hemdert mi yok? Gönen'deki arsanın paylaşımında sorun mu çıktı? Yatırımını dolara mı yapmıştın? Nedir?

İmza: Sahibinin Endişesi


Thursday, 28 August 2003
05:01

Merak ediyorum; Web-Fm, Gökben'in şiribim-şiribom'unu, A. Maria David'in çibidibidip'ini, Yasemin Kumral'ın bimbambom'unu, Şenay Yüzbaşıoğlu'nun honkiponki'sini ne zaman soracak bakalım. Ateşböceği


Thursday, 28 August 2003
03:58

"bir balıkçı köyünde seninle bir yaz / bir evde kalmıştık duvarları bembeyaz / tavandan sarkan balıkçı ağları / yemeğimizi paylaşan o minik kedi/ gözümüm önünde daha dün gibi / o evde geçse bir ömür az / tüter gözümde aklımdan çıkmaz / orada tatmıştık mutluluğu / kaldı uzakta o en derin haz / o ev, beni çağırıyor / gel gör gidemem sensiz"

sevgili web fm bişiler arayıp sormasan unuttun bizi sanıcaz, neyse sayende erkut taçkın'ı anmış olduk. benim hatırlayabildiğim bu kadar, hakkaten iyi parçaymış. CYRANO


Thursday, 28 August 2003
03:36

Erkut Taçkın vardı hani.. ("Kim o beah?" diyenler.. Kalabalık etmeyin canım..) Bu abinin "O evde geçse bir ömür az, Tüter gözümde aklımdan çıkmaz, O evde tatmıştık mutluluğu, Kaldı uzakta o en derin haz!.." diye bir şarkısı vardı.. Şiir kısmı da vardı şarkının.. "Yemeği paylaşan küçük kedi.." filan. Bu şarkıyı arıyorum.. "Muhsin Bey" VCDsini arıyorum..

Sevgi-saygı

Web-Fm


Thursday, 28 August 2003
02:27

Bazen anlatmak zor geldi korktum, bazen cesurdum sen yoktun, ve artık bir karar aldım, söylüyorum; Seni Seviyorum!Rümuz:Biliyorum artık geç, ama haykırıyorum gerçeği; ben sensiz sevgisiz, ben sensiz kimsesiz


Wednesday, 27 August 2003
06:55

Web Fm sorunu cevapladığına göre yeni yazını ne zaman okuyabileceğiz sevgili ®, ortaya hazırlardan attır karışık bişiler -yakala hayatı, ucundan tut, kurgula-, 2satırlardan başka şeyler de okuyalım bu sitede. İmza: Biz Yukarı Letonya'nın Üç Gülüyüz


Wednesday, 27 August 2003
05:18

Sevgili ®.. İster yeni, ister stoktan ama yerinde olur diyorum. Çünkü halk talep ediyor, yetişemiyorum taleplere..

Sevgili Biz Yukarı Letonya'nın Üç Gülüyüz.. Yazar taifesinin yediuyuyanlar kısmından özellikle Sıyrık Balata konusunda artık birşeyler yapmanın vakti geldi. Annesahifede yazar-çizer kısmının altına bir de "Yazmaz-Çizmez" bölümü açıp o şuursuzu orada topluma teşhir etmeyi planlıyorum. Gerçi AdamLegal ve Arzu da üçer topak iple birer çuval unu bitirmiş durumdalar ama şimdilik idare ediyoruz..

Web-Fm


Tuesday, 26 August 2003
10:23

®'nin yazdığı nasıl bir sorudur anlamadım? Köşeli özgürlerin yazma periyodlarını Web Fm mi belirliyor, bu yüzden mi HOY ve Muamma sürekli yazarken diğerleri yediuyuyanlara eşlik ediyor ambiyansına bürünmüşler? İmza:Biz Yukarı Letonya'nın Üç Gülüyüz.


Tuesday, 26 August 2003
09:52

Sevgili web-fm, yeni yazı yazayım mı <zamanı geldi de geçiyor mu?> ? yazarsam ne zaman yollayayım? istersen stoktan çalışayım ...ne dersin?

®


Tuesday, 26 August 2003
09:48

Sevgili İdrak Yoksunu, Ölçülerinizi verin, size mebzul miktarda idrak yatırıp göndereyim. Her çeşit idrak stoklarımızda mevcut olup, beğenmediğiniz takdirde yenisi ile de değiştirme imkanınız mevcuttur. Kredi kartı da kabul ediyoruz. Yaa, imza: idrakçi


Tuesday, 26 August 2003
03:11

Sevgili Ateşböceği, yazarların resimlerinin sayfaları açılınca görülmesi önerine sıcak bakıyor ve teşekkür ediyorum. Ancak Arzu'nun ve E.Enüstün'ün linkleri de sayfa şablonumuzda tıpkı diğer yazarların linkleri gibi arz-ı endama devam edecekler.. Selam-sevgi

Web-Fm


Tuesday, 26 August 2003
02:50

Vaay Web-fm, anasayfaya şekil yapmışsın. İyi de hocam, azbuçuk yazar sayfalarıyla ilgilensen, yazılar açıldığında köşenin yan tarafında anasayfadaki saç güzeli ve sarışın Hasan Cemal yerine köşe sahibinin poz poz resimleri yer alsa, olma mı? Ateşböceği


Tuesday, 26 August 2003
02:23

Batık bir geminin duygulu limanında kader deyip de aldatma beni; ayrılık geldi kapımızı çaldı, senden bir tek dileğim; unutma beni.Rümuz:Baştan çıkar o deli yüreğini, ele inat


Monday, 25 August 2003
01:51

Çoğumuz yaparız. Çoğunlukla yaparız... Şeylerin taytılından, etiketinden, ambalajından, aksesuarlarından... yada herneyindense... gözlerimizi alamadığımız için; niteliğini algılamaktan yoksun kalırız. imza: idrak yoksunu headvestiyer _GOZCU_lük yapıyo


Monday, 25 August 2003
01:46

Alınganlıktan ve "Sen sus... Pis zenci." diyen beyaz Yamarikalı (Amerika'ya yama olan beyaz adam demekten başka hiçbi amaç güdülmemiştir bu ifadede.)tavrından sıyrılıp... içerikle ilgilenmek lazım. imza : _GOZCU_lük yapıyo.


Friday, 22 August 2003
08:12

Sevgili haadvestiyer, senin görevin, eğer kabul edersen, sana bırakılan eşyalara numara vermek. Bundan fazlası değil. Yine aşmış çayın suyu boyunu. İmza: O da biliyor


Friday, 22 August 2003
07:08

WEB-FM BURASI KARALAMA DEFTERİNE DÖNMÜŞ, NERDESİN?********* İMZA: DAĞLARINA BAHAR GELMİŞ ARİZONA'NIN HABERİN VAR MI?


Friday, 22 August 2003
05:43

"o da biliyo" : ne sölicene olduu gibi... vestiyere ne bırakcaana da sen karar verirsin.. ama bu herkes için geçerli. imza: headvestiyer


Friday, 22 August 2003
04:55

İdrak yoksunu, bir dahaki gelişinde vestiyere idrakini değil beklentilerini bırak öyle gel.İmza:O da biliyor


Friday, 22 August 2003
03:57


Friday, 22 August 2003
03:39

"yine gelmicem" demek diil tabi ki bu... sakinleşin siz biraz. gelcem ben yine. ok... imza: idrak yoksunu


Friday, 22 August 2003
03:37

Döfecekler beni ya... Gidiim en iyisi... imza: idrak yoksunu


Friday, 22 August 2003
01:54

Sen sahra çöllerinde bir gül olsan seni kurutmamak için göz yaslarımla sulardım seni. Rümuz:Günahın özü ise seni sevmek, cezam cehennem olsun


Friday, 22 August 2003
01:52

Bak şimdi, Bu şimdiye kadar yazılmadıysa benim kabaatim ne.. yazıldıysa, nie bişe deişmedi!..'nin dediğine.

Yahu, sen bu defterde yaşamın, evrenin ve herşeyin cevabını arıyorsan ben sana söylüyeyim: 42. Bana inanmıyorsan www.google.com'a gir, answer to life, the universe and everything yaz araştırt bak bakalım cevap ne çıkıyor?

Yok "ben ingilizce bilmem" diyorsan o da olur: ekşi sözlüğe gir 42'yi araştır, bak neler çıkıyor.

Ne yaparsan yap, bu deftere laf etme. Hadi bakiim yaylan şimdi. Bak, hala konuşuyor ya.

İmza: Taş yok mu taş? kaya la kaya.


Thursday, 21 August 2003
09:58

Sevgili Bu şimdiye kadar yazılmadıysa benim kabaatim ne.. yazıldıysa, nie bişe deişmedi!.., şunu bil ki yazılar değil sen anlam yoksunusun. Buradaki yazılardan hayatın anlamını çıkartıp "kapanmadan felsefe kongresine yetiştireyim de sunayım. Hubermas'ın yerine, 'nefes alıp veren en baba felsefeci' ben olayım" diye bir beyhudelik içindesin ama felsefe kongresi kapandı yahu. 5 sene sonra Kore'deki kongrede görüşmek üzere.İmza:Sorry to meet you


Thursday, 21 August 2003
05:31

Kafama bişe takıldı aga. (sakın aklınıza kötü bişeler gelmesin, bu nadiren olur)... Yazılanları okudum da.... : Anlam yoksunu olan yazılar mı... yoksa idrak yoksunu olan bir “ben” mi var ortada... Hem öle... Hem diil belki de.. imza: Bu şimdiye kadar yazılmadıysa benim kabaatim ne.. yazıldıysa, nie bişe deişmedi!..


Thursday, 21 August 2003
05:31

Sevgili Thursday, 21 August 2003 04:42.. Hayat boş, dünya fani mi demek istiyorsun?

Web-Fm


Thursday, 21 August 2003
04:42


Thursday, 21 August 2003
03:03

Sevgili Kissçolukçocukforme, insanlar gelici olabilir, yeter ki gidici olmasınlar. İmza:Güle güle sana, elveda


Thursday, 21 August 2003
02:37

İşte bu! Ben geldim, önce beni yazın. İmza:Kissçolukçocukforme


Thursday, 21 August 2003
02:09

Dünyanın bütün "karpuz kestim yiyen yok, halin nedir diyen yok" şikayetçileri, birleşin!İmza:Bendensin


Thursday, 21 August 2003
02:07

Gecelerin sessizliği ürpertirse bedenini, canın sıkılıp da bakıyorsan yıldızlara, kalbine tatlı bir heyecan vurursa o an aşkımızı hatırla!Rümuz:Yine de sen, son sevdiğim. Uğruna sevgiler, aşklar tükettiğim. Yine de sen, tek bildiğim. Yollarına aşk tohumları serdiğim.


20-08-2003
17:09

?


Wednesday, 20 August 2003
12:06

Mualla! Çay daha demlenmedi mi? E demlendir o zaman. İmza:Öndegideniöküzün


Wednesday, 20 August 2003
10:58

Tahir abi, geçenlerde kahvede çıkan kavgada Ilgaz'ın Anadolunun yüce bir dağı olduğunu iddia edenlerle Gülsevenin bahçeden geçerken eline diken battığını iddia edenler bir kapıştı görecektin. Çıkan arbedede ben de bir yalancı okey çaldım, ne işime yarayacaksa? İmza: Yazıklar olsun


Wednesday, 20 August 2003
10:38

e şimdi hangisi doğru ki? Candan Erçetin, "dünyada ölümden başkası yalan" demişti, Sezen de "aşktan başkası yalan" diyor. Biz kime inanıcaz Şaman'sen? İmza:İncecikten bir kar yağar, tozar Margaret Margaret diye.


Wednesday, 20 August 2003
10:15

Mütemadiyen aynı klaveyenin eseriymiş gibi algıladığım sözcük yumaklarındaki derin anlamsızlığın sebebini bulmaya çalışırken, birden ortaya 'Teke Zortlatması' gibi ilan'ı-aşk kıvamında okur öpücükleri de saçılınca, çözümlemelerimi kendi haline bırakıp düşünmeye başladım da; cümlenin burasına gelince ne söyleyeceğim aklımdan gitmiş gibi yapıp en son noktayı koyana kadar biraz daha oyalandıktan sonra sizi sizlerle başbaşa bırakıp, yeni açılımlara ortam yaratmaya ve eve doğru yelken açmak üzere ufaktan toparlanmaya karar verişim, sanmayın ki anlamsız bir günlük koşuşturma telaşındandır.

® (507 harf)


Wednesday, 20 August 2003
09:41

Rainforest Cafe, doğrusu ben seni pek fazla tanımıyorum ama yine de sezen'in "belki bu da gelir geçer / şu saniye esastır gel / geçse de beni unutma / hiçbir aşkını unutma / zira budur elimizde kalan / aşktan başka her şey yalan / düşünmek istemem şimdi / büyü bozulsun istemem / hafiflettim her şiddeti / geçirip aşkın içinden (...)" seslenişine kulak tıkama derim. İmza:Ne gemiler yaktım


Wednesday, 20 August 2003
09:30

Ya sevgili Ne gemiler yaktım, şu